Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Ex Libris

5

 

İlk kez 15.Yüzyılda Güney Almanya’da kullanılan Exlibris 1574’de Almanya’dan Fransa’ya, oradan İngiltere’ye ve tüm Avrupa’ya yayılmıştır.

KitapEki
KitapEki

Özgür ansiklopedi Vikipedi’nin “kitapseverlerin kitaplarının iç kapağına yapıştırdıkları, üzerinde adlarının ve değişik konularda resimlerin yer aldığı küçük boyutlu grafik çalışmalardır.” diye bahsettiği Exlibris ile ilk tanışmam 2000’li yılların başına rastlar..

Beyoğlu Karşı Sanat’ta düzenlenen sergide Uluslararası Exlibris Yarışmasına katılan yüzlerce eser sergilenmiş, bir kitap kapağından daha küçük boyutlarda tasarlanan bu siyah-beyaz grafik sanatına hayran kalmıştım.

Şimdilerde bir sanat ve koleksiyon aracı haline de gelen Exlibris esas itibariyle “… nin kitabı”, “… nın kitaplığından”, “…nin kütüphanesinden” anlamına gelmekte..

Üzerinde taşıması gereken önemli bir özellik de; sahibinin kişisel beğenilerini, karakterini, mesleğini, ünvanını, lâkabını, sembolünü vs. yansıtması..

ex1

A. Loning. Das spanische Volk. Hannover

İlk kez 15.Yüzyılda Güney Almanya’da kullanılan Exlibris 1574’de Almanya’dan Fransa’ya, oradan İngiltere’ye ve tüm Avrupa’ya yayılmıştır.

“1450 yıllarında “Igler” / Kirpici ” takma adıyla bilinen Alman papaz Johannes Knabensberg için yapılan ve çayırdaki çiçeği ısıran bir kirpinin resimlendiği Exllibris ilk örnek sayılmaktadır. Exllibrisin üst kısmında bir şerit içinde “Hanns Igler, kirpi sizi öpebilir” (Hans Igler das dich ein Igel kuss) sözcükleri yer almaktadır.

Buradaki amaç, kitabı ödünç alan kişiye, kitabı geri getirdiğinde öpücükle ödüllendirilebileceğini, aksi takdirde kirpinin oklarına hedef olacağını espiriyle hatırlatmaktır.

ex2

Siyah mürekkeple yapılmış olan, fakat üzerinden yüzyıllar geçmesiyle kahverengiye dönüşen bu ilk Exlibris, bugünkü standart boyutlardan büyük olup; 19 x 14 cm’dir.”

Hasip Pektaş – Exlibrisin Tarihi Gelişimi

Kendisine ve tarihine ait kısaca verdiğim bilgilerden sonra şunu söyleyebilirim ki; çoğu yerde geçen “Kitabın tapusu”, “Kitabın plâkası” veya “Kitabın kartviziti” tanımları aşırı bir mülkiyet hissi verdiğinden, bana fazla geliyor.

Önceleri sadece kilisenin ve prenslerin elinde bulunan çok değerli el yazması kitaplar için gerekli olan bu mülkiyet hissi, hatta gerekliliği matbaanın icadıyla tek nüsha olma durumunu kaybeden kitaplar için giderek azalmış, bu bağlamda Exlibris de özel bir mülkiyet işareti gerekliliğinden çok, şimdilerde estetik kaygılarla yaratılan bir iletişim aracı, bir sanat ve bir değiş tokuş objesi haline gelmiştir.

Tabii kitap ile, kitap sahibi arasında bir bağ sağladığı, kitap sahibini tanıttığı, onu bir anlamda yücelttiği ve kitabı ödünç alan kişiyi geri getirmesi konusunda uyaran bir tasarım ürünü olduğu, kitabın sahibi olan kişinin kimliğini yansıtan özel bir detay haline geldiği de gerçektir.

Bir zamanlar Albrecht Dürer, Lucas Cranach, Edvard Munch, Kaethe Kolwitz, Emil Nolde, Paul Klee, Pablo Picasso, Oscar Kokoschka gibi ünlü sanatçılar zamanın önemli devlet ve bilim adamlarına ve onların yakınlarına Exlibris yapmışlardır.

Bu yazıyı yazmayı düşündüğüm ve gerekli hazırlıkları yaptığım, araştırmalarda bulunurken Exlibris sanatına gönül vermiş “yudumis” ile karşılaştım.

Yazmayı düşündüğüm Exlibris hakkındaki yazı için mümkünse bu sanat hakkındaki bilgileri sanatçısından, ilk ağızdan almak isteğimi ilettim.

“Konu Exlibris ise, seve seve” yanıtı alınca kendisiyle Karaköy’de buluştuk ve uzun bir söyleşi yaptık.

Burada bu uzun ve güzel söyleşinin tamamından bahsetmeye imkan yok ancak, bu sanatın en güzel ve yudumis’i en heyecanlandıran yanının, Exlibrisin sanatçısına bir mühre sığacak kadar kısıtlı bir alanda, ama özgür bir anlatım olanağı vermesinin yanı sıra, bunun gerçekleşebilmesi için talep edenin kişinin, zaman zaman sırlarını, değer verdiklerini, hayatının en önemli olayını, karakterinin öne çıkan özelliğini, belki kendine bile itiraf etmekten çekindiği bir kişilik özelliğinin kendisi ile paylaşılması olduğunu gördüm.

Bu durumun, sanatçı ile kitap sever arasında özel bir bağ oluşmasına, sırların paylaşılmasına, yeni dostlukların, arkadaşlıkların kurulmasına yol açıyor olması pırıl pırıl parlayan gözlerinden okunabiliyordu.

ex3

 

Ne mutlu çok sevdiği bir işi mesleği haline getirebilene.

Kim demişti “Sevdiğiniz işi yaparsanız, bir gün bile çalışmış sayılmazsınız.” diye..?

Konfüçyüs mü..?

ex4

Not: Yudumis’e facebook ve instagram’dan ulaşılabilir.. mail adresi ise yudumis@gmail.com

Ali Tanrısever

Ali Tanrısever

1958 doğumlu, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu bir Kadıköylü.

İzmir, Bodrum, Ayvalık seferlerinden 22 yıl sonra tekrar doğup büyüdüğü Yeldeğirmeni'ne dönen,

İFSAK üyesi fotoğraf sanatçısı, yazar.

Ağırlıklı olarak kendi blogunda fantastik hikayeler yazar..

Aylık Kültür, Sanat, Edebiyat Dergisi Lemur Dergi’’nin ve
Gamlı Baykuş Dergisinin düzenli yazarı.
Ali Tanrısever

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

5 yorum

  1. Birgen Keşoğlu on

    Exlibris benim de merakım.Ancak ben etiket şeklinde olanları tercih ediyorum zira üzerindeki resim daha net görülebiliyor.Damga şeklindeki olanlar pek öyle değil.

    • ali tanrısever on

      Exlibris her haliyle çok güzel bir uygulama ve çok zarif bir sanat dalı. Ne mutlu kitaplarını Exlibris ile taçlandıranlara..

  2. ali tanrısever on

    Exlibris her haliyle çok güzel bir uygulama ve çok zarif bir sanat dalı. Ne mutlu kitaplarını Exlibris ile taçlandıranlara..

    • ali tanrısever on

      Merhaba Sevgi Yanpar..

      Gerçekten çok güzel bir sanat ve güzel bir işlevi de var ayrıca..
      Bence mükemmel bir armağan da aynı zamanda.
      Kitap sever dostlarımızın yıllarca kullanacakları, kendilerine özel çok değerli bir armağan.

      Sevgi ile kalın..,

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *