Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Camus’un aşk mektupları yayınlandı.

0

Fransız yazar Albert Camus ile İspanyol oyuncu Maria Casares’in yıllarca birbirlerine yazdıkları aşk mektupları yayınlandı.

Fransız edebiyat tarihinin en büyük aşk hikâyelerinden birisi olan Nobel ödüllü Fransız yazar Camus ile İspanyol oyuncunun 13 yıl yaşadıkları ilişki boyunca birbirlerine yazdıkları 860’dan fazla tutkulu mektupları, yazarın piyanist ve matematikçi eşi Francine Faure’dan olan kızı Catherine Camus tarafından yayımlandı.

KitapEki
KitapEki

İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın Fransa’yı işgal etmesi sonrası Direniş hareketine katılan ve bu dönem boyunca birden fazla hayat yaşayan Camus, Casares ile yaşadığı aşk sırasında piyanist ve matematikçi Francine Faure ile evliydi.

Catherine Camus, 1300 sayfalık kitabın önsözünde, “Mektupları dünyayı daha büyük ve daha aydınlık bir yer haline getirdi; hava çok daha hafif çünkü birbirlerine yazdıkları gerçekti” ifadesini kullandı.

Casares ve Camus, 6 Haziran 1944’te işgal altındaki Fransa’yı kurtarmak için müttefik devletlerin Normandiya Çıkartması’nı gerçekleştirdikleri gün Paris’te tanıştı.

Camus’nün ‘Yanlışlık’ isimli oyunun provaları sırasında yakınlaşan çift ilk kez öpüştüklerinde Fransız edebiyatçı 30, İspanyol oyuncu 21 yaşındaydı.

Habertürk’ün haberine göre, Camus, Nazi işgali altındaki Paris’te yeraltından çıkardığı Combat isimli bir derginin editörlüğünü yaparken, Gestapo’ya yakalanmamak için adeta ölümcül bir kedi fare oyunu oynuyordu.

Camus, eşini tercih etti

Paris’in Nazi işgalinden kurtulması sonrası ise Camus’nün eşi Faure’un kente gelişi ve ardından İspanyol oyuncunun yazara verdiği ültimatom sonucu ilişkileri sonlandı. Fransız yazar her ne kadar evliliğe inanmadığını belirtse de eşini seçti. Üzerinden bir sene geçmeden ikiz çocukları Jean ve Catherine’nin doğmasına rağmen edebiyatçının sadakatsizliği yüzünden eşi Francine depresyona girdi.

“Sensizken ölmek istiyorum”

Eşinin depresyonuna karşın Camus daha çok kendi kırık kalbi ile meşguldü. Ayrılmalarından sonra yazar, Casares’e yazdığı bir mektupta “Kafamı çevirdiğim her yerde geceyi görüyorum”, “Sen yokken gücümü kaybettim, ölmek istiyorum” demişti.

İlk karşılaşmalarından 4 yıl sonra, ikilinin yolları Paris’teki Saint-Germain Bulvarı’nda bir kez daha kesişti. O tarihten sonra Camus ve Casares ikilisi 12 sene boyunca neredeyse her gün birbirlerine mektup yazdı.

Genellikle günlük hayatlarını anlattıklarında mektuplarında, bazen işlerinden, arkadaşlarından söz ediyorlardı, ancak çoğunlukla aşk içerikliydi mektupları… Camus, İspanyol oyuncuya ‘küçük martım’, ‘kara alabalığım’, ‘lezzetlim’ diye hitap ediyordu.

“Olduğum yerde duramıyorum. Yatak odanın kapısını kapattığın anı hayal ediyorum sürekli. İçim içime sığmıyor, her şey yanıyor; ruhum, bedenim, dışım, içim, kalbim, tenim… Anlıyor musun? Gerçekten anlıyor musun?” diyordu.

Fransız yazarın kızı Catherine Camus, ikilinin “karşı konulamaz” bir aşk yaşadığını, Casares’in sahne ve ekranla nasıl “delicesine meşgul” olduğunu ifade ediyor.

İkili, Camus’nün ‘Adiller’ isimli oyununun hazırlıkları sırasında 1949 yılında yine birlikte çalışsa da, çoğunlukla ayrılardı.

Fransız yazar 1957 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandığında Casares Arjantin’de tiyatro turnesindeydi. Kendisine hemen bir telgraf çeken Camus “Seni hiç bu kadar özlememiştim. Senin Alonso’n” yazmıştı.

‘Son Mektup’tan’ dört gün önce Camus hayatını kaybetti

Edebiyatçının son mektubu ise, 46 yaşındaki ölümünden dört gün önce 30 Aralık 1959 tarihine denk geliyor. “Son mektup” diye kaleme aldığı o yazısına niçin öyle bir isim verdiği hâlâ bilinmezken, birbirlerini görmeden önceki son mektup ya da yılın son mektubu olabileceğine dair ihtimaller bulunuyor.

Mektubunda Camus, Fransa’nın güneyindeki Provence bölgesindeki aile evi Lourmarin’den tren yolu ile Paris’e döneceğini yazmıştı. “Yakında görüşürüz fevkaladem. Seni tekrar görme fikrinden dolayı o kadar mutluyum ki, bunu yazarken kendi kendime gülüyorum… Tekrar başlayacağımız Salı gününe denk seni öpüyor ve kucaklıyorum” demişti.

Camus Paris’e hiçbir zaman dönemedi. Yayıncısı Michel Gallimard’ın kullandığı spor otomobilin bir ağaca çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybetti. Yayıncısı ise altı gün sonra hayatını kaybetti.

1996 yılında 74 yaşındayken hayatını kaybeden İspanyol oyuncu Casares, Fransız yazarın ölümünden sonra, arkadaşı ve Roman şarkıcı Andre Schlesser ile evlendi.

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *