Responsive banner image
 

KitapEki Takipçilerinin Seçtiği 2016’nın En İyi 10 Çocuk Kitabı

0

KitapEki takipçileri 2016 yılının en iyi çocuk kitaplarını seçti. Bütün bir yıl boyunca rafları dolduran yüzlerce çocuk kitabı arasından en iyileri seçmek oldukça zorlu bir iş. Kitabın en iyisini seçmek ise görecelidir. Bize göre sizin en beğendiğiniz kitap en iyisidir…

www.kitapeki.com takipçileri düzenlediğimiz oylamaya oldukça yoğun bir ilgi gösterdi ve kendi beğenilerine göre en iyileri oyladılar. Binlerce takipçimizin katıldığı oylamamızda işte öne çıkanlar… Aşağıdaki liste yüzlerce iyi çocuk kitabı arasından takipçilerimizin beğendiği en iyi 10 çocuk kitabının sıralamasıdır.

KirmiziKedi_5

KitapEki olarak ilk yılımızı geride bırakırken ilk kez bir oylamaya imza attık. Belki eksiklerimiz vardı, belki gözden kaçırdıklarımız oldu. Ama şunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz ki tüm yıl boyunca sizlere dolu dolu bir içerik sunduk. Önümüzdeki yıl ise şimdiye kadar yaptıklarımızdan çok daha iyisini yapacağız. 2017’de yine birlikte olalım, daha çok kitap okuyup, okutturalım… Bir nebze de olsa karanlığı aydınlatalım…

1

Albert Einstein Gibi Akıllı Olabilirsin

Tarihin en büyük fizikçisi kabul edilen Albert Einstein zekâsını çok çalışmakla birleştirerek birbirinden önemli teorilerle bilim dünyasına katkıda bulundu. “Albert Einstein Gibi Akıllı Olabilirsin”, onun gerçek yaşam öyküsünden yola çıkarak çocuklara akıllarını en iyi biçimde kullanmaları için ilham veriyor.

 2

Dünyanın En Talihli Vapuru

“Her şey annemle babamın Kuş Cenneti’ne giderken beni nineme bırakmalarıyla başladı. Ninemi dokuz yıldır görmemiştim. On bir yaşında olduğuma göre, kendisiyle tanışıklığım iki yaşıma denk geliyordu. Yani pratikte onu hiç görmemiş sayılırdım. Bu durum beni çok endişelendirmişti. Ancak birkaç gün içinde ninemin dünyanın en eğlenceli, en akıllı, en iyi kalpli, kısacası en müthiş insanı olduğu ortaya çıktı. Ninemle yelken açtığımız birbirinden eğlenceli maceralara sizi de beklerim.”

Bahadır Elal’in Gamze Sürcan ile gerçekleştirdiği söyleşi için TIKLAYINIZ

3

Kuş Olsam Evime Uçsam

Su kuyusuna taş attınız mı hiç? Taş, suya düştüğünde dünyanın en derin yerine düşmüş gibi yankı yapar. Taş da görünmez, su da. İşte yüz binlerce mülteci de böyle bir kuyunun içinde sanki. Uzaklardan, derinlerden patlamalar duyuluyor. Her yerde çatışma. Acı adeta ruhunuzu kemiriyor. Tek çözümse kaçmak, güvenli limanlara sığınmak. Bir daha hiç dönmemek pahasına bile olsa, yerinizden, yurdunuzdan toprağınızdan kopmak…

Ufacık umut tohumlarını ceplerine sığdırarak Halep’ten Hatay’a kaçan yüz binlerce mülteciden biri olan Beşir’in hayatında yeni bir sayfa açılıyor. Bambaşka bir ülkede, daha önce hiç bulunmadıkları bir yerde, binlerce insanla aynı kaderi paylaşmak zorunda kalan Beşir ve ailesi yeniden yaşama tutunmayı öğreniyor. Üstelik savaştan sadece onlar kaçmıyor! Bir de ağaç var aralarında…

Beşir, kâğıttan turna kuşlarının gökyüzünde süzüldüğü düşlerinde, Sadako Sasaki’yle karşılaşarak savaşı ve savaşın yaşattığı acıları hiç unutmayacağına söz veriyor. Hayallerinde kuş olup Halep’e uçan Beşir, kurduğu yeni dostluklarla her gün umuda yürüyor.

Kuş Olsam Evime Uçsam, çocuklarla başka türlü bir hayatın mümkün olduğuna ve çocukların dünyayı kurtaracağına inanan çiçeği burnunda yazar Güzin Öztürk’ün ilk romanı. 2015 Tudem Edebiyat Roman Yarışması Birincilik Ödülü’ne değer görülen bu etkileyici eser, savaşlardan zarar gören tüm çocuklara adanmış bir barış serenadı. Yunus Nadi Karikatür Ödüllü Hicabi Demirci’nin göz alıcı çizimleriyle renklenen Kuş Olsam Evime Uçsam, ülkesinde yaşanan iç savaş yüzünden evsiz yurtsuz kalan küçük bir çocuğun hayallerinin, umutlarının kâğıda dökülmüş hâli.

Vatansız kalmanın ne denli kötü bir duygu olduğunu anımsatan bu sarsıcı roman, çaresizliğe, yenilgiye, şaşkınlığa ve sınır kapıları ardındaki bilinmezliğe dem vurarak savaşın gölgesinde yaşayan nice Beşir’lerin, Ahmet’lerin, Zehra’ların sesi oluyor…

Güzin Öztürk’le gerçekleştirdiğimiz söyleşi için TIKLAYINIZ

4

Frida Kahlo

Tanıtım Bülteninden; “Biz bir maceraya atılıyoruz. Bu maceranın temelinde tarihteki büyük kadınları daha yakından tanımak yatıyor. Cinsiyetçi dayatmalara karşı mücadelede bireysel ve toplumsal kurtuluş tavrı sergilemiş kadınları ele alan bir seri hayal ettik ve bu serinin adını “Anti-Prenses Serisi” koyduk. Çünkü çocuk dünyasına sunulan prenseslerin sürekli olarak beyaz atlı prensler tarafından kurtarılmayı bekleyen, iradesiz, sahte prensesler olduğunu ve gerçek hayatı yansıtmadığını düşünüyorduk. Ve bu seriye onlardan bekleneni yapmakla yetinmeyen, mücadelesini hep bir adım daha ileriye taşıyan kadınlardan başlamaya karar verdik.

Yayınevi olarak kadınların hikâyelerini anlatıyoruz. Neden? Çünkü bir sürü önemli adamın hikâyelerini biliyoruz, ama tarihte yer etmiş pek çok önemli kadının mücadelesinden pek de haberdar değiliz. Birkaç prenses tanıyoruz, bizim gerçekliğimizden uzak, soğuk ve büyük kalelerde yaşıyorlar. Oysa bizim etrafımızda ve dünyanın her yerinde zamanın kalıplarını kıran kadınlar var.

İşte bu yüzden Frida Kahlo bizim ilk anti-prensesimiz: bir ayağındaki aksamaya rağmen bedenini gururla taşımış, yaşamının en mutlu ve en hüzünlü anlarını resmetmiş, fiziksel ağrılarına rağmen sanatın, mutluluğun peşinden koşmuş ve sadece kendisi için değil, başka insanlar için, dünyanın iyiliği için savaşmış bir kadın.

Bu “anti-prenses” serisinin ilk kitabında çocukluğundan itibaren cinsiyetçi dünyanın tüm kodları ve tavırlarına karşı mücadele yürütmüş bir kadın olarak Frida Kahlo ele alınıyor. “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür/ ve bir orman gibi kardeşçesine” diyenlerin Latin Amerikalı sesi olan Frida Kahlo’nun yaşamını, sanatını, mücadelesini ve haksızlığa boyun eğmeyen asi tavrını konu alan bu kitabı sadece çocukların değil yetişkinlerin de severek okuyacağından eminiz…”

 5

Çatıdaki Gezegen

Sokaklarda yürürken itiş kakıştan, kabalıklardan şikâyet edip duruyorsan, evde kendini fazlalık gibi hissediyorsan, çatı seni davet etmiştir. Bu davetin değerini bil. “Aynı gökyüzünün altında benden başka kimler yaşıyor?” sorusunun cevabını bulacağın tek yer burasıdır.

Kentin daralttığı yaşamlarda, hayaller çatılara yuvalanır!

Çok sevilen mizah ustası, yazar Behiç Ak, çocuk romanları koleksiyonuna yenisini ekledi. Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği, Postayla Gelen Deniz Kabuğu, Eve Giden Küçük Tren ve Bebek Annem’in ardından bakışlarını bu kez roman kahramanları, şairler ve hikâyelerle dolu gökyüzüne çeviren sanatçı, masmavi bir düş evreni yaratıyor. Çocukların edebiyatla buluşmasının, akla hayale gelmeyecek deneyimlerin kapısını araladığını anlatan kitap, apartmanlara sıkışan çocukları çatı aralarına çıkarıyor, merak duygusunu yüceltiyor. Özgürlük, keşif ruhu, iletişim, tüketim gibi pek çok temayı barındıran roman, yetişkinlerin koyduğu sınırları zorlamayı başaran çocukların hayallerine ortak oluyor.

Evden okula servisle gidip giden Serdar, sokakta top koşturmayı bilmeyen, sıradan bir kentli çocuktur. Başka bir dünyanın mümkün olduğunu hayal bile etmemiştir. Ta ki, apartman arkadaşı Ceren’in peşi sıra çatı katına, bambaşka bir “gezegene” çıkana kadar. Şairler, hikâyeler, canı sıkılan çocuklar, hatta Don Kişot bile çatıya kaçmıştır! Üstelik, eski bir seyir defteri, yepyeni maceralar ve düşünceler gizlemektedir…

Behiç Ak’la gerçekleştirdiğimiz söyleşi için TIKLAYINIZ

 6

Mıstık, seni anlamıyoruz!

Mıstık yazı yazmayı çok seviyor, heyecanla eline geçen her türlü kâğıda yazıyor. Düz beyaz kâğıtlara, mavi çizgili kâğıtlara, hatta peçetelere, kâğıt mendillere… Ne mi yazıyor? İşte onu kimse bilmiyor, çünkü yazdıklarını okuyanlar hiçbir şey anlamıyor. Mıstık’ın kelimeleri, kağıdın üstünde yan yana dizilince anlaşılmaz oluyor. Sanki ya bir şeyler eksik ya da bir şeyler fazla. Yanlış olan ne acaba?

 7

Sırlar Yolu

Ayasofya Konuştu adlı çocuk kitabıyla sevilen Füsun Çetinel, bu kez okurlarını Fethiye’den Antalya’ya uzanan, tarihi Likya Yolu’nda sırlarla dolu bir maceraya davet ediyor. Anneanne torun ilişkisinin sevgi dolu sıcaklığını, arkeolojinin gizemiyle harmanlayan yazar, bir ülkenin insanı olma duygusunu ve özgür seçimler yapabilmeyi birlikte düşündürüyor. Çocuksu düşlerin sınır tanımadığını hatırlatan roman, sıradışı karakterleri, Adalet Kavanozu ve kırmızı kaplı defterle keyifli bir okuma deneyimi sunuyor.

 8

Eyvah Kalbim Kırıldı

Kalben zeytin dallarıyla dolu, mavi beyaz bir Ege kasabasında yaşayan küçük bir kızdır. Bir gün arkadaşları oyun oynarken onu aralarına almayınca minik kalbi kırılıverir. Elif Yemenici’nin yazıp resimlediği bu kitapta Kalben’in kitap boyunca kalbini tamir etmek için aradığı farklı yollar, esprili bir şekilde okura anlatılıyor. Sanatçının bu ilk kitabında zengin Ege manzaraları hem içinizi ısıtacak hem de size yazı özletecek.

Yaşanılan üzüntüler, arkadaşlar arası kırgınlık ve kalp kırılması gibi konular küçük yaştaki çocuklar için kafa karıştırıcı olabilir. Bu öyküyle birlikte çocuklar hem bu duyguları daha yakından tanıyacak hem de paylaşmanın önemini keşfedecekler.

Kırık bir kalp nasıl tamir edilir?

 9

Kitapsever Bay Tilki

Küçük Bay Tilki’nin kitaplarla olan ilişkisi diğer okurlardan çok farklıdır. Bay Tilki edebi tat aldığı kitapların kütüphanede değil de midesinde durmasını tercih eder. Kitapları büyük bir iştahla yemek gibi sıra dışı zevki olan Bay Tilki, bu merakı nedeniyle olmadık olaylar yaşar.

Alman Franziska Biermann’ın yazıp resimlediği Kitapsever Bay Tilki, Troisdorf Resimli Kitap Ödülü ve Fallt aus dem Rahmen Edebiyat Ödülü gibi ödüllerin de sahibi.

 10

Çizmeli Kedi

Meshur Çizmeli Kedi masalını bir de Erich Kästner’den dinleyin! Babaları öldüğünde, değirmencinin üç oğlu mirası bölüşürler. En büyükleri değirmeni alır. Ortancalarının payına, hiç değilse yük taşıyabilen eşek düşer. En küçükleri Hans’a miras kalan tek şey ise kedidir. Bir kediyle nasıl geçinilir ki? Çok geçmeden, bu kedinin öyle sıradan bir hayvan olmadığı anlaşılır. Konuşabilen, ne yapılacağına dair harika fikirleri olan bir kedidir bu. Tabii öncelikle yeşil bir av çantasına, bir çuvala ve uzun çizmelere ihtiyacı vardır. Çağdaş çocuk edebiyatında çığır aşan yazarlardan Kästner, kendi üslubu ve espri anlayışıyla, bu sevilen masalı yeniden yorumluyor.

Paylaş

Cevap Yazın