Responsive banner image
 

Âşık Kedi

0

“Sevgili insanlar dikkat edin, güldüğünüz şeyler sizi ele verir…”

Adının dünyeviliğine kapılıp da bunun sadece aşka düşen bir kedinin karşılıksız, romantik macerası olduğunu düşünmeyin… Evet, vitrinden, gerçekten de “bizim” kedinin aşkı, heyecanı, yaşayışı, hemcinsleri ve ailesiyle ilgili hikâyeler film şeridi gibi geçerken, arka planda ciddi ciddi bir yaradılış destanı anlatılıyor. Felsefi, hatta ezoterik bilgiler akıcı ve basit bir üslupla “masal” formatında ve rüzgarın diliyle, aşık kedimizin kulağına fısıldanıyor. Öyle ki, her ne kadar bu bilgilerin akışında ortaya çıkan sahnelerde “kedi” bir ata bulunsa da,  anlatılan varoluşsal döngü kendi dinamikleri içinde başka boyutta düşünülüp, okunabiliyor.

KirmiziKedi_5

Aslında ismini ancak ilerleyen sayfalarda öğrendiğimiz filozof “Kopil”in kedi gözüyle verdiği bilgileri dinlerken, anlattığı sahneleri hayal ederken, anne-babasının kedili maceralarının sonunu merakla beklerken, yarı belgesel tadında aktarılan renkli, dokunaklı, gerçekçi, samimi görüntü ve duygular arasında merak ve heyecanla sürükleniyoruz.

Dil gayet akıcı, sade ve kıvrak. Bir kedi bedeninde insan aklıyla yaşamak zorunda kalsam işte ancak bunları düşünürdüm demekten kendimi alamıyorum. Anar, belli ki uzun süre onlarla yaşamış, onları gözlemlemiş ve araştırmış. En önemlisi onların dünyalarına kalben nüfus etmiş. Böylece bir kitap, kedi gözüyle nasıl yazılmalıysa öyle yazılmış.

Bizi onların bildiğimizi zannettiğimiz oysa bilmediğimiz dünyalarına, yumuşak bir bilgelikle nüfus ettiren bu yaramaz ve bilge kedi anlatıcı, evdeki kedinize bile farklı gözle bakmanızı sağlatacak kadar inanılası bir evren inşa ediyor…

Kedilerin kendilerine özgü evrenlerinde, insanoğlu ve kızından çok daha adil ve naturel kuralları var. Kendine yuva bulmaktan, anne özlemine, hemcinsleri ile ilişkilerinden, sevme-sevilme onay görme ihtiyaçlarına, bildiklerini okumaktan, ilgi çekme çabalarına, âşık olma hallerinden, cinselliklerine, yaşam mücadelelerinden, varlıklarıyla ortamları değiştirip dönüştürmelerine kadar kedilerin yaşamlarını farklı bir bakış açısıyla ele alan roman, kedi sevsin sevmesin herkesin ilgisini çekecek bir kıvam ve tonda ilerliyor.

Kopil her kedi gibi sevilmekten ve okşanmaktan büyük haz duyuyor. Onu en ustaca okşayan ise “rüzgâr”. Rüzgâr onu okşadığı her fırsatta kulağına yaradılış masalını aktarıyor ve böylece bize de… Bu, diğer hikâyenin bölümleri arasında kendi minvalinde ilerleyen derin masalı dikkatle okumak gerekiyor. Çünkü burada, zaman üzerinde akan hayat sembollerle ilerlerken, yaşanan çetin dualite anlatılıyor. Aslında masal kısmı, masal olamayacak kadar kat kat katmanlı. Buradaki basit bir cümlenin altında asırlar, medeniyetler, kuramlar, efsaneler ve inanışlar yatıyor.

Oysa Kopil’in anlattığı, kendisini, anne-babasını ve diğer kedilerin deneyimlerini eksen edinen hikâyeyi,  masal kısmından daha eğlenceli bulduğumu ve Kopil’in yaşadıklarını daha fazla merak ederek ilerlediğimi itiraf etmeliyim. Çünkü anlatılan, genellemelerden çıkıp kişiselleştikçe ve hatta kedileştikçe daha çok ilgi çekiyor. Hele de erkek ve dişi kedilerin âşık olma halleri, cinsel deneyimleri, dişilerin eş seçme yöntemleri, beğenileri, tercihleri ve erkeklerin çaresizlikleri ile ilgili kısımlar son derece etkileyici.

O halde Kopil’in kedilerin kızgınlığından dem vurup insanlara laf attığı güzel bir paragraf ile konuyu bağlayalım:

“ …Nedense bizim kızışmış halimiz insanlara çok komik gelir ve bu tür göndermeler ya da karikatürlerle, doğamızı yalnızca üremeye indirgerler. Daha da kötüsü eş çağırmak için yükseklere çıkıp avaz avaz bağıran hallerimizle dalga geçerler. Aslında kendi cinselliklerini ikiyüzlü bir şekilde yaşadıkları için bizdeki dürüstlüğe böyle bir karşılık vererek, esasında kendi hallerini yansıtırlar. Sevgili insanlar, dikkat edin, güldüğünüz şeyler sizi ele verir.”(1)

  • Âşık Kedi
  • Yazar: Özlem Anar
  • Türü: Roman
  • Baskı Yılı: Mart 2017
  • Sayfa Sayısı: 188 Sayfa
  • Yayınevi: Çınar Yayınları

(1): sf98

Müjde Alganer

Müjde Alganer

Ankara’da doğdu ve büyüdü. Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme bölümünü bitirdi. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İnsan Kaynakları Yüksek Lisans bölümüne devam etti. İş hayatı ile Akbank “Teftiş Kurulu”nda tanıştı. Farklı bankaların, fabrikaların ve danışmanlık şirketlerinin insan kaynakları bölümlerinde çalıştı. Beyin avcılığı yaptı.İlk romanı, “Yedilemma” Sistem Yayınlarına bağlı Galata tarafından 2010 senesinde yayımlandı. “Var Olmak Yasaktır” adlı romanı ve “Ruj” isimli hikâye kitabı Goa Yayıncılık tarafından 2016 yılında yayımlandı.
Müjde Alganer

Latest posts by Müjde Alganer (see all)

Paylaş

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *