Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Bir Edebi Şamanizm Denemesi: Hayvan Olmak

0

Şehir karmaşasından, teknolojiden, en çok da insandan uzaklaşmayı vaat eden, alternatif yaşamı gözü (henüz) kesmese de alternatif bir tatil peşinde olanları çağıran, ekolojik bir kampta kaldım bu yaz. “Olimpos çok bozdu” tayfasından ziyade, kendiyle, doğayla baş başa kalma derdindeki konuklar, bungalovlar, kerpiç evler, güneş enerjisi, türlü çeşit meditasyonla dolu bir hafta. Huzursuza huzur yok kuralı burada da bozulmasa da, Charles Foster ismiyle ilk kez bu kampta tanıştım. Yeni bir deneyim sunan kitabından bahsediyordu kamp sakini, şamanizmdeki “görmek” meselesini en doğru anlayan yazar olduğunu söylüyordu. Kendinden geçen, yok olma arzusuyla dolu bir dönüşüm deneyiminden ziyade, coşkulu, sahici, vahşi bir dönüşüm hikayesi yazdığını söylüyordu Foster’ın. Ve çok beklemeden kitap Türkçe yayımlandı. Doğruymuş, müthiş bir vahşileşme kitabı var artık elimizde.

Kolektif Kitap yayın çizgisine tam oturan bu etkileyici kitabı, Hayvan Olmak’ı, Eylül ayında okurlarla buluşturdu. Noah Harari’nin Sapiens’inde insan türünün sırlarını kurcalamıştık, bu kez okur, veteriner ve hukukçu Charles Foster’ın rehberliğinde “hayvan olmayı” deneyimliyor, gerçekten hayvan olmayı!

KitapEki
KitapEki

hayvanolmakby

Hayvan Olmak’ın özgün adı Being a Beast, Türkçesi Ece Bulut imzalı. Yazar Charles Foster Cambridge Üniversitesi’nde veterinerlik ve hukuk eğitim aldıktan sonra, hukuk ve biyoetik alanında doktorasını tamamlamış, halen Oxford Uehiro Center for Practical Ethics’de araştırma görevlisi, Sağlık Hukuku ve Etik dersi vermekte.

Foster çalışmasını babasına ithaf ediyor, elindeki plastik torbada arabaların çarptığı bir hayvan olmadan eve asla gelmeyen babasına.

Hayvan Olmak yazarın samimi açıklamasıyla başlıyor: “Vahşi bir varlık olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmek istiyorum.” Bunu gerçekleştirmenin mümkün olduğu da kitap boyunca anlatılacak, üstelik sömürgeci adımlarla etrafı arşınlayarak ya da kibirle dikildiğimiz yerden yeryüzünde gördüklerimizi anlatarak değil, hayvan olarak deneyimleyeceğiz vahşi olmayı.

“Bu kitap dünyayı, çıplak Welsh porsukları, Londra tilkileri, Exmoor susamurları, Oxford ebabilleri, İskoç ve West Country alageyikleriyle aynı düzlemde görerek anlatmak üzerine bir çabadır.” İnsanmerkezci ve insanbiçimci bir doğa yazımı olmayacak Hayvan Olmak. Foster dolaştığı arazileri bir porsuğun, tilkinin, susamurunun, alageyiğin ve ebabilin algıladığı gibi tarif etmeye çalışacak. Deneyimi boyunca laboratuvar bilgilerinden şüphesiz faydalanıyor, ancak asıl yöntemi kendisini doğrudan onların gözünden görmek. Tam da bunun için porsuk olduğunda bir çukurda yaşayıp solucanlarla beslenecek, susamuruna dönüştüğünde dişleriyle balık yakalamaya çalışacak.

Hayvan Olmayı Sorgulamak

Hayvan Olmak önce felsefi bir sorgulamaya girişiyor, hayvan insan ayrımı, ata kültü konularını tartışıyor Foster. Kutsal kitapta yer alan yaradılış hikayesi (ki iki ayrı yaradılış anlatısı var Tevrat’ta), mağara duvarlarındaki hayvan ve insan figürlerinin birleştiği teriantroplar, canavar kafalı ve toynaklı insanlar, insan elli ve kalkanlı canavarlar, mitoloji, gelenek… Hayvanlarla insanların dünyasını birleştirmeye yönelik kadim ve samimi arzunun varlığını kabullenmek, dönüşme tutkusunu da anlamlı kılıyor. Sorgulamaya buradan başlamak gerektiğini savunuyor yazar.

Foster, insan ve hayvan dünyasını birleştirme arzusunu en iyi anlayanların çocuklar olduğunu söylüyor: “Köpek kostümleri giyer, yüzlerini kaplan gibi boyar, uyurken oyuncak ayılarına sarılır, odalarını hamsterlarıyla paylaşırlar. Anne ve babaları onlara insan kostümlü hayvanların hikayelerini okur uyumadan önce. Tavşan Peter ve Puddlepuck yeni teriantrop şamanlarıdır onların.”

“Porsuklar Filozoftur!”

Arzusunun izini süren Charles Foster, ilk olarak porsuk olmayı deneyimleyecek, devamında da diğer vahşileri. Yalnızca toprağın altında yaşamak, solucan yemek değil deneyimin sınırları, porsuğun benlik hissini ve muhakemesini gözlemleyecek deneyim boyunca. Kitabın sürprizlerini çok da bozmadan, porsukla ilgili bir gözlemini paylaşayım: “Porsuklar filozoftur. Yaşanılası hayata dair bir fikirleri vardır, bu da o hayatı yaşaması gerekli bir benliğin de olduğu anlamına gelir.”

Şaşırtıcı, sahici, arada da fazlasıyla matrak bir kitap Hayvan Olmak. Yazara göre tüm sorumluluk sahibi ebeveynler, çocuklarının sütüne biraz solucan katmalı, astım ve egzamayı engelleyeceği gibi gelecekteki olası bir Hint yemeği zehirlenmesi ihtimalini de ortadan kaldıracağını söylüyor bu ufak eklemenin.

En nihayetinde kitabın özeti, Hayvan Olmak’ın anlamı şu: Kendini vahşi tabiattan daha büyük, daha ileri, onun yüksek bir modeli, evrimin doruk noktası zanneden insanın, inin içinde uykusuz, ağzında solucan tadıyla kıvranışı çok öğretici, kitap en çok da bunun için okunmaya değer.

Yeni Bir Dil

Bir diğer altın ders: İnsandışı bir hayvanla hakiki iletişim kurmayı başarabildiğinde, insan ilişkileri için de umut taşınabileceğini savunuyor Foster. Tanımak ve tanınmak için pençe atmanın, yerde sürünmenin, suyun dibine dalmanın hiç de kötü bir fikir olmadığına ben kendi adıma ikna oldum.

Charles Foster’ın samimi açılışından söz etmiştim yazının başında, kitabın sonunda amacına ulaşıyor yazar, yeni sorular da türeterek. Toprakla daha anlaşılır bir dilden konuşmak isteyen Foster’ın rehberliğinde okur da yeni bir dil öğreniyor.

Son olarak, Charles Foster’ın teşekkür bölümündeki sözleri kitabın en güzel sürprizlerinden biri oldu. “Kaynakça ve Teşekkür genellikle iki ayrı bölümdür. Öyle olmaları bana garip geliyor, bir insanın kendisi ve okuduğu kitaplar arasında net bir ayrım yapabilmesi mümkün mü, bilmiyorum. Herhangi birine bir konuyla ilgili fikrini ve bilgi dağarcığını sorduğumda, verdikleri cevap okudukları her şeyden beslenir. O yüzden, burada insanlar ve kitaplar eşit derece önemlidir.”

Hayvan Olmak’la tanıştığınıza memnun olacaksınız.

  • Hayvan Olmak
  • Bir İnsanın Hayvana Dönüşmesinin İzini Sürmek
  • Yazar: Charles Foster
  • Çeviri: Ece Bulut
  • Baskı Yılı: Eylül 2016
  • Sayfa Sayısı: 238 Sayfa
  • Yayınevi: Kolektif Kitap
Nazlı Berivan Ak

Nazlı Berivan Ak

Nazlı Berivan Ak, 1982 yılında Ankara'da doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Eskiçağ Dilleri Kültürleri Bölümü Klasik Filoloji lisansının ardından aynı bölümde Latince ve Eski Yunanca yüksek lisans derecesini aldı. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi Anabilim Dalı'nda doktora çalışmasını sürdürüyor. Flavius Josephus'un Contra Apionem adlı apoloji metnini antisemitizm bağlamında incelediği yüksek lisans tezinin ardından, doktorada erken dönem Anadolu Hristiyanlığı ve Kapadokya Babaları'nı çalışıyor. 2009 yılından bu yana April Yayıncılık'ta editörlük görevini yürütüyor, Eski Yunanca, Latince ve İngilizceden çeviriler yapıyor, çeşitli gazete ve dergilere metin incelemeleri yazıyor, reklam yazarlığı yapıyor.
Nazlı Berivan Ak

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *