Responsive banner image
DeliDolu
 

Ali Gradiva Şimşek; Kalitesizliğin Çekim Gücüne Kapılmadan Eleştiri

0

“Şair burada bize ne demek istemiştir?” Okuru ve genelde ülke gençliğini şiirden, edebiyattan soğutan bu soru başlı başına bir patolojiyi ifade etmektedir.

Ali Gradiva Şimşek iyi bir iş yaptı. Sanat eleştirisi ağırlıklı yazılarını bir kitapta topladı. “Eleştiriyi Çalmak” adıyla yayımlanan bu kitap bir “yazılar toplamı” niteliğine sahip bir kitap değil. Eleştiri ve özellikle sanat eleştirisi konusunda bir bakış açısı sunuyor olması, okura da bakış açıları kazandırma olasılığını taşıması açısından iyi bir kitap.

KirmiziKedi_3

Kısaca belirtmekte yarar var, sanat eleştirisinden anlaşılan, çok edebiyatın dışında kalan, daha çok plastik sanatlar ve bu dolayımdaki sanat alanları ile ilgili bir eleştiri dilimi söz konusudur. Tüm kültür sanat alanlarında eleştirmen olarak bilinen kalemlerin azlığı düşünüldüğünde, sanat eleştirisi gibi görece “alt tür” sayılan bir alanda eleştirmen olarak varlığını tartışmasız kabul ettirmek önemlidir! “Sanat eleştirisinin önemli bir arka planını karşılaştırmalı edebiyat ve edebiyat eleştirisi de oluşturuyor.” (s.9) Yani eleştiri alanları birbirine kapalı özerk bölgeler değildir.

Ülkemizde, eleştiri ve eleştirmen var mı yok mu sorusu sıklıkla sorulur. Ali Gradiva Şimşek’in bu soruya verdiği gayet oturaklı yanıtı kitapta!

Birlikten kuvvet doğar

Daha önce gazete ve dergilerde yayımlanmış olan yazılardan oluşturulmuş bir “toplama” kitap değil “Eleştiriyi Çalmak.” Eldeki yazıların bir kitapta toplanarak eser oluşturmakla, yazılardan özenli bir seçme yapılarak, kitap bütünlüğüne ulaşılması farklı şeyler. Bu açıdan, daha önce yayımlamış olmasına karşın –ve büyük çoğunluğunu o zaman okumuş olmama karşın- yazıların bir kitapta, tematik ve sistematik bir bütünlük içine alınmış olması, kitaba ve her bir yazıya ayrı bir nitelik ve hatta yenilik kazandırıyor.  Bu açıdan kitap, içindeki tüm yazıların toplamında daha farklı bir niteliğe ulaşan, özel bir eleştiri kitabı. Zaten, dört ana bölüm olarak düzenlenmesi de bu amaçla düşünülmüş bir özellik.

Yazıların birliğinden farklı bir sinerji ortaya çıkmış! Bir bakıma birkaç yılın eleştiri almağı diye niteleyebileceğimiz bir özellikle “sanat piyasasına” da toplu bir – eleştirel- bakışı içeriyor.

Kalitesizliğin karşısından eleştirmen

Birkaç kez yineledim, bir kez daha yazıyorum; öğrencisi olmaktan onur duyduğum hocam Ünsal Oskay “Kalitesizlik yer çekiminden daha güçlüdür. Kişi ne olursa olsun, toplam kalite oranı  toplumda düşükse, az zamanda kişi de o kalitesizliğin yer çekimine kapılır” derdi. Bu söz yalnızca Ünsal Oskay’ın düşünsel anlamda kurduğu bir cümle değildi. Sözün içinde barındırdığı belli bir deneyimler, olaylar dizimi vardı. Burada uzun uzun sıralamaya gerek yok.

Bu söz üzerine, ille de böyle olacak diye bir kesin hüküm kurmak da gereksiz. Çünkü mevcutlar içinde epistemolojik kopuş yaşayacak tekil örnekler de mutlaka bulunur. Ki bunlardan bazılarına dahi/deha diyoruz. Bunu da belirtmekte yarar var.

Sanatı ve kültürü siyasetten, siyaseti günlük hayattan ayrı düşünmek doğru değil. Bu anlamda, pek çok bakımdan büyük bir kalitesizliğin içinde olduğumuzu söylemek yanlış olmaz.

Bütün bunların farklı nitelikteki neden ve sonuçları ve çözümleri bir yana, konumuz açısından söylemek gerekir ki, sanat alanında kalitesizliğin can düşmanı eleştirmendir. Toplumdaki toplam kalitesizlik alanlarından biri ve bu açıdan da kalitesizlik nedenlerinden alt başlık da sanattır. Eleştirmenin kaliteyi koruma ve yükseltme işlevi entelektüel bir edimdir. Bundan da öte aynı zamanda toplumsal bir işlevdir. Hatta bu işlevi daha da ileri götürüp görev ve yükümlülük bile diyebiliriz. Bütün bu yargılarımız, kendisini bu düzlemde gören eleştirmen için geçerlidir şüphesiz.

Eleştirinin hali nicedir?

Memlekette sanat eleştirisi ne durumdadır ve sanat eleştirmeninin hali nicedir sorusuna, Şimşek’in verdiği iyi bir yanıt olduğunu yukarıda yazdık. Yanıtın ne olduğu bir yana, söz sorulardan açıldı mı, yeni soruların da arkası gelmez. Örneğin, memlekette eleştiri literatürü ne âlemdedir? Özellikle eleştirel teoriye aşina kaç tane kitap yayımlanmıştır? Yayında olan kaç tane eleştiri dergimiz vardır? Siyasal iktidarın, kendisine yönelik siyasal eleştiriye mutlak tahammülsüzlüğünü eleştirirken, bizler sanat, edebiyat, sinema, müzik alanında eleştirilere ne kadar tahammüllüyüz? Bu ve benzeri sorular ve bu soruların yanıtları toplam kaliteyi de ilgilendiren şeyler.

“Sokal Skandalı” ile ilgili yazıyı okurken (s.54) şu soruyu da düşünelim; Şair burada bize ne demek istemiştir? Okuru ve genelde ülke gençliğini şiirden, edebiyattan soğutan bu soru başlı başına bir patolojiyi ifade etmektedir. Bilgi teorisi açısından da, yazı, kültür sanat… açısından da! Ancak pek çok eleştiri yazısında da “Eleştirmen burada bize (ya da kime) ne demek istemiştir?” sorusu da beynimizi az buz yakmaz hani… İşte, bu soruya gerek duyulmayan, kime ne dediğini doğrudan söyleyen bir eleştirmen Ali Gradiva Şimşek. Bu nedenle, kitap bir “eleştiri” kitabı olsa da, anlamama korkusu duymadan okuyabilirsiniz.

  • Eleştiriyi Çalmak
  • Yazar: Ali Gradiva Şimşek
  • Tür: Eleştiri-Sanat
  • Baskı Yılı: 1. Baskı, Eylül 2016
  • Sayfa Sayısı: 257 Sayfa
  • Yayınevi: Agora Kitaplığı

 

Sabri Kuşkonmaz

Sabri Kuşkonmaz

Hukukçu-Yazar/Şair.
Şiir, roman, anlatı, film öyküsü ve seçki olarak yayımlanmış on altı kitabı var.
Kısa Film ve belgesel çalışmaları yaptı. BESAM kuruluşunda görev aldı. Çağdaş Hukukçular Derneği’nde YK üyeliği yaptı. PEN Türkiye Merkezi YK üyeliği ve genel sekreterlik yaptı. Edebiyatçılar Derneği ve TYS üyesi.
Hukuk Fakültesini bitirdi. Marmara Ü. İletişim Fakültesi’nde yüksek lisansını tamamladı. Halen Beykent Üniversitesi’nde sinema-televizyon doktora programında öğrenci.
Otuz yıl avukatlık yaptı. Altı yıl Birgün Gazetesi'nde köşe yazarı olarak kültür sanat yazıları yazdı.
Sabri Kuşkonmaz

Kolektif Kitap
Paylaş
Share On Facebook
Share On Twitter
Share On Google Plus
Share On Linkedin
Share On Pinterest
Share On Youtube
Contact us

Cevap Yazın