Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Boşlukların Tanrıları ya da Başlangıç

0

Dan Brown adını kitap okuyan, yeni çıkan kitaplara ilgi duyanlar dışında da kalabalık bir kitlenin bildiğine kuşku yok. Popüler ve çoksatar kitaplar arasında; okunabilir, eli yüzü düzgün, iyi zaman geçirten, mantık olarak çok sıkıntı yaşamayacağınız örneklerin başında geliyor.

Birkaç yıl önce biraz mecburiyetten başlamış oldum Dan Brown kitaplarını okumaya. Yurt dışına gidiyorduk ve henüz e-kitap diye bir güzelliği keşfetmemiştim. Kitaplıktan elime geçen küçük boydaki kitapları attım çantaya. 2012 yılında yayımlanan Melekler ve Şeytanlar kitabına o yolculuk sırasında başladım. Anlattığı konu ve meselesi hakkında herhangi bir fikrim olmadan. Kitap, Roma ve Vatikan’da geçen bir hikâyeyi anlatıyordu ve tesadüfe bakın ki benim de yolculuğum oralaraydı. Başka kaynaklardan çalışarak gittiğimiz gezide bir de Melekler ve Şeytanlar gezisi yapmış olduk. Zararını görmedik.

KitapEki
KitapEki

Da Vinci Şifresi, İhanet Noktası, Dijital Kale, Kayıp Sembol ve Cehennem adlı diğer romanlarını; kafam çok bozuk olduğunda, ülkenin sıkıntıları bunalıma sürüklediğinde, bu sıkışıklığa karşı elimden hiçbir şeyin gelmediği zamanlarda okudum. Profesör Robert Langdon’la birlikte anagramlar, şifreler çözmek, fibonacci dizilimi üzerine kafa yormak, bahsettiği sanat eserlerinin, mimari yapıların fotoğraflarına bakmak gerçeklikten kısa süreli de olsa uzaklaştırdı ve kendimi hep iyi hissettirdi.

Başlangıç’ta Ne Vardı?

2017 yılının Ekim ayında Altın Kitaplar’dan yayımlandı Başlangıç. Robert Langdon’un öğrencisi ve daha sonrasında dostu, arkadaşı olan Edmond Kirsch’ün üç dinin temsilcileriyle buluşmasıyla açılıyor roman. Buluşma yeri olan Montserrat Kütüphanesi, ömrünü yalnızca tanrıya adamış keşişlerin girebildiği, Hristiyanlarca ‘kutsal’  kabul edilen bir mekân. Piskopos Antonio Valdespino, Haham Yehuda Köves ve Ulema Seyyid el-Fadıl görüşmeye katılan din adamları.

“Antik insanlar çevrelerinde anlayamadıkları boşluklar oluştuğunda bunları tanrılarıyla kapatırlardı. … Doğal dünyayı anlayışımızdaki boşluklar kapandıkça tanrılarımız da azalmaya başladı. … Mesela gelgitlere Ay döngülerinin sebep olduğunu öğrendiğimizde artık Poseidon’a ihtiyacımız kalmamıştı. Biz de cahiliyet devrinin saçma bir efsanesi olarak onu rafa kaldırdık.”[i]

Edmond Kirsch, buluştuğu din adamlarına hizmet ettikleri din ve tanrının aslında insanlar tarafından ‘boşlukları’ tamamlamak için ortaya çıkarıldığını, çünkü artık bir ‘ boşluk’ kalmadığını açıklar. Bu bilgiyi bir ay kadar sonra tüm dünyayla paylaşacaktır. Çünkü insanlığın başlangıcına dair teologların dikte ettirdiklerinden farklı somut kanıtlara ulaşmıştır.

Edmond, tüm dünyanın tanıdığı bir bilgisayar uzmanı, mucit; robotik bilim, beyin bilimleri, yapay zeka konularında geleceğe dönük fikir ve projeleri olan, buluşlar konusundaki öngörüleri genellikle doğru çıkan, fütürist bir bilim insanıdır. Aynı zamanda Langdon’la konuşmaktan hoşlandığı yegâne başlık  olan sanat alanında da ortalamanın epeyce üzerinde bilgiye ve zengin koleksiyona sahip bir milyarderdir.

Nereden Geldik? Nereye Gidiyoruz?

Robert Langdon, kendisi gibi bir klasikçiyi, Bilbao’daki Guggenheim Müzesi’nin dünya dışı gibi görünen yapı bozumcu atmosferine çağıran Kirsch’ün çağrısına onun neyi açıklayacağını merak ederek gider. Tıpkı hem Müze’ye davet edilen seçkin konuklar hem de internet üzerinden izleyen milyonlar gibi.

Sunum; Nereden Geldik? Nereye Gidiyoruz? başlığını taşımaktadır. Langdon’a etkinlik ve tüm macera boyunca kulaklık aracılığıyla Winston adlı bir rehber yarenlik yapacaktır.  Guggenheim Müzesi’nin müdürü ve aynı zamanda İspanya veliahdının nişanlısı Ambra Vidal da roman boyunca Profesör ’ün yanında yer alır.

Edmond Kirsch’ün teknolojinin nimetlerinden ve cebindeki milyarlardan yararlanarak yaptığı sunum sırasında yaşanan suikast romanın düğüm noktasıdır. Kim ve neden yapmıştır bu suikastı? Kimin daha çok işine gelmektedir?

Dan Brown diğerlerinde olduğu gibi Başlangıç romanında da birkaç ipucundan yola çıkarak; narin, akıllı ve entellektüel bir kadından yardım alarak çözümü bulduruyor Langdon’a. Robert Langdon katil tarafından karanlık ve dar mekanlarda sıkıştırılıyor, yükseklerden aşağılara doğru bakmak zorunda bırakılıyor. Dakikalarla yarışıyor, saniyeleri yeniyor. Edebiyatçılara selam duruyor. Mimarların kule ve kubbelerine şapka çıkarıyor. Pagan esintili katedralleri, doğrudan mason göndermeli heykelleri işaret ediyor. Kuş uçuşu küçülen dünyamızda bahsedilen yerleri görmek için okuyucuda motivasyon yaratıyor.

Tüm roman boyunca evrim teorisini, tanrı kavramını ve tanrıyı, dinleri, dinlerin çıkış gerekçesini tartışıyor, tartıştırıyor. Bu denli popüler bir yazarın bunları tartıştırması önemli elbette. Yine de ince bir çizgide durmayı başarıyor Brown. Durmamayı başardığı bir dünya mutlaka daha iyi bir dünya olacaktır.

Roman okuduğunu unutan okuyucunun Edmond Hirsch acaba ne bulmuştu sorusunu yanıtlayabilecek onlarca kitap var. Umuyorum onları arar ve bulur “basiretli okuyucu”.

Not: Başlangıç kitabı için Türkiye’den Petek Demir İncek’in de aralarında olduğu çevirmenlerin; iletişimin eksik bırakıldığı, kişisel eşyaların ve telefonların alınmadığı, dışarıyla herhangi bir irtibatın sağlanamadığı bir kampa alındığı söylentileri var.

Romanın sonundaki Resimler kaynakçasında Türkiye edisyonunu düzenleyen yayımcılar, İngilizce kaynak metin hazırlık aşamasında ellerinde olmadığından –onlar söylemiyorlar ama bence bir garabettir– “Resimler”[ii] dizisinin İngilizce versiyona göre numaralandırıldığını belirtmişler. Kitaptaki kimi göndermeleri, resimleri Türkçe okuyucunun anlaması için Amerikalı okuyucuya göre hayli fazla çaba harcaması gerekiyor.

Yayıncılar korsanla baş etmek için çeşitli yollara başvururlar. Her ne kadar bu örnekte biraz ifrata kaçılmış olsa da.

Peki, ne oldu bu kadar sakınmanın sonucu? Türkiye’de, Başlangıç romanının hem bandrollüsü hem de korsanı neredeyse aynı anda piyasaya çıktı. Ortada inanılması güç bir durum var. Garip ama maalesef gerçek.

 

[i] Başlangıç; Dan Brown; sayfa 99
[ii] Resimler; sayfa 534

  • Başlangıç
  • Yazar: Dan Brown
  • Çeviri: Petek Demir İncek
  • Türü: Polisiye
  • Baskı Yılı: Ekim 2017
  • Sayfa Sayısı: 534 Sayfa
  • Yayınevi: Altın Kitaplar
Güzella Bayındır
Takip için

Güzella Bayındır

Akıntıya Karşı Aziz Nesin;
Akıntıya Karşı Orhan Kemal;
Akıntıya Karşı Behice Boran-Tek Başına Bir Koro belgesellerinin yapıcısı SineGöz Film Atölyesi'nin üyesi.
Belgeseliyle aynı ada sahip Behice Boran kitabının yazarı.
Zela'nın annesi.
Okur, yazar, düşünür, gezer.
Güzella Bayındır
Takip için

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *