Responsive banner image
 

Komiser Nazlı Polisiyeleri

0

Yakın dönem derin devlet ilişkilerinin, başkahraman Komiser Nazlı’nın kişisel hikayesiyle bütünleştirilerek ele alındığı bir polisiye serinin daha ilk kitabı var elimizde.

Yeme içme kültürüyle ilgili çok sayıda kitabı bulunan Deniz Gürsoy’un “ Komiser Nazlı Polisiyeleri” dizisinden çıkan ilk romanı “ İlk İntikam” geçen yılın son günlerinde yayımlandı. Romanın olay örgüsünü kısaca özetleyecek olursak, bir ilaç şirketine ait deponun yanındaki çöp konteynerinde kafası ve parmakları kesilmiş bir ceset bulunur. Depodan uyuşturucu sevkiyatı yapıldığı ile ilgili ihbar da alınmıştır. Maddelerin nerede imal edildiği, depoya nasıl getirildiği, nasıl kutulandığı ve yurt dışına nasıl sevk edildiği belirsizdir. Cinayet Büro ve Narkotik’in birlikte çalışması gerekmektedir. Başkomiser Remzi, Nazlı, Yusuf ve ekipteki öteki polisler muammanın çözümü için harekete geçerler. Tabi ki İran-Rusya-Türkiye üçgeninde uyuşturucu trafiğinin nasıl aktığı, ekonomisinin nasıl oluştuğu, paylaşımının nasıl yapıldığı, bütün bunlar olurken ek mafyatik yapılanmaların nasıl devreye girdiği ve aralarındaki hesaplaşmalar da gözümüzün önünden akmaya başlar.

Kırmızı Kedi Temmuz 1

Seriye adını da veren romanın başkahramanı Komiser Nazlı aslında özel harekatçıdır, Tunceli’den İstanbul Gayrettepe Cinayet Büro’ya atanır. Nazlı, alımlı, çekici; dövüş sporlarına hâkim ve keskin nişancı bir polistir. Ev arkadaşları olan yetimhaneden yakın dostu gazete muhabiri Meryem ve seks işçisi Sibel’le oldukça iyi bir iletişim kurar. Nazlı ve ekip arkadaşı Yusuf kısa sürede yakınlaşırlar. Nazlı’nın Scotland Yard’da eğitim aldığı dönemde başından kısa süreli bir evlilik geçmiştir. Özgür aşka inanan, cinselliği yaşamak istediğinde bunu seçtiği kişiyle yaşamayı beceren aktif bir kadındır o. Kısacası feminist bir havası da var diyebiliriz. Ancak kadına yönelik şiddete karşı tavrında sorun olduğunu gözden kaçırmamak gerekiyor. Şöyle ki; yaralanıp hastanede yattığı dönemde eşini öldürmek üzere olan bir erkeği vurup öldürür. Medya aracılığıyla ünlü olup katıldığı bir söyleşi çıkışı asansörde eşine şiddet uygulayan bir adamı da bir güzel döver. Akmerkez’de- bence Akmerkez’de böyle bir olayın olması gerçek hayatta imkansız gibidir, inandırıcılığı azaltan bir bölüm olmuş- kendisini önce göz, sonra el hareketleri ve yanından geçerken çelme takmaya çalışarak taciz eden kişiyi de dizine tekme atarak cezalandırır. Üç olay sonrası ister istemez genelleme yapmak zorunda kalıyor ve kadına yönelik taciz ve şiddetin çözümünün erkeğe yönelik şiddet olduğu gibi aslında çözümsüz bir mesaja ulaşıyoruz.

Nazlı romana adını da veren ilk intikamını alır, serinin gelecek kitaplarında en az iki intikam daha alabileceğini varsayarsak -erkek kardeşi ve tacizci yurt müdürü- bu ilk kitaptaki sorunlara kısaca değinmek gerekiyor. Metinde serbest dolaylı anlatıma bağlı olarak yaygın olarak bilinen adıyla her şeye hakim anlatıcı kullanılıyor, gözlemci anlatıcının kullanıldığı bölümler de var. Kolay, işlevsel ve geleneksel olması nedeniyle polisiyelerde çok tercih edilen bu bakış açısının günümüz nitelikli okuyucuları için artık miadını doldurduğunu düşünüyorum. Ancak bu bakış açısı sürdürülecekse roman kişilerinin davranış ve eylemlerinin daha fazla gösterilmesi, kamera tekniğinin kullanılması daha etkili olabilir. Bunun nedeni de şu: bu ilk romanda kişiler çok konuşuyor, uzun konuşuyor. Başkomiser Remzi, her toplantıda olup biteni çok fazla anlatıyor ve özetliyor. Okuyucunun merak duygusunu ve aktifliğini azaltmamak için daha az ve dengeli kullanılabilir bu klasik teknik. Nazlı ev arkadaşlarıyla sanki televizyonlardaki tartışma programlarının uzmanları gibi konuşuyor çoğu zaman, hatta bazen kitabî konuşuyor. Bu konuşmalar günlük hayattaki gibi az, öz, ekonomik ve işlevsel olabilir pekala; zor ama imkansız değil. Ayrıntılı yemek tariflerine diyecek sözüm yok; eğlenceli ve öğretici, ben de denemek istedim, harika tarifler. Ancak burada şöyle de düşünmeli bence: romanın merkezi muammasına, olayların akışına ve roman kişilerinin gelişimine katkıları işlevsel mi? Bence hayır, kesinlikle doldurma bölümler bunlar.

Sonuç olarak uyuşturucu trafiğinden hareketle yakın dönem derin devlet ilişkilerinin, başkahraman Komiser Nazlı’nın kişisel hikayesiyle bütünleştirilerek ele alındığı bir polisiye serinin daha ilk kitabı var elimizde. Kurmacanın gerekleri daha fazla yerine getirilirse sonraki romanların edebi tadı artabilir. Özellikle suçlular duygu, davranış ve kişilikleriyle daha fazla devreye girebilir, çatışma kuvvetlenebilir. Gerçeklik bu sayede daha da inandırıcı kılınabilir. Etkileyici bir atmosferle birlikte tadından yenmez bir seri ve unutulmaz bir kahraman ortaya çıkabilir.

  • İlk İntikam
  • Komiser Nazlı Polisiyeleri
  • Yazar: Deniz Gürsoy
  • Türü: Polisiye
  • Baskı Yılı: 2016
  • Sayfa Sayısı: 278 Sayfa
  • Yayınevi: Oğlak Yayınları, Maceraperest Kitaplar
Serkan Parlak

Serkan Parlak

1975 yılında Bilecik'te doğdu. Ankara Üniversitesi D.T.C.F. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. MEB'de öğretmen olarak çalışıyor. İstanbul'da yaşıyor.
Çeşitli türde yazıları Notos Öykü, Radikal Kitap, Futbol Extra, Kırmızı-Beyaz-Siyah'ta (Samsunspor Kitabı, İletişim Yayınları) yayınlandı.
Derlediği "Başka Semtin Öyküleri" adlı öykü kitabı Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi tarafından, ilk romanı “Ormanın Kıyısı” ise Roza Yayınları tarafından yayınlandı.
Serkan Parlak

Latest posts by Serkan Parlak (see all)

Paylaş

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *