Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

9 kitap ile Murat S. Dural’dan aylık okuma listesi

0

Ekim ayı okumalarım burada bitiyor. Kasım ayı hem Kitap Fuarı hem de kış dönemine dair yeni eserleri, bereketi ile geliyor.

İstanbul Kitap Fuarı’nın yaklaşması ile birlikte, özellikle Ekim ayında birbirinden güzel kitap haberleri, yayınevlerinin okuru şaşırtacak sürpriz ile karşılaştık. Listem o kadar kabardı ki şimdiden alamayacağım eserlerin üzüntüsü içindeyim. Fuardan önce raflara çıkan bir kaç kitap ise Ekim okumalarıma özel bir tat kattı diyebilirim. İzninizle ve naçizane olarak onları sizlerle tanıştırmak istiyorum.

KitapEki
KitapEki

Kara Kara Kapkara – Işın Beril Tetik

İthaki Yayınları

İlk kitap “Anadolu Korku Öyküleri 1-2” ve “Aşkın Karanlık Yüzü” gibi kolektif kitaplardan, “Gerisi Hikaye” gibi nefis bir programdan tanıdığımız Işın Beril Tetik’in ilk solo çalışması “Kara Kara Kapkara”. İthaki Yayınları’ndan çıkan kitap yaşadığımız topraklardan, insanlarından süzülerek gelen nice korku unsurunu, objesini barındırıyor. Özlediğim bir tadı yeniden yakalamış gibiyim. Anadolu’ya özgü, medeniyetin geliştiğini, artık mezrada, yabanda olmadığımızı düşünmemize rağmen yine de taşıdıkları / taşıdığımız korkulara dair saf korkutucuya tarafa, karanlığa atılmış adımlar, tekinsiz hırıltılar, soluğunuzu kesecek güçlü kurgularla buluştum. Damarlarımda gerilimin dolaşmasını hissetmek, işin erbabı bir üstadın harika cümle kurgusu, akışkan diliyle o dünyalara kapılar açmak harikaydı. Bir günde bitirdiğim kitabı soluksuz ve akarcasına okudum. Sekiz öykü de adı gibi “Kara Kara Kapkara”. Kitaba ismini veren hikaye ayrı güzel. Okuyunca neden onun seçilmiş olduğunu anlıyorsunuz. Daha nice eserlerini okumak, ondan hikayelerini dinlemek dileklerim ile. Ve bir son dakika notu, Anadolu Korku Hikayeleri 3 Bilgi Yayınları ile yakında raflarda. Işın Beril Tetik ve nice değerli korkunun kalemleri orada olacak. Kaçırmayın.

Maskenin Düştüğü Yer – Yankı Enki

İthaki Yayınları

İkinci kitap “Maskenin Düştüğü Yer”. Bence ülkemizde karanlık, tekinsiz, gotik edebiyat üzerine en donanımlı, deneyimli editörü olan Yankı Enki’nin İthaki Yayınları’ndan çıkan kitabı. Okul yılları ve akademik eğilimi ile edebiyatın karanlık sularına açılışı, yıllardır Korku / Gotik / Fantastik / Tuhaf / Tekinsiz eserlere, yazarlara editörlüğü, dergilerdeki yazıları, söyleşi ve panellerde bu konu üzerine konuşmaları, yöneticiliğiyle genç yaşta bir yürüyen kütüphane. İşte bu eşsiz birikim ve fikirlerden yola çıkarak dergi yazılarından oluşturulan kitabı “Maskenin Düştüğü Yer” de bir o kadar nadide. Süzgeçten, birikimden elde edilen harika vurgular, veriler, kadim bilgiler taşıyor. Kitabın sayfaları önemli bulup altını çizdiğim cümlelerle dolu. Atıf yapılan eserleri okumak için sepetime ekledim. Korku Edebiyatı’na ilgi duyanların, okurlar / yazarların, hatta tüm benliğimle iddia ediyorum sosyoloji, psikoloji, toplum bilimleriyle ilgilenenlerin bayılacağı, fayda sağlayıcı harika bir eser olmuş. Bu alana ilgi duyan, yazma çabasında biri olarak aldığım keyfi, lezzeti sizlere anlatmakta zorluk çekiyorum. Ve son söz olarak Yankı Enki’ye kulak vermenizi rica ediyorum; “Korku edebiyatı bir kaçış edebiyatı değil, kaçtıklarımıza dönüş edebiyatıdır…” Kesinlikle öyle…

Gamzeda – Uzay Gökerman

Cinius Yayınları

Üçüncü kitap “Adalar ve Kıtalar” kitabı ile tanıdığım, sevdiğim Uzay Gökerman’ın “Gamzeda”sı. Cinius Yayınları’ndan çıkan kitap insanlar ve ilişkiler üzerinden ilerlerken aslında tarih boyunca kendimizi ve birbirimizi etkileyen duygu durumlara derin sondajlar açıyor. Anlamlandırmanın peşine düşüyor. Normalde aşk ya da ilişkiler üzerine kitap okuyamamakla birlikte Uzay Gökerman’ın psikolojik ve çift psikolojisine dair derinlemesine anlatılarını çok beğendim. Uzun olduğunu düşündüm ama kitabın anlatmaya çalıştığı şeyleri düşününce kısa bile geldi. Kurgunun içine yerleştirilmiş gerçek/sportif olaylar, misal Fenerbahçe Spor Kulübü’nün özelinde muktedir ve cemaat yapılanması ile yaşadığı, benim de şahit olduğum korkunç kuşatma ve iftiralar, olaylar yerleştirildiği için içimde bir yerler daha da acıdı. O dönemde çekilen cefalar, sancılar, kayıplar gözlerimin önünde yeniden şekillendi. Özellikle final bölümü. Ne yazık ki bu durumu yaşayan yakın dostlarım oldu. Bu yüzden, cümlelerle beraber geçmişe bir yolculuk yaptım. Uzay Gökerman’ın “Adalar Ve Kıtalar” kitabı bir iç izdüşümdü, “Gamzeda” ise yazarın dışarı açıldığı gerçek bir roman. Kendisini tanıdığım için bir iki kitap tatmin etmiyor. Böylesi güzel ve dolu bir insanı herkesin daha fazla tanımasını çok isterim.

Meraklı Gezginin Notları – Göktuğ Canbaba

Doğan Egmont

Sırada bana çocuk edebiyatı bile okutan bir yazar var. Göktuğ Canbaba ve onun –bana göre- yeni harikası “Meraklı Gezginin Notları – Yaratıcı Yazma Kitabı”. Göktuğ Canbaba ve Doğan Egmont Yayınları işbirliği ile ortaya çıkan kitap bu ikilinin bir başka verimli, pozitif projesi olmuş. Üretim süreçlerini bilmeme rağmen yine de okuyunca çok şaşırdım. Dolu dolu, çocukları heyecanlandırıp içine dahil edecek uygulamalar, onları şiirleri, hayalleri, öyküleri, boya kalemleri ile kitaba ortak edecek oyunlar harika kurgulanmış. Göktuğ Canbaba bu anlamda çok değerli. Sebebi ise aylarca okulları dolaşması ve büyümüşte küçülmüş yavrucaklara yüz yüze bu dersleri veriyor olması. Hem işinin erbabı hem de ideolojik olarak çocukların geleceğimize, üretkenliğe katkısının çok önemli olduğunu bilen, yayan biri. “Çocuk kitabına bile yorum mu yapıyorsun Murat?” diyenleriniz varsa, evet, çocukları da daha şimdiden yazmaya, dolayısıyla okumaya yönlendiren, korkularının üzerine gitmeyi, empati kurmayı, düşünmelerini destekleyen her kitap bana göre okunması, en önemlisi ebeveynler tarafından okutulması gereken kitap. Bu anlamda bazı yazarların, çizerlerin çocuk kitaplarını almayı, incelemeyi ve en önemlisi yaşı kaç olursa olsun (ilerde okuyacağını düşünerek) hediye etmeyi çok seviyorum. Son olarak illüstrasyonlara gelecek olursak hepsi birer Biğkem Karavus harikası. Elle çizim, sulu boya, basit ama bir çocuğun algılayışı için özel bir sadelikte. Göktuğ Canbaba, Biğkem Karavus ve Doğan Egmont birbirlerine çok yakışıyorlar.

Deniz Kurdu 1&2 – Riff Reb

Sırtlan Yayınları

Bu ayın çizgi romanı Riff Reb’in, Sırtlan Yayınları’ndan çıkan, Jack London’ın aynı adlı eserinden çizgilerin dünyasına uyarlanan “Deniz Kurdu 1” ve “Deniz Kurdu 2”. Sevgili Emre Yavuz’un “muhakkak edinmelisin” dediği (ki genelde böyle bir şey söylemez) iki ciltlik eseri tabii ki hemen aldım. Jack London’a ve eserine bir kez daha hayran kaldım. Riff Reb’in uyarlamaması, çizimleri mi? Muhteşem… Bu yüzden iki ciltte bir gecede bitti zaten. Üzüldüğüm tek bir kısım var o da eserin iki cilt oluşu. Jack London’ın maceracı, tam bir yol düşkünü olduğunu, özellikle gemilerde küçük işlerde çalışarak denizleri dolaştığını, türlü tehlikeler atlattığını, vahşiliğin çağrısına kayıtsız kalamadığını önemle belirtmek lazım. Hele o “Kurt Larsen”, müthiş bir karakter. Belki de bir anlamda Jack London’ın aynada gördüğü bir başka yüzü. Klasik edebiyat ve çizgi roman seviyorsanız harika bir birliktelik. Sırtlan Yayınları’nı ne kadar tebrik etsem az. Çizgi roman ve klasik eserleri sevenler, özellikle korku, gerilimden hoşlananlar için birebir bir eser.

Seraphita – Honore De Balzac

Jaguar Yayınları

“Seraphita” Honore De Balzac’ın Jaguar Yayınları tarafından basılmış eseri. Kendi içinde yollar içeren, karanlıktan ışığa, ışıktan karanlığa geçen, dönüşen, dönüştüren bir Balzac kitabı. “Seraphita” için “…. benim ustalık eserim olacaktır. Bir “Goriot Baba” her gün yazılabilir ama “Seraphita” gibi bir yapıt bir ömürde ancak bir kez ortaya çıkar…” demiş. Okumak büyük bir maceraydı. Ancak okuduktan sonra ne demek istediğini çok iyi anladım. Tekrar tekrar okunabilecek, dünyanın kirine, ruhun sınırsız ufkuna dair inanılmaz tanımlamalar, betimler var. Okumak, düşünmek, tatmak için güzel seçenek ama bu yola çıkarken her cümlede sarsılmaya da, yolculuğa çıkmaya da hazır olmak lazım. Derin okuma yapmak isteyenlere öneririm.

Aşık Şeytan – Jaques Cazotte

Kırmızı Kedi Yayınevi

“Aşık Şeytan”… Jaques Cazotte… Jorge Luis Borges’in harikası “Babil Kitaplığı” serisinde yer alan bir diğer mücevher. Kitap hem yazarı hem de öyküsü sebebi ile özel bir yere sahip. Sevgili Yankı Enki’nin korku edebiyatı üzerine yazdığı önemli eseri “Maskenin Düştüğü Yer”de de aktardığı gibi zamanının, Fransız Devrimi öncesinin gotik kumaşına sahip. Hem de öyle bir kumaş ki yazarının giyotinle idam edildiğini düşünürsek “Aşık Şeytan” ve anlatmaya çalıştığı şeyler başlı başına ilginçleşiyor. Korku, gotik edebiyat severler için harika bir seçenek olduğunu düşünüyorum. Tabii tüm “Babil Kitaplığı” serisini yeniden basan Kırmızı Kedi Yayınları’na ayrıca teşekkür etmek lazım. Kısa, öz, çok özel bir süzgeçten geçmiş bu kitaplar yazarları harika bir şekilde okura tanıtıyor. Ve yine Yankı Enki’nin dediği gibi bu tür edebiyat eserlerinin bir kaçış değil tam tersine dönemleri ya da geçmişlerine dair toplumun kaçtığı şeyleri birer birer yüzüne vuruyor.

Midas’ın Müritleri – Jack London

Kırmızı Kedi Yayınevi

Bu ayın “Babil Kitaplığı”na ait diğer kitabı, ikinci Jack London öykülerinden oluşan  “Midas’ın Müritleri” oldu. Her gün, her okuyuşta biraz daha Jack London hayranı oluyorum… Özellikle gizem, gerilim, korku seviyorsanız bayılacağınız beş öykü barındırıyor. Karanlığın içindeki aydınlık, güya modernitenin içinde asla içimizden söküp atamayacağımız yabaniliğin çağrısı. Tekrar etmekte fayda var; Jorge Luis Borges’in “Babil Kitaplığı” tam bir hazine. Eski basım yüzünden bulunamayan bu kitaplığa ait tüm eserleri çevirmeye devam eden Kırmızı Kedi Yayınları’na bir kez daha teşekkür etmek lazım.

Ekim ayı okumalarım burada bitiyor. Kasım ayı hem Kitap Fuarı hem de kış dönemine dair yeni eserleri, bereketi ile geliyor. Harika okumalar yapacağınız, zihninizde harika tatlar bırakacak nice kitabın hayatınıza girmesi temennilerim ile…

Murat S. Dural

Murat S. Dural

Murat S. Dural’ın sıradan hayatı askerlik günlerine denk gelen bir süreçte ansızın değişti. Yüksek arkeolog olarak yaşamını sürdürürken 28 yaşında askere gitmeye karar verdi ve yaşadığı uykusuzluk sorunu sonucu topukları hariç (bilateral chopart) her iki ayağını da kaybetti.
Küsmedi, eve kapanmadı, yıllardır engelliler için türlü mücadelelerin içine girdi ve sonunda fantastik öykülerinden oluşan bir de kitap çıkardı: Kibrit Ev…
Murat S. Dural

Tempus

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *