Responsive banner image
DeliDolu
 

Ev Ödevi Veren Şiirler

0

Enis Batur’un “Doğu-Batı Divanı”ndan sonra yazdığı “Yanık Divan” içeriğiyle Batı’ya dönük yüzüyle aslında tam bir “Enis Batur Divanı”

“Şair araştırır” diyor Enis Batur Melih Cevdet Anday için. “Şair neyi araştırır? Yalnızca bilgisel bir araştırma değil aynı zamanda şiiri nasıl yazacağını araştırır? “ diye de ekliyor Melih Cevdet için bir konuşmasında. Enis Batur da bir araştırıcı yazar ve şairdir. Araştırdığını, bildiğini, bilgisini şiirine aktarır. Bu aktarım yalnızca yazım olarak değil bilgisel anlamda da olduğunu hemencecik ekleyeyim. Enis Batur şiiri yalnızca şairi değil okuru da araştırmaya zorlayan bir şiirdir. Bu araştırmalar belki her şiir de belki de her dize de okurun karşısına çıkar. Okur Enis Batur şiirlerini okuduğunda bir “mösyö” tavrı hisseder. Bunu hissetmesinde şiirinde kullandığı bolca yabancı,  özellikle de Fransız isimleri, yer adları olması rol oynar. Okur bu tavrı görse de o tavrın arkasında çok emeğin çok işçiliğin olduğunu fark eder ve bu emeğe bu bilgiye ve mösyö ’ye şapka çıkararak saygıyla selamlar. Bu bilgiye saygıdır. Hatta bu durumu “Epigrafya” adlı şiirinde kendisi söyler;

KirmiziKedi_3


…Görüyor herkes
Türkçenin sana yetmediğini: Lingua
Franca’dan çekiyorsun kovayla, hızını
Alamayıp Esperanto’nun geçmiş zaman
Kipini hiçesayan fiillerine başvuruyorsun.

Enis Batur şiiri okuru çalıştırır. Her şiirinde araştırması için okuruna bir dize bir kelime bir isim ile ev ödevi verir. Okur bu ödevi yapmak zorunda kalır. Eğer ödevini yapmaz ise, o şiir ırmağını ve aktığı denizi asla bilemez sularında yüzemez boğulur. İşte Enis Batur şiiri böyle bir şiirdir.

Sonbaharın hemen başında Kırmızı Kedi yayınlarından çıkan “Yanık Divan” Enis Batur’un “Doğu-Batı Divanı”ndan sonra çıkardığı başka bir divandır. Aslında bu kitap bir yerde “Enis Batur Divanı” dır.  Çünkü biraz önce şiiri için söylediklerimin hepsi bu kitapta mevcuttur.

“Yanık Divan” ın sayfalarında gezdiğinizde adeta Paris’in sokaklarında geziyor bulursunuz kendinizi. Hem de yalnız değilsinizdir  bu gezinti de.Paris’in kuzeyi bölgesindeki Villepente’de Eliot ile zaman geçirirken, Rue Amyot’ta Providence filminin görüntü yönetmenine yanardöner kelimesini anlatmaya çalışırsınız.Rue Mouffetard’ta başıbozuk bir caz triosu ile sokakta caz yapıp, hızınızı alamayıp Fransanın güneyine Villa Saint Louis’de şarap içerken bulursunuz kendinizi…Yalnızca Fransa coğrafyasında değil Floransa’nın ünlü köprüsü “Ponte Vecchio” üzerinde Vergilius ile Arno nehrini seyredip, İstiklal Caddesinde Samih Rıfat’a poz verebilirsiniz. Neuchatel’de Yüksek Fizik Okulu’nun bahçesinde ot kokusunu derin derin içinize çekip, tungsten telinin uzama katsayısını hesaplamaya çalışırsınız.Dedim ya kitabın her sayfasında tanıdık kişi ve kişilerle karşılaşıyorsunuz. Puşkin ile Prömiyer lig de beraber maç seyredebilirsin, Osip Mandelstam, Aristo, Schopenhauer ile beraber hangi saat doğru diye tartışabilirsin.(Ülkemiz için güncel bir konu), Costeu ile beraber yazı masasının çekmecelerinde kirpi arayabilirsin. Weber’in uzun eserlerinde gırtlağınızı öksürerek temizleyip, Bulgakov’un İtalyan mı yoksa Rus olduğuna dair fikirleri Picasso ile beraber alt alta bir tuale yazabilirsiniz. Enis Batur şiiri böyle bir şiir… İçinde coğrafya, fizik, sosyoloji, mimarlık, gibi değişik disiplinlerin bir arada olduğu bir şiir.Enis Batur şiirini hele de “Yanık Divan” kitabına başlamadan önce okur olarak yanınıza atlas, tarih kitabı hatta ansiklopedi alın diyeceğim ama günümüzde “Google” var. Bilgisayarınız hemen yanı başınızda olsun ki rastladığınız yerlerin nerede olduklarını hikâyelerini, isimlerin tanımların ne olduklarını hemen sorup öğrenerek okuma yolunuza devam edin. En azından ben öyle yaptım.

Dedim ya, Enis Batur şiiri okuru çalıştırır, araştırmaya sevk eder. Ne yazık ki çoğumuz araştırmayı sevmez ve ev ödevini de yapmaz. Bu nedenle Enis Batur şiirini okuyamaz.Maalesef sırf bu yüzden Enis Batur şiirinin okuru da fazla değildir.

Yok, yanlış söylüyorsun, öyle değil mi diyorsunuz? O zaman ”Hemangiosarcome” nedir? Kitabın 68.sayfasındaki “Haber” şiirinde geçiyor bu kelime. Alın bu da size benden bir ödev.

  • Yanık Divan
  • Yazar: Enis Batur
  • Türü: Şiir
  • Baskı Yılı: Eylül 2016
  • Sayfa Sayısı: 106 Sayfa
  • Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi
Fatin Hazinedar

Fatin Hazinedar

15 Mart 1965 tarihinde Fatsa Bolaman’da ailenin üçüncü ve son numarası olarak doğdu. Orta öğrenimini Fatsa Bolaman’da tamamladı. 1987 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliği bölümünü bitirdi. Çocukluğu babasının manifatura dükkânındaki kumaşların, denizin ve fındık bahçelerinin içinde geçer. İleri de yazacağı şiirlerinde deniz imgesinin bolca oluşu şairin denizle büyümesinden kaynaklanmaktadır. Şiirleri başta Evrensel olmak üzere Adam Sanat, Milliyet Sanat, Düşlem, Poetik Us, Yeni Biçem, Mozaik, Yine Hişt gibi dergilerde yayımlanır. 1995 Yılında Rıfat Ilgaz Şiir ödülünde “Aşk-ı Salacak” adlı dosyası övgüye değer bulunur. Ayrıca çeşitli dergi ve gazetelerde de denemeleri çıkar. Kendi deyimiyle fındıkkabuğu ile yola çıktığı şiir denizinde kendisine Kerempe’den Rıfat Ilgaz feneri yol gösterir. Yanında Nazım Hikmet, Orhan Veli, Cemal Süreya gibi can simitleri vardır. Aşk-ı Salacak adlı Çınar Yayınları tarafından yayımlanmış bir şiir kitabı bulunmaktadır.
Fatin Hazinedar

Kolektif Kitap
Paylaş

Cevap Yazın