Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Atakan Kelleci’den bir ilk roman: Sakın Geç Kalma Mualla

0

Yayın dünyasına dağıtımcılıkla giriş yapan; bir kitabın yazım aşamasından editöryal sürecine, basımından tanıtım kısmına kadar emek harcamış; kısacası edebiyatın mutfağında yetişmiş bir isim olan Atakan Kelleci, ilk romanı ‘’Sakın Geç Kalma Mualla’’ ile okuru karşısına çıkıyor.

Atakan Kelleci, Librum Kitap etiketiyle raflardaki yerini alan ‘’Sakın Geç Kalma Mualla’’ adlı romanında başarılı kurgusu ve yalın dili ile bir patolojik aşk hikâyesini kaleme alıyor. Roman, Muhsin ve Mualla’nın aşkı etrafında, eski İstanbul’un orta sınıf bir mahallesinde geçiyor. Kelleci, betimlemelerindeki ustalığı ile okurunu da bir roman kahramanıymış gibi -özlenen ama anılarda kalan- mahalle kültürünün yaşandığı İstanbul’un sokaklarında dolaştırıyor.

KitapEki
KitapEki
KitapEki

Atakan Kelleci’den patolojik aşk hikâyesi; Sakın Geç Kalma Mualla

Babasını çok erken yaşta kaybeden, geçimini de babasından miras kalan sahaf dükkânında sahaflık yaparak sağlayan Muhsin, annesi ile yaşıyor. Ancak Muhsin, delikanlılık döneminde gönlünü kaptırdığı Mualla’ya derin duygular besliyor ve o günden sonra da gözü gönlü başka hiçbir şeyi görmüyor. Dar dünyasında, içinde Muallası’nın da olduğu gelecek hayalleri kuruyor, onunla birlikte yaşamını sürdüreceği günlerin bir an önce gelmesini bekliyor. Bu hayallerini ise Mualla’dan başka sadece can dostu, İhsan’a biliyor.

Mualla ise Muhsin’in aksine, mahallenin dışındaki hayatların yaşandığı dünyaya açılmak istiyor. Ancak babasının baskıları buna müsaade etmiyor. Yaşamlarını sürdürdükleri mahalle gibi dar bir alana sıkışmış olan babasının düşünceleri, Mualla’nın üniversite okumasına izin vermiyor ve onun ev hanımı olup, yuvasını kurmasını istiyor. Mualla ise gün geçtikçe bu düşüncelere sahip babasına karşı  kin ve nefret besliyor.

Her şeyini geride bırakıp gitmek

Muhsin, Mualla’nın gerçek düşünceleri hakkında hiçbir zaman bilgi sahibi olmasa da onu bir an önce -kendisi ile daha mutlu olacağı düşüncesiyle- ailesinin evinden kurtarmak istiyor. Bunun için de annesini ikna eden Muhsin, can arkadaşı İhsan’ı da yanlarına alarak söz kesmek için Muallaların evine gidiyor. Sevdiği adam ile evliliğe ilk adımını atan Mualla, mutlu olması gerektiği bir akşamda tam aksi yönde davranışlar gösteriyor ve kimsenin görmediği bir köşede, Muhsin’e ‘’beni bu akşam buradan kaçır’’ diyerek, onu şaşırtıyor!

Söz yüzükleri takılıp, herkes dağıldıktan sonra, Muhsin ve Mualla gece yarısı evlerinin bulunduğu sokağın başında buluşuyor. Ama bu buluşma Muhsin ve Mualla’yı birleştiren bir buluşma olmuyor. Bu geceden sonra, Mualla; Muhsin’i, ailesini ve her şeyini geride bırakarak mahalleyi terk ediyor…

Aslında roman da tam olarak bu olay ile başlıyor. Atakan Kelleci,  Mualla’nın her şeyi terk etmesi ile birlikte okuru heyecan dolu olayların içine sürüklüyor. Muhsin, yirmi yıl boyunca Mualla’yı unutamıyor ve sebepsiz bu terk ediliş ile artık hiçbir zaman eskisi gibi olamıyor; bir anda değişen yaşamı ile çevresindeki diğer insanları da etkiliyor. Ama Muhsin, bir gün Mualla’nın kendisine geri döneceğini düşünüyor… Onu, sebepsiz yere bırakıp gitmeyeceğine inanıyor.

‘’Sakın Geç Kalma Mualla’’nın bazı bölümleri okurunun zihninde çelişkiler uyandırsa da aslında tam olarak bitmemiş bir roman. Olayların akışına bakılacak olursa, Muhsin’de patolojik aşka dönüşen, Mualla’nın da gidişine sebep olan olay bizleri bir başka romanda bekliyor…

Sahi Mualla’yı mahalleden kaçıran, yirmi yıl boyunca Muhsin’den uzak tutan şey neydi?

  • Sakın Geç Kalma Mualla
  • Yazar: Atakan Kelleci
  • Türü: Roman
  • Baskı Yılı: Nisan 2018
  • Sayfa Sayısı: 144 Sayfa
  • Yayınevi: Librum Kitap

 

Okuma önerisi!

Rakun – Suat Duman

Adalet Çavdar’ın incelemesi; “Suat Duman’dan bir kara polisiye; Rakun”
yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ

Suat Duman‘ın yeni romanı Rakun‘da isimsiz bir kahramanın şehrin kıyılarında köşelerinde debelenirken birden kuytunun en derinine düşüşüne şahit oluyoruz.

Melih Yıldız

Melih Yıldız

23 Ekim 1989 tarihinde Trabzon’da doğdu. Lisans eğitimini İstanbul Bilim Üniversitesi Psikoloji bölümünde, Yüksek Lisans eğitimini ise Haliç Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji bölümünde tamamladı. Birçok özel ve kamu hastanesinde bölümü üzerine staj yapıp farklı disiplinleri gözlemleme şansı oldu.Rehabilitasyon merkezlerinde psikolog olarak çalıştı. Ayrıca Basketbol Milli Takımı’nda spor psikoloğu olarak görev yaptı. Tüm bunların dışında 2010 yılında Türkiye Futbol Federasyonu’nuna bağlı olarak futbol hakemliği yaptı. Şimdi ise Kartal Belediyesi Masal Müzesi’nin koordinatörü olarak görevini sürdürmektedir. Yazın hayatında ise; Figüran, Kafasına Göre, Edebiyatist, Çevrimdışı İstanbul, Vagon, Popüler Psikiyatri, Trabzon Dergisi, Trabzonspor Dergisi gibi dergilerde yazıları yayımlandı. Matbu dergilerin dışında da Kelime Atölyesi ve Edebiyathaber’de kitaplar üzerine yazdı. Bunların dışında ise köşe yazarlığı yaptı. Birçok seçkiye de öykülerini gönderdi. Şimdilerde bir öykü seçkisi hazırlamakta; araştırma hikâyelerinin yer aldığı kitabı ile çocuklar için hazırlamış olduğu bir öykü kitabını edebiyat dünyasına kazandırmak için çalışmalarını sürdürmektedir.
Melih Yıldız

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *