Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Dersim’in Bitmeyen Vedası

0

Dersim’in acıyla yoğrulmuş coğrafyasında yürüyen iki gencin ayak sesleri ile başlıyor Bitmeyen Veda.

Murat Kahraman, 2019 yılının ilk ayında okuyucuyu, ikinci romanı olan Bitmeyen Veda ile selamlıyor.

Bitmeyen Veda, yazarın ilk romanı olan Çığlık ile geçmiş, adalet, vicdan ve insan sorgulamalarıyla oldukça kesişmekte. Okur bu defa mevzubahis sorgulamaları Partizancı iki gencin intikam ve adalet arayışına dayalı yolculuğunda izliyor. Adilin, zalimin, haklının, haksızın, kurbanın ve katilin kim olduğuna dair bir dizi soruyu içinde barındıran Bitmeyen Veda; geçmişi silkeleyerek bize unuttuklarımızı tekrar hatırlatıyor.

Say Yayıncılık

Öfke ve sağduyunun mücadelesi

İntikam ve öfke arasındaki savaşı şimdilik sağduyu kazanmıştı. Yarını kimse bilmiyordu. Yaptığı her şey belki de lüzumsuz bir cevaptı. Belki de hayat onu sorumluluk taşımakla ödüllendirmişti? Kim bilebilirdi ki?..

Dersim’in acıyla yoğrulmuş coğrafyasında yürüyen iki gencin ayak sesleri ile başlıyor Bitmeyen Veda. Roman boyunca, Cemal ve Şahin’in Doğan Katliamı’ndan sorumlu tuttukları Çino’yu bulma ve onunla hesaplaşma sürecine tanıklık ediyoruz. Bu süreç, onlar için hem bireysel anlamda hem de bağlı bulundukları örgütün değerleri açısından oldukça önemli ve kafa karıştırıcı. Özellikle, Cemal’in neredeyse tüm ailesinin ölümüne sebebiyet veren katliam, bir yandan içlerindeki intikam arzusunu perçinlerken bir yandan da kafalarındaki adalet ve etik kavramlarıyla mücadele etmelerine yol açıyor. Asıl amaçları Çino’yu Dersim halkının önünde adil bir biçimde sorgulamak olsa da, zaman zaman içinde kayboldukları öfkeleri ile hesaplaşmaya çalışıyorlar yol boyunca.

Kurban kim, katil kim?

Fakat Bitmeyen Veda’da işlenen yalnızca Cemal ve Şahin’in Çino ile hesaplaşması değil elbette. Yolculukları boyunca karşılaştıkları insanlar, kurdukları diyaloglar ve zihinlerine geçmişten çakılmış hatıralar vesilesiyle Dersim’in tarihine tanıklık ediyoruz. Yıllar boyu süregelen çatışmalar, örgütler, ölümler ve mücadeleler çerçevesinde sivil halkın yaşadıkları, yaşamak durumunda bırakıldıkları da bir bir gözleri önüne seriliyor okuyucunun. Umudun -titrek dahi olsa- ışığının, acıların bıraktığı öç duygusuyla çarpışmasını ve ertesi güne uyanabileceğinden emin olmayan insanları görüyoruz. Yoksulluklarıyla ve acılarıyla eş değerde çaresiz insanları…

“Kutsal iki uçurum arasında
yarılan bir dere yatağıyım bugün.
Birbirini tanımayan iki nehrin ortasındayım
biri adımı bilmiyor
bir diğeri beni hatırlamıyor.
Şimdi
umudu hangi ırmak kendi yatağına çeker ki?
Lakin
donmuş bir zamanın sinesinde
kim
umudun gölgesine yaslanır ki?”

Bitmeyen Veda, çoğunlukla diyaloglarla ilerleyen çok katmanlı bir roman. Dersim Katliamı, Cafer Atan’ın öldürülmesi, ölüm oruçları, cezaevlerindeki işkenceler, örgüt çatışmaları… Her birini romanın akışına dahil ederek işliyor yazar. Böylece okuyucu, Dersim coğrafyasının neredeyse bir asırlık tarihinde bir yolculuğa çıkıyor. Belki de bu sayede, bazı şeylerin aslında sürekli tekrar ettiği ve geçmişle bugün arasında nelerin hiç değişmediği gözler önüne konmuş oluyor. Acının, zulmün ve koşulların tarifi de aynı hâlen, tezahürü de. Hâlen bugün erken, yarın çok geç.

“Çino’yu sorguladığı günden beri, içindeki seslerin ahenginde dengesizlik olduğunu fark etti. İçine çöken lanetle hesaplaşmazsa içindeki seslerin ahengini kaybedeceğinden korktu. İçindeki lanetle hesaplaşmak için o gecenin erken, yarın ise geç olacağını mırıldandı.”

Farklı hayatlar, ortak umutlar

Bitmeyen Veda’da sorgulanan en önemli değerlerden biri de umut. Cemal ve Şahin’in yolculukları boyunca uğradıkları duraklarda karşılanmaları, yakınlarıyla geçirdikleri kısacık vakitler ve gördükleri bağlılık belki de onları bu denli ayakta tutan. Şare’yle Cemal’in, tüm koşullara rağmen içlerinden söküp atamadıkları aşkları da umudun en büyük örneklerinden biri.

Kahraman’ın bu hususta dikkat çektiği bir diğer nokta ise, umudun bambaşka hayatlara sahip insanları bir arada tutuşu. İçinde bulundukları örgüt ve amaçları aynı olsa da birbirlerinden çok farklı geçmişlerden ve yaşam koşullarından gelen karakterlerin cümlelerinden, hayata bakışlarından anlıyoruz bunu. Ortak umutları ve acıları bir tutuyor onları. Cemal’in Şahin’e kurduğu bu cümle, tüm bunların bir özeti niteliğinde: “Kalk gidelim yoldaşım. Haksızlık yaparak haklı çıkacağımıza, umudumuzla birlikte haklı kalarak yanılalım!”

  • Bitmeyen Veda
  • Yazar: Murat Kahraman
  • Türü: Roman
  • Baskı Yılı: Ocak 2019
  • Sayfa Sayısı: 400 Sayfa
  • Yayınevi: Sancı Yayınları

Latest posts by Ege Ertan (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *