Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

King Kong Teori

0

Despendes’in 2006 yılında Fransa’da yayınlanan kitabı King Kong Teori sekiz farklı bölümden oluşmasının yanı sıra birbirine sıkı sıkıya bağlı kadınlığa dair yazılmış yetkin bir manifesto.

Tabii ki ‘kadın’ olmak hep ‘ayrıca’ tanımlanan, konuşulan, tartışılan, ayırt edilen, görüş bildirilen bir yere konumlandı. Ben mesela kadın derken kadını tek tırnak içine (niye çift tırnak yapmadım acaba?) alarak ayırt etmenin ilk aşamasını yapmış bulunuyorum . Üstelik ben de bir kadın olarak yapıyorum bunu. Yine oldu bakın; kendimi kadın olarak ayırdım; de bağlacını kullanarak üstelik. Böyle sürer gider, daha da karmaşıklaşabilir, henüz cinsellikten, cinsiyetçilikten, cinsiyetsizlikten ve bütün bunların kadın olmadan konuşulamayacağı mevzuuna dahi hiç girmedim üstelik.

Kırmızı Kedi Ağustos 2

Virginie Despendes’in Sel Yayıncılık’tan çıkan King Kong Teori kitabı şu paragrafla başlıyor:

Bir çirkin olarak diğer çirkinlere, yaşlılara, ablacılara, frijitlere, hiç düzüşmemişlere , düzüşülmüzlere, histeriklere, kaçıklara, fıstık gibi hatunlar pazarının dışına atılmış bütün hatunlara yazıyorum. Her şey açık olsun  diye evvela şununla başlıyorum: Hiçbir şey için özür dilemiyorum, şikayet etmiyorum. Kendi yerimi başka hiçbir yere değişmem, çünkü Virginie Despendes  olmak başka herhangi bir halt olmaktan daha ilgin geliyor bana.

Daha ilk paragrafta nasıl bir ‘kadın manifestosu’ okuyacağınızı hayal edin? Despendes’in 2006 yılında Fransa’da yayınlanan kitabı King Kong Teori sekiz farklı bölümden oluşmasının yanı sıra birbirine sıkı sıkıya bağlı kadınlığa dair yazılmış yetkin bir manifesto. İlk tahlilde şunu yazabilirim: Diğer kadın manifestolarından farklı olarak kesinlikle kitabi, akademik tespitler yapılmamış ve böyle bir dil de kullanılmamış. Despendes son derece önemli tespitleri son derece sempatik bir dille, içini iyice dökerek (fakat dört bir yana saçmayarak) yazmış.

Baştan çıkarmayı seven, bunu yapmayı bilen kadınların var olmasını şahane bulduğum gibi, evlenen ve seks kokan kadınları, hatta okuldan gelen çocuklara hazırladığı börek çörek gibi kokan kadınları da şahane buluyorum. Çok nazik ya da kadınlıklarıyla tamamen müsterih olanların, gençlerin, çok güzellerin, kokoş ya da göz alıcı kadınların varlığı şahane. İşlerin gidişatından memnun olanlar adına doğrusu çok memnunum. Dalga geçmiyorum. Fakat ne var ki işin aslına bakarsanız ben onlardan değilim.

Şimdi böyle bir paragraf okuduğunuzda okumaya devam etmek; bir sonraki satırı veya paragrafı okumak için büyük bir meraka düşüyorsunuz. Çünkü Despendes ‘kadınlık’ şöyledir böyledir; kadınlık kutsal bir müessesedir, ben de kadın olarak bunu sonuna kadar koruyup yücelteceğim demiyor. İlk dediği cümleyle; ben böyle değilim diyor. Kendi üzerinden kadınlığa dair yaptığı bu net tespitler sekiz bölümden oluşan kitabı içten, samimi bir manifestoya dönüştürüyor. Mesela kadınlara dair kullanılan ayıplı sıfatları anlatacağı mevzuyu daha iyi anlatmak adına değil; kadınların o toplumdaki oluşan ön yargılarına inat kenarsız köşesiz ve karmaşıklığa sebebiyet vermemecesine anlatıyor.

Çünkü baştan çıkarıcı ama orospu olmayan, iyi bir evliliği olan ama geri plana atılmamış, çalışan ama erkeğini gölgede bırakmamak için aşırı başarı sahibi olmayan, zayıf ama kafayı rejim yapmakla bozmamış, estetik cerrahların müdehalesi olmadan her daim genç kalan, bebek bezleri ve okul ödevlerinden bezmeyen ama hür bir anne olan, evi çekip çevirmeyi beceren ama geleneksel ev kadını gibi de olmayan, bir erkekten daha az olmak kaydıyla kültürlü olan beyaz kadın ideali, her ne kadar kendini haybeye paralıyormuş gibi görünse de sürekli başımıza kakılan ve onun gibi olmak için çabalamamız gerekenbu mutlu beyaz kadınla, hiçbir zaman hiçbir yerde karşılaşamadım.

Despendes sadece kadın gözüyle kadınlar tarafından da bakmıyor meseleye. Erkeklerin dünyası, erkeklik hallerinin kadın dünyasına etkileri de önemli. Erkekler Ne Zaman Özgürleşecek bölümü bu anlamda merakla okuyacağımız bir bölüm niteliğinde.

Birçok kez tiyatrolarda sahnelenen, birçok dile çevrilen King Kong Teori bir King Kong’un boks eldivenleriyle yazdığı bir manifestoya uygun bir şekilde son derece provokatif bir tavırla yazılan güçlü bir metin.  Bir King Kong mu yazmış gerçekten bu kitabı? Ne dersiniz?

Sizi buradan selamlıyorum kızlar, yolunuz açık olsun.

  • King Kong Teori
  • Yazar: Virginie Despendes
  • Çeviri: Leman S. Darıcıoğlu, Pınar Büyüktaş
  • Türü: Deneme
  • Baskı Yılı: Aralık 2016
  • Sayfa Sayısı: 102 Sayfa
  • Yayınevi: Sel Yayıncılık

 

Aynur Kulak

Aynur Kulak

2015 yılında ilk kitabı Günlerden Bir Gün, İnkılap Yayınları’nın Roman yarışmasında İkincilik ödülünü alarak yayınlandı. Takip eden yıllarda çeşitli dergilerde denemeleri ve öyküleri yayınlandı. 10 yıllık bir aradan sonra yazmaya geri döndü. Ve tekrar kitaplar üzerine ve sinema üzerine yazmaya başladı.
Aynur Kulak

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *