Responsive banner image
 

41 Yıllık İhanet

0

Avusturya ve Macaristan İmparatorluğu yıllarını kapsayan Yürek Yangını romanı Sándor Márai’nin birçok dile çevrilen en iyi romanıdır.

İnsanın kendisini hayatı boyunca bir şeye hazırlaması ve sonra bir anda onunla karşılaşıvermesi ne kadar da garipti. Hemen intikamla ilgili düşüncelere daldı. General Henrik, bunları düşünüyordu. Tam kırk bir yıl ve kırk üç gündür.

KirmiziKedi__5

Bir sabah Henrik, çocukluk arkadaşı Konrad’ın kendisini ziyaret etmek istediği yazılı bir mektup alır. Kırk bir yıl sonra görüşeceklerdi, tam kırk bir yıl kırk üç gün sonra. Yaşadığı odadan çıkıp, hizmetlilere şatonun salonunda hazırlıkların yapılmasını emreder. Her şey eski düzeninde olmalıydı. Yemek takımları, mumlar, çiçekler…

Birlikte askeri okulda geçirdikleri dönemler, orduda geçirdikleri yıllar birbirlerine kenetlenmiş dostluklarının ardından çok zaman geçmiştir. İki adamın kurdukları arkadaşlığı herkes biliyor ve derinden saygı duyuyordu. Varsıl olan Henrik, hiçbir zaman Konrad’a bununla ilgili bir kaygı yaşatmaz, eşitsizliklerini bozacak bir eylemde bulunmayacak kadar gerçek bir özsaygı barındırırdı. Müziğe düşkün olan Konrad daha katı bir yapıya sahip, Henrik ise rahat ve kibirliydi. Konrad klasik müzik severken, Henrik bunu katlanılmaz bulup vals dinlemeye başlardı yine de aralarını açmazdı bu didişmeler. Bu bağlılığa üçüncü bir kişi dâhil olur. Henrik, güzel Krisztina’ya gönlünü kaptırıp, evlenir. Her şey eskisi gibi sevgi ve bağlılıkla devam eder.

Bir gece avlanmak için ormana giden Henrik ve Konrad’ın yaşadıkları yarım saniyelik bir olay her şeyi değiştiriyor. Henrik, hedefteki vahşi hayvanı görüp durur, on adım kadar arkasında duran Konrad tüfeğinin emniyetini açar, tüfeğini omuzuna alıp nişanını alır. Nişan aldığı yer Henrik’in başıdır. Yarım saniye sonra silahını indirir. Bu konu hakkında hiç konuşmazlar. Henrik yıllar içinde bunu sorgular, Neden? Neden beni öldürmek istiyordu? General’in bunu düşünmeye çok fazla vakti vardı. Konrad, av olayından sonra sessizce her şeyi, herkesi terk edip Tropik Adalar’a gider. General ve Krisztina sekiz yıl boyunca hiç konuşmaz ve görüşmezler. Sekiz yıl sonra Krisztina ölür. Cevapsız kalarak parçalanan bu bağların sorgulaması General’e düşer. En yakın dostu kendisini terk etmiş, karısıyla hiç konuşmadan sekiz yıl geçirir ve sekiz yılın sonunda cansız bedenini görür. Şimdi de yakın dostu kırk bir yıl sonra çıkıp ziyaretine gelir. Peki, neden gelir? İnsan ne için kırk bir yıl boyunca dayanır?

Generalin, konuğuna sormak istediği iki soru vardır; “Krisztina, o ava gittikleri sabah Konrad’ın kendisini öldürmek istediğini biliyor muydu?” Konuk ziyareti boyunca sessiz kalır. Sorulara cevap vermek istemez. Henrik, dostunun kendisine doğrulttuğu tüfeğin mi yoksa Krisztina’nın bunu bilmesine mi daha çok üzülecekti, kestiremiyordu. Her iki ihanetin de ortasında kalakalmış, hangisinin yüreğini daha çok yaktığını ölçemiyordu. Kırk bir yıl sormak istediği suallere zaman cevap vermişti. İnsan yalnız kalıp ihtiyarlayınca, bütün hikayeyi irdeleyip gerçekleri açığa çıkartabiliyordu. İkinci soru ise Krisztina’nın ardından yaşamaya neden devam ettikleriydi. Neden yaşadılar?

“Günün birinde insan sevdiği şeyleri kaybediyor. Bunu kabullenmeyen ve acı çekmeyen insan iyi bir insan değildir.” Diyerek Henrik’in roman boyunca yakın dostuna nişan aldığı tüfeğini aslında kendine patlatmak üzere olduğunu görüyoruz.

Avusturya ve Macaristan İmparatorluğu yıllarını kapsayan Yürek Yangını romanı Sándor Márai’nin birçok dile çevrilen en iyi romanıdır. Yalnızlık, ölüm, ihtiyarlık, ihanet ve hesaplaşmanın sert dille aktarıldığı, okunması zaruri kitaplar arasındadır.

Farklı zaman ve yerde bilinen bir yazar olan Márai, hayatta olduğu gibi ölümde de çok titiz davranacaktı. Sándor Márai tabancasını ağzının çatısına değdirince, önündeki birkaç dakikanın nasıl olacağını önceden çizmişti. Şubat ayında sıcak ve berrak bir Salı günüydü. Temizlikçi kadınların tatil günüydü. Márai’nin en yakındaki akrabaları sadece hafta sonları ziyaret ettikleri için gün olarak iyi bir seçimdi. Ailesine bırakacağı not hazırlanmıştı. 21 Şubat 1989’da saat 21.00’den birkaç dakika sonra Márai telefonu açtı ve polis çağırarak, evinin San Diego’da olduğunu ve kendisini öldürmek üzere olduğunu söyledi. Sonra, sonrası Yürek Yangını.

  • Yürek Yangını
  • Yazar: Sándor Márai
  • Çeviri: Özgür Pozan
  • Türü: Roman
  • Sayfa Sayısı: 182 Sayfa
  • Yayınevi: Gendaş Kültür
Sevcan Sever

Sevcan Sever

Güzel Sanatlar Yazarlık Bölümü'ne hazırlanıyor.
Analog fotoğraf çekmeyi seviyor.
İlk yazısı Kirpi Edebiyat&Düşün Dergisi'nde yayımlandı.
Sevcan Sever

Latest posts by Sevcan Sever (see all)

Paylaş

Cevap Yazın