Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

6 Kitapla Nisan Okumaları

0

Murat S. Dural aylık okumalarını paylaşmaya devam ediyor. Farklı kategorilerden gerçekleştirdiği Nisan ayı okumalarını KitapEki takipçilerinin dikkatine sunuyor…

Yeni kitap, roman çalışmalarına iyice yoğunlaşmam ve önceden okuma yaptığım tüm zaman ve alanların evde tadilat yapan, durmadan çay demlemem gereken ustalar tarafından ele geçirilmiş olması sebebi ile Nisan ayında altı kitap okuyabildim.

KitapEki
KitapEki

Arkalardan birinin “altı kitabı az buluyor” dediğini duyar gibiyim. Evet siz… Arkadaki… Haklısınız. Sanırım insanın severek yaptığı birşeyde ritmim bozulunca yavaşlamış hatta durmuş gibi hissediyor.

Sözü fazla uzatmadan bana bu imkanı sağlayan Kitap Eki’ne tekrardan teşekkür ediyor ve söze yazar Neil Gaiman, rock efsanesi Alice Cooper ve Sandman’den hatırlayacağımız çizer Michael Zulli’nin “Günaha Son Çağrı”sı ile girmek istiyorum. Bu isimleri verdikten sonra daha fazla ne demeli bilemiyorum. Bence tek noksanlığı kısa olması. Fakat haklarını teslim etmek lazım eseri basan Marmara Çizgi (tebrik ediyorum) bunun önüne geçmiş, Gaiman ve Cooper’ın ilk mailleşmelerine, taslaklara, çizerin düşüncelerine ait baştan sona proje detaylarını metin olarak kitapta vermiş. Eser basit bir fikirden ortaya çıkıyor. Önceden orada olmayan bir sokak, orada olmayan bir tiyatro ve orada olmayan Alice makyajlı bir adam. Ama işte emek veren üçlünün küçük rötuşlarıyla sağlam yapılı güzel bir öykü ortaya çıkmış. Daha fazla ayrıntıya girmiyorum. Tekrar söylemek istiyorum: keşke daha uzun olsa. Bence Gaiman, Sandman, rock ya da Cooper’ı seviyorsanız evde bulundurulması gereken bir eser.

İkinci kitap Brain K. Vaughan’ın “Saga 2. Cilt”i. Artık şaşırmıyorum. İlk kitabı okuduktan sonra “Saga” ikinci kitapta da aynı tadı bıraktı. Hikaye büyüyor, karakterler daha derinlemesine anlatılıyor. Merak, “sonra ne olacak?” sorusu her sayfa bittiğinde bâki. Utanmasam tüm seriyi bir anda alacağım. İlgi çekici, yazara ve çizere mahsus farklı bir evren tasarımı, akıcı öykülendirme, aksiyonu bol sayfalar. Besleyici, zihinde pencereler açan, gerçekten güzel bir çizgi roman serisi.

Ve “Bitik Adam”… Giovanni Papini… “Papini’yi muhakkak okumalısın” diyen dostum Yankı Enki’ye ne kadar teşekkür etsem az. Olağanüstü bir dil, akışkanlık, derin fikri alt yapı, saldırgan tutum. Müthiş! Hayatımda çok özel yeri olan kitaplar vardır; Nietzsche’nin “Böyle Buyurdu Zerdüşt”ü, Aldous Huxley’in “Algının Kapıları”, Erasmus’un “Deliliğe Övgü”sü, Ferenc Molnar’ın “Pal Sokağı Çocukları” ilk aklıma gelenler. İşte bu kitaplara Giovanni Papini ve eseri “Bitik Adam” da girdi. “Düşsel Konçerto 1. Cilt” ile devam edeceğim. Tabii bu arada Papini’yi dilimize kazandıran, eserlerinin çoğunu basan Monokl Yayınları’na da özel bir teşekkür etmek gerekiyor. Bence muhakkak okuyun, hayata ve her şeye, hatta kendine karşı bu meydan okuyuşu kaçırmayın.

Büyük yazar, güzel insan Oğuz Atay ve kendimi bildim bileli okuduğum en eski, beni çok etkileyen kitaplarından biri: “Korkuyu Beklerken”. Yeniden okudum. Okuyunca aklımda ne kadar az şey kaldığını gördüm. Öykü kitabının “Beyaz Mantolu Adam”, “Unutulan”, “Ne Evet Ne Hayır” çok güzel öyküler. “Kitaba adını veren “Korkuyu Beklerken” ise efsane. Bu kitap Türkiye’de korku, tuhaf, tekinsiz yazım için bir dönüm noktası. Muhakkak okunması gereken bir eser. Fazla uzatmak istemiyorum, sonuçta naçizane üstüne konuştuğumuz şey Oğuz Atay ve “Korkuyu Beklerken” olunca açıklama yapmaya gerek kalmıyor. Yazar da eser de kendini anlatıyor.

Sondan bir önceki kitap Leon Bloy’un “Sevimsiz Öyküler”i. Kırmızı Kedi tarafından yeniden çevrilip basılan Jorge Louise Borges’in harikası “Babil Kitaplığı” serisine ait. Açıkçası bu seriyi eleştirmek haddime değil. Müthiş bir iş. “Sevimsiz Öyküler” serinin diğer kitaplarından aşağı kalmıyor. Kendi tarzında ilerleyen birbirinden tuhaf ve şaşırtıcı öyküler sizi ele geçirip oldukça sarsıyor. Kitabın açıklamasından şöyle bir ithaf var: “….Bloy, okuyucunun ruhsal durumuna göre çekilmez ya da harika sayılabilecek benzersiz bir üslup geliştirmiştir….” Ancak bu kadar güzel açıklanabilir.  Başta da dediğim gibi kafam sürekli roman çalışmamda olduğu için açıkçası kitaba gereken konsantrasyonu veremediğimi düşünüyorum. Belki bir kez daha okumam gerekecek. Ama şu kadarını net söyleyebilirim, bu seriye yakışır şekilde okuduklarınızın sizi sarsacağına emin olabilirsiniz. Bu bile “Sevimsiz Öyküler”i okumak için yeterli.

Son kitap yine Giovanni Papini’den. “Düşsel Konçerto 1. Cilt”. İçinde sizi sarsacağına emin olacağınız öykülerle dolu. Müthiş bir dil, harika tasvirler, derin anlatım, surata ansızın inen ve gülümseten tokatlar. Sevgili Yankı Enki’nin dediği gibi “Dekadanlığı, İtalya’nın Poe’su unvanını sonuna kadar hak eden zamanının çok özel zekalarından”. Öykülere tek tek girmenin anlamı yok. Her biri başladığında zaten zapt edildiğinizi anlıyorsunuz. Öykü bitene kadar hiçbir yere gidemezsin diye bağırıyorlar kulağınızın dibinde. Ve bir süre sonra bundan hoşlanıyorsunuz! Eğer tekinsiz, garip, tuhaf öyküler, Poe, Lovecraft, Gotik Edebiyat seviyorsanız Papini ve eserleri kaçırmamanız gereken yapıtlar. Sonraki kitap mı? Tabii ki Papini! Tabii ki “Düşsel Konçerto 2. Cilt”!

Bu aylık bu kadar. İyi okumalar, güzel kitaplar dilerim.

Sanat, üretmek, kitaplar, okumak, yazmak oldukça hep umut olacak.

Sevgi ve saygılarımla

Murat S. Dural

Murat S. Dural

Murat S. Dural’ın sıradan hayatı askerlik günlerine denk gelen bir süreçte ansızın değişti. Yüksek arkeolog olarak yaşamını sürdürürken 28 yaşında askere gitmeye karar verdi ve yaşadığı uykusuzluk sorunu sonucu topukları hariç (bilateral chopart) her iki ayağını da kaybetti.
Küsmedi, eve kapanmadı, yıllardır engelliler için türlü mücadelelerin içine girdi ve sonunda fantastik öykülerinden oluşan bir de kitap çıkardı: Kibrit Ev…
Murat S. Dural

Latest posts by Murat S. Dural (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *