Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Enis Batur’da Okur ve Yazar Olmak: Basit Bir Es

0

Düşünün: Bir yazar, dilini bilmediği uzak bir ülke coğrafyasında trendedir. Bir taşra istasyonundan binen yolcu karşısına oturur ve onun kitabını çıkararak okumaya başlar.

Düşünün: Bir yazar, dilini bilmediği uzak bir ülke coğrafyasında trendedir. Bir taşra istasyonundan binen yolcu karşısına oturur ve onun kitabını çıkararak okumaya başlar. Sizce böyle bir olasılığın gerçekleşme şansı nedir? Bu durumda yazarın ruh hali ne olur? Enis Batur’un ‘‘Basit Bir Es’‘ kitabında, işte bu olasılık gerçekleşecektir.

KitapEki
KitapEki

Batur kitabına, Italo Calvino’nun ‘’Kitaplarımdan Birini Nasıl Yazdım’’ adlı yapıtından bir alıntı ile başlar: ’’Kitabın içindeki okur, buradaki okur olduğunu iddia etmekte; buradaki kitap, kitabın içindeki kitap olmayı istemekte’’. Kitabı okuma sürecinde, bu alıntının izleri sürekli karşımıza çıkacaktır.

Vagonda onca boş yer varken, trene binen yolcunun gelip karşısındaki koltuğu seçmesi ve kendi kitabını çıkarması, yazarımızda düş gördüğü izlenimi uyandırır. Oysa yazarımız böyle bir sahnenin, daha önce başka bir yazar tarafından yazıldığını bilmez. Acaba o kitabı okumuş olsaydı, ne yapacağı konusunda daha rahat bir karar verebilir miydi? İşte, kitap boyunca okuyucuyu diri tutacak bir merak konusu: O kitabın yazarı kimdir? Böyle bir kitap gerçekten yazılmış mıdır? Her kitabıyla okuyucusunu hep öteye taşıyan Enis Batur, yeni okumalara yönelmek ve yeni izler sürmek için bir neden daha sunar.

Böyle bir rastlaşmayı aklından hiç geçirmemiş bir yazarın hayal gücünün kısıtlı kaldığını söyler Enis Batur. Buradan yola çıkarak yazarın tedirginliklerini, beklentilerini ve onun da okur karşısında heyecanlanıp zayıf düşebileceğini dile getirir. Tren ilerlerken, kendini tanıtmakla tanıtmamak arasında bocalar.

Şimdi aynı mekanda hem yazar, hem okur ‘’farklı zaman algısı’’ içindedir. Okur bulunduğu ortamdan kitapla soyutlanmışken, yazar düşünür: Yazar ve okur arasındaki ilişki, tanışmayı ve ayrı bir samimiyeti gerektirir mi? Belki yazarla okurun birbirlerine katacakları çok şey vardır; belki de düş kırıklığı beklemektedir onları. Enis Batur böylece, yazar ile okur arasındaki ilişkinin boyutlarını da tartışmaya açar: Okur, yazarın mı yoksa yazdıklarının mı dostudur? İşte kitabı değerli kılan bir tartışma konusu daha.

Kuşağının çoğu yazarı, hem bir ‘‘erişilmezlik efsanesinin’’ ardına sığınıp, gizliden gizliye de okur nasıl birisi diye heyecanlanırken; yoksa kendisi de hem okurunu, hem de onun kafasındaki yazar imgesini merak mı ediyordu? Peki, bu imgenin oluşmasında yazarın sorumluluğu neydi? Enis Batur, yazarın sorumluluğunu kitapta şu cümlelerle kaleme alır: ‘’İmgenin oluşmasında küçük ya da büyük oranda pay sahibisin doğal olarak, ama üslubun, ama yaklaşımların, belki toplumsal varlığın, belki duruşun imgeni yoğurmuştur-kuşku yok ki tümü’’.

Bütün bunları düşünürken, belki de yolcuyu kendi haline bırakıp karşısına çıkmamak gerekir. Suskunluğunun, ileride bir hayıflanmaya dönüşeceği endişesiyle yazarımız, tren gibi makas değiştirdiğini hisseder. Bir başlangıç cümlesi yakalayabilse konuşacaktır. İçindeki iki kişilikten birisi herhangi bir hamleden kaçınırken, diğeri ne yapacaksan yap artık der. Belki iki seçenekte de içindeki ‘’ukde kataloğuna’’ bir yenisi eklenecektir. Oysa ’’hayat şimdiki zamanlardan oluşmuştur’’ ve bu kitap yazar için ‘’bir çeşitlemenin ürünüdür’’. Çeşitlemenin tohumunu merak mı ettiniz? İşte onu kitapta bulacaksınız.

Enis Batur kitabına Calvino’dan bir alıntı ile başlamıştı. Biz de yazımızı Calvino’nun aynı kitabından bir alıntı ile bitirelim: ‘’Her okur tarafından okunmuş kitap, her zaman bir başka kitaptır. Okur, okuduğu her kitapta bir başka okurdur’’.

  • Basit Bir Es
  • Yazar: Enis Batur
  • Türü: Roman
  • Baskı Yılı: 2015
  • Sayfa Sayısı: 84 Sayfa
  • Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *