Responsive banner image
 

Hasan Ali Toptaş’ın Harfler ve Notalar’ından yazmaya gönül verenlere öğüt niteliğinde 10 alıntı

0

Hasan Ali Toptaş… Diliyle büyüleyen, elinizden tutup değil, sizin kendi elinizden tutup kendinizi anlama hatta belki anlamsızlığın tam ortasına gitmenize olanak veren eşsiz yazarlarımızdan.

Harfler ve Notalar adlı deneme türündeki yapıtı  ise özellikle yazmaya gönül veren herkes için gerek alıntıları, gerek değindiği kaynaklar gerekse yazarının yazarlığa dair görüşleri açısından son derece kıymetli ve başucu kitabı olmayı hak eden kitaplarından biri.

KirmiziKedi__5

11“… bile isteye oluşturulan bu kusurların, metnin öteki alanlarına yayılan zekanın ve ustalığın parıltısını hoş bir şekilde gölgelediğini, gölgeleyince de onları daha görünür kıldığını düşünürüm.”

22“… ayrıntıları birbirine akıl ipiyle sımsıkı bağlardık. Belki daha sonra akıl ipi denen şeyin ne kadar güvensiz ve çürük olduğunu anladık da, yavaş yavaş vazgeçtik bundan.”

33“Bir hikaye nasıl olmalı diye sorulduğunda hep bu benzetmeye başvurulur ve kıdemliler tarafından bize “Tıpkı bir buzdağı gibi olmalı, ancak sekizde biri görünmeli,” denirdi.”

4
4

“… zamana meydan okuya okuya yüzyılların gerisinden süzülerek ilk günkü tazelikleriyle bize kadar ulaşan hikayeler, içlerindeki her şeyi  bir şeye dayandırıp bolca açıklamalarda bulunan hikayeler değil, yapılarında karanlık noktalar barındıran hikayelerdir.”

55“Sevgili çocuklar hikaye kelime kusularak değil, kelime yutularak yazılır.”

66“Yazar metnin içindeki zamanın saatini kendisinin kurması gerektiğini biliyor çünkü ve tedbirini ona göre alıp kalemini ona göre oynatıyor. Yazdığı romanın ya da hikayenin içindeki zamanın hızlı akması gerekiyorsa, çeşitli tekniklerle hızlandırıyor sözgelimi; yavaş akması gerekiyorsa yavaşlatıyor, durması gerekiyorsa durduruyor. Kısacası yazar, gövdesini sarıp sarmalayan dünyevi hızın damlasını bile aksettirmiyor önündeki kağıda.”

77“Bir sayfada, “Benim yaptığım gerçekliği kopya etmek değil, kurmaktır; Flaubert’in tutkusu da buydu: Hiçten bir şey kurmak, eserin dışında bir yere dayanmadan yalnız başına ayakta durabilecek bir şeyler yaratmak,” cümlesinin altını çizmiştim sözgelimi;“

88“… bir romanda ne anlatıldığını ancak kendi sesiyle o roman söyleyebilir bize. Bunu yaparken sesine içindeki sessizlikleri de katar üstelik; ölçülerini ölçüymüş gibi gözüken ölçüsüzlüklerini, mimarisini, ruhunu ve ruhuna el veren öteki ruhların uzak titreşimlerini de katar.”

99“Zaten romanın son cümlesini yazdıktan sonra yazarın söyleyeceklerinin hiçbir hükmü yoktur.”

10

10“Bana göre, bir metin okunurken kesinlikle yazar aradan çekilmelidir. Yazılırken de okur aradan çekilmelidir tabii.”

Dilşad Gündoğan

Dilşad Gündoğan

1992’de İstanbul’da doğdu. İktisat Fakültesi mezunu. Hasan Ali Toptaş’ın “-Desene hayat tekrarlardan ibaret. –Tekrarlardan değil, tekrarların tekrarından…” sözüne istinaden sektöre atılıp kendine yabancılaşmayı reddetti. Açıkçası sektör de onu pek sevmedi. Kitaplar ve müzik en büyük iki tutkusu. Piyanosu Cosimo, kemanı Phantom ve mızıkası Olric ile son derece mutlu. Kitaplarını ödünç verdiğinde uyku uyuyamıyor.
Dilşad Gündoğan

Latest posts by Dilşad Gündoğan (see all)

Paylaş

Cevap Yazın