Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Alakarga’dan yepyeni 3 kitap

0

Alakarga Yayınları etiketiyle yayımlanan 3 kitap raflardaki yerini aldı.

Gallagher Lawson’un kaleme aldığı romanı Kâğıt Adam, Douglas Cowie’nin romanı Öğlen Paris’te Sekizde Chicago’da ve Arthur Schnitzler imzalı Yunan Dansçı Kız okurlarla buluştu.

KitapEki
KitapEki

Kâğıt Adam – Gallagher Lawson

“Canım babam, şehirde hava aniden değişti.
Mukavvalarıma kadar dondum. Bulutlardan dolayı şehrin üzerine bir karanlık çöktü. Aklıma aniden sana daha önce hiç sormadığım bir soru geldi: Bir kâğıt adam kaç yıl yaşar? Yani asıl merak ettiğim, bir kâğıt adam için yolun yarısı ne zaman gelmiştir?”

Geçirdiği feci kazadan sonra babası Michael’ı yeniden, bir kâğıt adam olarak yaratmıştır.
Michael, uğradığı felaketi ve taşrada yaşadığı hayal kırıklıklarını unutabilmek için evini, ailesini terk ederek şehre taşınmaya karar verir… Ama daha otobüste yeni felaketler birbiri ardına gelmeye başlar. Gallagher Lawson, son derece sürükleyici ve düşündürücü bir distopya kaleme almış: Kâğıt Adam, insanların maskesiz sokağa çıkamadığı, denizkızlarının karada yapayalnız bırakıldığı, dünyanın ümitsiz bir karanlığa gömüldüğü bir “zamansız zaman”dan geliyor.

Öğlen Paris’te Sekizde Chicago’da – Douglas Cowie

“Bu kitabı seninle gönderiyorum
Geçeceğin yerlerden
Belki o da geçer diye:
Gece ışıklarının fısıltıları altında
Tarihi sokaklarında
Senin Fransa’nın
Simone, bu şiiri de oraya gönderiyorum
Benim de bir parçam seninle gelsin diye.”

Jean-Paul Sartre’ın ebedi sevgilisi Simone de Beauvoir, bir Amerika ziyaretinde, yıldızı yeni yeni parlayan polisiye yazarı Nelson Algren’le tanışır. Nelson’dan kendisini “gerçek insanların” olduğu yerlere götürmesini ister. Nelson de onu önce bir hapishaneye, sonra da fahişelerin, kumarbazların, alt sınıf Amerikalıların dünyasına götürür. Simone, tavukların “kemiklerini bile” yiyen bu genç romancıya fena halde âşık olur… Öğlen Paris’te Sekizde Chicago’da bir solukta okuyacağınız, romantik, hüzünlü, unutulmaz bir aşk öyküsü…

Yunan Dansçı Kız – Arthur Schnitzler

“Bu ölüm! Ürperdi! Şimdi sadece tek şey hissediyordu; bir ölüyü. “Ben ve bir ölü, o ölü de benim kucağımda.” Titreyen elleriyle adamın başını kucağından çekti ve yere bıraktı. Ve şimdi de korkunç bir terk edilmişlik duygusu kapladı kadını. Neden arabacıyı göndermişti ki? Bu ne saçmalık! Burada ölü bir adamla yalnız başına ne yapacaktı şimdi.”

Kucağınızda yatan ölü bir adamla yakalansaydınız ne yapardınız? Ya yasak aşkınızı itiraf etmek zorunda kaldığınızda? Yıllardır birlikte yaşadığınız kardeşinizin size inanmasını sağlamak için neyi göze alırdınız?
Bir sihirbazın öleceğiniz zamanı söylediği kehanetinden kaçabilir misiniz? Arthur Schnitzler’in öykü seçkisi Yunan Dansçı Kız’da bu soruların cevaplarını bulacak, kendinizi kahramanların yerine koyarak neler yapabileceğinizi düşüneceksiniz.

Tempus

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *