Responsive banner image
 

Abélard ve Héloise

0

Ronald Duncan yazdığı oyunda Héloise Ve Abélard’ın duygularını, iç hasaplaşmalarını, kimi zaman birbirlerine ve Tanrı’ya isyanlarını ve sonunda yaşadıklarını kabullenişlerini anlatıyor.

Ronald Duncan, Abélard ve Héloise’in 12. yüzyılda birbirlerine yazdığı yedi Latince mektubun İngilizce çevirisini okumuş ve şiir biçimindeki “Abélard ve Héloise” adlı oyunu yazmış. Kitabın kaynağı Abélard’ın dört, Héloise’İn üç mektubu… Duncan, oyunu oluştururken bazı yerlerde mektupların Latince orijinallerindeki sözcükleri ve cümleleri tekrarlamış; kimi zaman da yola çıktığı mektuplardaki anlamı izleyerek güçlendirmiş ve mektupları yeniden yazmış.

Kırmızı Kedi Temmuz 1

Bu mutsuzluk öyküsünün kahramanı Pıerre Abélard (Petrus Abélardus), 1079 yılında Fransa’nın Bretanya bölgesindeki Pallet adlı küçük bir köyde doğar ve 12. yüzyılın hatta ortaçağın en parlak düşünürlerinden birisi olur. Duncan, Rönesansın Abélard’ın sırtında yükseldiğini söylüyor. Çünkü Ortaçağ gibi bir dönemde, dinsel otoriteler tarafından cezalandırılma pahasına, akılcı felsefeyi savunmuştur Abélard.

Düşünür, din bilimci, eğitimci, besteci, yazar ve şair Abelard, daha ilk gençliğinde kendi hayatına sahip çıkar; asker olmayı ve ailesinin sunduğu olanakları reddeder. Paris’te Champeauxlu William’dan diyalektik ve retorik dersleri alır. Daha önce eğitim gördüğü Notre Dame’da eğitimci olur. Bu dönemde dayısı Fulbert ile yaşayan Héloise ile tanışır ve ona ders vermeye başlar.

Bu aşk öyküsünü ilk söze döken, ilk mektubu yazan, dolayısıyla onu bugün de var eden Héloise. Ronald Duncan ve okuyucular olarak biz, Héloise ‘e şükran duymalıyız.

Ronald Duncan, Héloise’in yazdığı mektupların tarih boyunca yazılmış en iyi düzyazı örnekleri olduğunu söylüyor. Héloise’i, Sappho ve George Eliot ( Marian Evans) ile kıyaslıyor; Jane Austin veya Emily Bronte’nin onun yanında kekeme gibi kalabileceğini dile getiriyor. Latince, İbranice ve Yunanca bilen Héloise, önemli bir kadın düşünür olarak kabul ediliyor. Ortaçağ’da yaşamış bir kadın olan Héloise’in kadın haklarıyla, ilişkilerle, evlilikle ilgili düşünceleri gerçekten zamanının çok ötesinde:

Kağıt üstünde daha da yakınlaşırız,
daha yumuşak, daha sıcak sesleniriz birbirimize.
Mutluymuş gibi yaşayan,
önce teklifsizleşen, ardından gaddarlaşan, sonunda
kayıtsız kalan
bir sürü insandan daha mutlu oluruz. (Héloise’den Abélard’a / III. Mektup)
…Hatırlasana:
Karın diye tanınmanın ne büyük şeref
ne kutsal bir unvan olduğunu bildiğim halde,
istemedim seninle evlenmeyi.

Metresin olmak benim için daha çekiciydi.
Çünkü özgürlüktü.
Evlilik bağları ticari bir anlaşma gibi,
Gereksiz yere bağlıyor insanları

Köpeğe tasma takmasan da
sadakati bağlar onu sana.
Bilirsin ki isteyerek kalmaktadır yanında. (Héloise’den Abélard’a / V. Mektup)

Çağın bakış açısının tutsaklığından kurtulmuş yetenekli ve bilgili bir insan Héloise. Yazma yeteneği kadar aşkı hissedebilme yeteneği de çok güçlü. Ben bu yeteneğin kimi insanlara bahşedildiğini düşünüyorum.

Ben böyle seviyorum işte:
Zarafetini gaddarlığını, inceliğini, kabalığını,
olduğun şairi, olmadığın erkeği seviyorum.
Bir zamanlar çocuk olduğun
ve bir gün ceset olacağın için seviyorum.
Hem gövdeni hem aklını seviyorum.
Yalnızca boynunun düzgün çizgilerini değil, koltuk
altının terini de seviyorum.
Kanımı tutuşturan gücünü de,
çocuk gibi elinden tutma isteği uyandıran güçsüzlüğünü
de seviyorum.
Tanrı böyle sevemiyorsa, ben seviyorum!
Birlikte daha kutsal olacağız; inanıyorum.
Tanrı böyle sevemiyorsa, ben de sevgimi Tanrı yaparım.
Hayır! Vazgeçmeyeceğim! ( Héloise’den Abélard’a / VII. Mektup)

İki tutkulu insanın yaşadığı aşka Héloise’in dayısı Fulbert şiddetle karşı çıkar ama onlar tabii ki görüşmeyi sürdürürler. Héloise hamile kalınca Abélard onu kendi ailesinin yanına gönderir. 1118’de Astrolabius adını verdikleri bir oğulları olur. Abélard Fulbert’in, onayını alabilmek için, evlenmelerini önerir. Héloise  karşı çıkar ama sonradan kabul etmek zorunda kalır. Paris’te gizlice evlenirler. Ortaçağ’da, kabul edilemez, bir durumdur bu. Fulbert yaşananları bütün Paris’e duyurur. Abélard, Héloise’i korumak ve Fulbert’ten uzaklaştırmak için rahibe kılığında Argenteuil Manastırına kaçırır. Fulbert de bir gece evine baskın düzenleyerek Abelard’ı hadım ettirir. Olayın ardından şehirde kalıp ders vermeye devam etmek istemez Abélard; Paris’teki St. Denis Manastırına çekilir. Hélois de Abelard’ın isteğiyle rahibe olur. 1125 yılında Abélard,- Saint-Gildas-de-Rhuis Manastırı başrahibi olur; Héloise de Abélard’ın kurduğu Paraclete Manastırında rahibelerin başına geçer.

Bir daha hiç yüz yüze gelmezler. 1132’de Héloise’in mektubuyla yazışmaları başlar. Latince yazılmış mektuplar 1616’da Paris’te yayımlanır. Bu aşk yüzyıllar içinde tam anlamıyla dillere destan olur. Abélard (Petrus Abélardus),   Antikçağdan 12. yüzyıla kadarki zamanı anlatan, bir felsefe tarihi ve özyaşam öyküsü de olan Bir Mutsuzluk Öyküsü’nde  (Felaketler Tarihi ) yaşadıklarını  anlatmıştır.

Duncan’ın öyküsünde de, aşkı yaşatmaya çalışan Héloise’in karşısında eksilmeyi, ölümü, hiçliği yaşayan ve aşklarını da öldürmeye çalışan  Abélard var. Onunki  tamamiyle bir kaybediş öyküsü. Hazzı kaybeden, bir parçası ölen Abélard’ın trajedisi örülüyor mektuplarda adım adım.

Gövden yapamaz belki ama,
bari düşüncelerinde ihanet et bana.
Ben artık Abélard değilim ki.
Sen de Héloise olma.  ( Abélard’dan Héloise’e / IV. Mektup)
O manastırı kurduğum için size yazmalıymışım.
Ben kurmadım o manastırı, Abélard kurdu.
Yıllar önce öldü o. ( Abélard’dan Héloise’e / VI. Mektup)

Héloise’in, onu, tepeden tırnağa bir insan olarak sevdiğini, yüzünü görmeye muhtaç olduğunu söylemesine hatta yalvar yakar olmasına karşılık Abélard kendisiyle beraber birlikteliklerini de yok oluşa sürüklemeye kararlıdır. Héloise’e kendisinin değil, Tanrı’nın önünde eğilmesi gerektiğini söyler. Böyle söylerken içi alev alevdir. İçindeki çığlık büyür birden:

Hayır! Yırt at o mektubu!
Sana yazmadıklarımı oku!   ( Abélard’dan Héloise’e / IX. Mektup)

Ronald Duncan yazdığı oyunda Héloise Ve Abélard’ın duygularını, iç hasaplaşmalarını, kimi zaman birbirlerine ve Tanrı’ya isyanlarını ve sonunda yaşadıklarını kabullenişlerini anlatıyor. Bu kabullenişin bile aşkı tüketmediğini göstererek oyunu bitiriyor Duncan. Mektuplarla kendi kurgusunu başarıyla iç içe geçiriyor.

Duncan, Abélard ve Héloise adlı oyunu 1961’de yazmış. Oyun sahnelendiğinde Héloise rolünü sevgilisi Virginia Maskell oynamış.

Abélard ve Héloise güzelim şiirleri ve başarılı çevirisiyle zevkle okunuyor.

  • Abélard ve Héloise
  • Yazar: Ronald Duncan
  • Türü: Oyun
  • Çeviri: Zeynep Avcı
  • Baskı Yılı: Ocak 2016
  • Sayfa Sayısı: 70 Sayfa
  • Yayınevi: Helikopter Yayınevi
Nalan Arman

Nalan Arman

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü mezunu. Kitap incelemeleri yazıyor ve İzmir'de yaşıyor.
Nalan Arman

Latest posts by Nalan Arman (see all)

Paylaş

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *