Responsive banner image
 

Afşin Kum’un ilk romanı Sıcak Kafa’da tebessüm ettiren 7 “abuklama”

0

Sıcak Kafa okuyucuyla yeni buluşan, ele aldığı konuyla ise pek ilginç bir roman.

Konuşma yoluyla bulaşan ve insanları “abuklamaya” sürükleyerek hayatı altüst eden kurgusal bir hastalığın etrafında şekillenen bu ütopik romanda mantıklı konuşma yeteneklerini kaybeden insanlığın ilginç diyaloglarına şahit oluyoruz. İşte onlardan birkaçı:

KirmiziKedi_4

1

“Televizyondan söylenenler fazla mı renksiz? Onu mu demek istiyorsunuz?”
“Sözlerin rengini, hareketlerin makamına tercih etmem mi gerekiyor?”

2

“Ben bir armutla görüşmeyi bekliyordum.”
“Neden öyle bir şey mi söylendi?”
“Söylenmedi bir tahminde bulundum sadece. Çıkarsama da diyebiliriz.”
“Peki öyle bir şey nasıl olabilir? Bir armut konuşamaz, öyle değil mi?”
“Konuşmak başka, görüşmek başka.”

3

“Yani aklına ne eserse onu mu yapıyorsun? Geçmişi ve geleceği düşünmeden, sadece şimdiki zamanı yaşayarak…”
“Ben akıl değilim, esen şeyim. Akıl sensin, esen benim. Yani ben senin aklına esiyorum. Anladın mı?”

4

“Aslında, belki farkına varmıyoruz ama sırf kıkırdaklarımız var diye kıkırdamak zorunda değiliz. Çöl yağmuru özlemez, çöldür o çünkü bunu anlasan bile yeterli.”

5

“Bunu sen de güzel bir şey olarak hatırlamalısın. Pişmanlıkların bir yoğunluğu vardır çünkü, sen hareket ettikçe dibe doğru giderler. Sonra bir bakarsın ki onların çevresinde döner olmuşsun.”
“Nasıl yani?”

6

“Eğrilerle aramız bu kadar kötü olmasaydı, hayat boyu hiç birbirimize çarpmadan yaşayabilirdik. Ve tüm eşyalarımız kıvrımlı ve saçlarımız da kaçınılmaz olarak kehribar rengi olurdu.”
“Evet üstelik sarsıntıların müptelası olmaktan da kurtulurduk.”

7

“Şimdiki zaman geleceğin önünde duruyor sanıyorsun, halbuki içinden geçiyor aslında. Öyle olmak zorunda daha doğrusu, bütün bu beton sevgisinin bir açıklaması olmalı.”

Dilşad Gündoğan

Dilşad Gündoğan

1992’de İstanbul’da doğdu. İktisat Fakültesi mezunu. Hasan Ali Toptaş’ın “-Desene hayat tekrarlardan ibaret. –Tekrarlardan değil, tekrarların tekrarından…” sözüne istinaden sektöre atılıp kendine yabancılaşmayı reddetti. Açıkçası sektör de onu pek sevmedi. Kitaplar ve müzik en büyük iki tutkusu. Piyanosu Cosimo, kemanı Phantom ve mızıkası Olric ile son derece mutlu. Kitaplarını ödünç verdiğinde uyku uyuyamıyor.
Dilşad Gündoğan

Latest posts by Dilşad Gündoğan (see all)

Paylaş

Cevap Yazın