Kendini Şaşırtan, Sizi Eğlendiren Bir Kitap

0

Eğlenceli ve hoş zaman geçirmek istiyorsanız Kendimi Hep Şaşırtırım Zaten ile Elvan Sayar bunu size sunuyor. Okumaktan çekinmeyiniz…

Soğukkanlı bir insan değildim. Asla da olamayacaktım.

Mavi Gitar

Ama beni görenler, hayatın garip cilveleri karşısında gayet soğukkanlı bir biçimde kıpırdamadan, dimdik durduğumu sanırdı. Oysa ben o anda kısmi felç geçiriyor olurdum.

Perge iflah olmaz bir hayalperesttir. Yatağında uzanıp tavan seyrederek alemlere dalar, sevdiği bir şarkıyı açıp bağıra bağıra (başkası hiç duymamıştır ama) söylerken türlü çeşit karaktere bürünür.

Hele kitap okurken hayal kurmaya kaptırıp kitabı unuttuğu bile olur. Bir de okuduğu bazı kitapların kahramanlarına fazlasıyla öykünür, yerinde olmak ister. Çavdar Tarlasındaki Çocuklar kitabındaki Holden Caulfield, Budala’daki Prens Mişkin, Küçük Kadınlar’daki Jo ve daha başkaları gibi.  Bazı kitap kahramanları ise Perge’yi anlatır gibidir, “okurken bu bana benziyor yahu” der kendi kendine, ya da okuyan bir arkadaşı “Bu tip sana benziyor Perge” der.

Oğlak Yayınlarından çıkan Kendimi Hep Şaşırtırım Zaten kitabındaki Aylin karakteri de Perge ile benzerlikler taşımaktadır. Aylin, çenesi kendinden bağımsız çalışabilen ve bu yüzden abuk durumlara ve absürt olaylara maruz kalan, kendi çapında takılan ve mutluluğu arayan biridir.

Aklıma gelen ilk şey bu olmamalıydı. “Boğaz dokuz boğum” derdi anneannem, “onun için ne söyleyeceğini iyi düşün”. Ben düşünmüş müydüm, hayır.

Babası ölünce uğraşları sonucunda bir takım burslar vs ayarlayarak üniversiteyi bitirmiş, bir işe kapağı atmış genç bir kadın olan Aylin kendisine zor zamanlar yaşatabilen annesi ile birlikte yaşamaktadır.

İşte bu da benim annem. Kızının sağlığından çok, istikbaliyle ilgilenen, ölsem bile mezarımdan çıkarıp “Henüz çürümemişsin” diyerek Harun’la evlendirmeye çalışacak düşünceli, fedakar annem. Okumam için bu kadar baskı yapsaydı, şimdiye profesör olmuştum.

Kafayı kızının evlenmesine takmış olan annesinin yanı sıra uzatmalı nişanlısı Harun ile uğraşmaktadır Aylin. Üstelik nişanlısının ablası Handan’ın memleketleri Manisa’dan gelişiyle etrafındaki çember iç sıkıcı bir şekilde daralmaktadır.

O gece rüyamda başka şeyler kovaladı beni. Handan Hanım, üzerimdeki gelinliği çıkarıp leopar desenli bir elbise giydirmeye çalışırken, Mülayim Bey’in kardeşinin kızı da Harun’un kulağına oklava sokuyordu. Anlaşılan artık rahat bir uyku haramdı bana.

Bu arada sokaklarına yeni taşınan Akın Bey ile markette karşılaşıp tanışır, ama ilk başta ondan pek de hazzetmez. Zaman geçtikçe gözüne çekici gelse de nedense adamı sinirli ve gıcık bulmaktadır. Beklemediği zamanlarda karşılaştığı bu adama doğru çekilmekte olduğunu hissetse de Akın Bey’in soğuk, asabi ve kendisiyle zerre kadar ilgilenmeyen biri olduğu gerçeğini kabul etmeye çalışmaktadır.

İlk gördüğüm sokağa girip nefes nefese duvara yaslanınca Akın Bey’in kokusunun atkımın derinliklerine kadar işlediğini fark ettim. Okuldan dağılan çocukların şaşkın bakışlarına aldırmadan suratıma sıkı bir tokat patlattım.

Tüm bunların yanında işyerinde bambaşka rüzgarlar esmektedir. Müdür yardımcısı konumundaki Gizem –ki sinsi, sadece kendini düşünen, kaba tabirle şırfıntının teki- gizli bir takım işler çevirmektedir. Zaman geçtikçe Aylin kendini arkadaşları Pervin ve Özge ile bu gizli işleri araştırırken bulur. Hem çekici hem de gıcık şahıs Akın Bey de bu şirket işlerine dahil olur bir şekilde. Acaba hayat neler getirecek ve Aylin Gizem’in foyasını nasıl açığa çıkaracaktır. Bir de Akın Bey ile arasında neler olacaktır.

Odadan allak bullak bir yüzle çıkarken, özellikle Akın Bey’in karşısında bu kadar çamı ardı ardına devirdiğim için kendimi tebrik ettim. Bu, gerçekten ayrı bir beceri gerektirirdi. Belki yemek yapamıyordum, çamaşır makinesinin tuşlarını Uzay Yolu’ndaki kontrol paneliyle karıştırıyordum, ama pot kırma konusunda kimse elime su dökemezdi.

“Çam devirme, pot kırma, ağızdan bağımsız yersiz sözler çıkarma, kafadakinden bambaşka kelimeler tüketme” konularına doğuştan özel bir yeteneği olan, üzerinde çalışsa profesyonelliğine doğru adım atabilecek Perge bu alanlarda Aylin ile yarışırcasına benzerlik gösterirken sizin de kendinizle özdeşleştirebileceğiniz özellikler çıkabilir. Bu benzeyişleri okumak insanda gülümseme yaratıyor ve okumanızı eğlenceli kılıyor.

Hem duvardaki ayna da bozuktu sanırım. Karşımda duran tuhaf kadın sürekli beni taklit ediyordu. Üstelik zavallının gözleri şişip kızarmış, sağ gözündeki takma kirpik düşmüştü. Birbirimizi tanımıyorduk. Ona “sen kimsin?” diye sorarken, o da bana aynı şeyi soruyordu. Ya da ben deliriyordum.

Her okuduğu kitabın yüksek edebi değerler ya da ille de derin anlamlar taşıması gerekmediğini, bazen sırf eğlenceli olduğu için bir kitabın okunabileceğini düşünen Perge, yazar Elvan Sayar’ın Oğlak Yayınları’ndan çıkmış olan kitabı Kendimi Hep Şaşırtırım Zaten ile gayet kahkahalı, meraklı ve hoş zamanlar geçirmiş olduğu için siz değerli okurlara bu kitabı önermektedir.

  • Kendimi Hep Şaşırtırım Zaten
  • Yazar: Elvan Sayar
  • Türü: Roman
  • Baskı Yılı: Kasım 2016
  • Sayfa Sayısı: 330 Sayfa
  • Yayınevi: Oğlak Yayınları
Perge Dündar

Perge Dündar

Okumayı, gezmeyi, izlemeyi, kukla/oyuncak yapmayı, dikiş dikmeyi, oyun oynamayı seven pedagog ünvanlı ama rehber öğretmenlik yapan bir insan.
Perge Dündar

Paylaş
Share On Facebook
Share On Twitter
Share On Google Plus
Share On Linkedin
Share On Pinterest
Share On Youtube
Contact us
Sapiens

Cevap Yazın