Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Mrs. Michael Brown’ın Yolculuğu

0

Kariyerinin olgunluk döneminde kaleme aldığı “Son Aydınlık Yaz”da bir kadının hikayesini iç ve dış gözlemler, duygusal izlenimler ve zarif bir üslupla anlatmış Doris Lessing.

“Son Aydınlık Yaz” bir ev kadının dış dünyaya ve aynı zamanda kendi iç dünyasına yaptığı bir yolculuğun aslında hayatın anlamını arayışının hikayesi… Doris Lessing, pek çok romanında farklı veçheleriyle işlediği temaları bir kez daha ustalıkla öne çıkarmış..

KitapEki
KitapEki
KitapEki

Kırktan fazla roman ve hikaye kitabı, yedi deneme/inceleme, dört biyografi ve anı kitabı, iki tiyatro oyunu, iki libretto, bir çizgi roman ve iki şiir kitabı ile göz kamaştıran bir kariyer sahibiydi Doris Lessing. Gerçek adıyla Doris May Tayler 22 Ekim 1919’da İran Kermanşah’da İngiliz bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası I. Dünya Savaşı’nda yaralanmış, biraz para biriktirebilmek için İran Kraliyet Bankası’ndaki memuriyeti kabul etmişti. Annesi hemşireydi. 1925 yılında, çiftçilik yapmak hayaliyle Güney Rodezya’ya (bugünkü adıyla Zimbabwe’ye) taşındılar. Ne var ki bir yandan Afrika’nın siyasi ortamı diğer yandan aman vermeyen iklim koşulları iki yakalarını bir araya getirtmedi. Çetin geçen yıllardı. Lessing, babasının savaş hikayeleri ve annesinin baskıcı eğitimi arasında, kitaplara sığınmıştı. Hayalci ve isyankar bir kızdı. Uzatmayalım; 13 yaşında okuldan kaçış, 16 yaşında başlayan çalışma yaşamı; hemşirelik, telefon operatörlüğü ve katibelik. Rodezya’da ırkçılık-karşıtı bir sol partinin kurulmasına katkılar. Evlilikler, boşanmalar, annelik. 1943’te Komünist Parti’ye katılması. 1950’de İngiltere’ye göç. Aynı yıl yayımlanan ilk romanı “The Grass is Singing” (“Türkü Söylüyor Otlar”) ile başlayan edebiyat hayatı. 1962’de “Altın Defter” ile gelen uluslararası şöhret… Ve sonra Nobel’e kadar uzanan başarılarla dolu bir edebiyat kariyeri… 2007 yılında değer bulunduğu Nobel Edebiyat Ödülü ile en yaşlı Nobel sahibi yazar ünvanını elinde bulunduran Doris Lessing, 17 Kasım 2013’te hayata veda etmişti.

Rüyayı bitirmek

Roman kahramanı Kate Brown, “daha kesin söylemek gerekirse Catherine Brown ya da Mrs. Michael Brown”. Kırk beş yaşında, yetişkin dört çocuk sahibi bir ev kadını. Evlenmeye karar verince üniversite eğitiminden vazgeçmiş, ilk çocuğunu yirmi yaşındayken doğurmuş, dışarıdan bakıldığında gıpta edilen bir ailenin fedakar annesi. Ancak çocuklar büyüyüp ona duyulan ihtiyaç azaldığı şu zamanlarda kendisini boşlukta, hatta depresyonda hissediyor; “Hayatın yoğun anlar ya da zirvelerden oluştuğunu düşünmek gerekiyorduysa, uzun zamandır ona hiçbir şey “olmamıştı”; yaşlanınca ev işlerinin azalmasından başka bekleyebileceği hiçbir şey yoktu.”

Kate Brown’ı bu depresif ruh haline sokan neden ailenin her bir ferdinin bu yaz mevsiminde uzak ülkelere gitme planları yapmaları. Bir tek Kate’in planı yok. Kate için üzülebilirdik ama tam bu noktada yazar araya giriyor ve hiç beklenmedik olayların gerçekleşeceğini fısıldıyor kulağımıza; “yazın gerçekleşecek olaylar onun kendi meziyetleri ya da becerileriyle şekillenmeyecekti. Her şey sona erdiğinde kesinlikle farklı gerçekleşmiş olmasını istemeyecekti; yine de en başta kendisi için böyle olmasını da istemezdi, çünkü seçim yapacak deneyimden ya da hayal gücünden yoksundu”…

“Yazın gerçekleşecek olaylar” Kate’in uluslararası bir organizasyona yardımcı olmak için Portekizce çevirmenliğini kabul etmesiyle başlar. Kısa zamanda ortama alışan ve kendisini kabul ettiren Kate ilk kez ailesini, çocuklarını, görevlerini aklına getirmeyecektir; “çiçeklenmeye, açılmaya, yayılmaya başladığının farkındaydı – isteniyordu, ona ihtiyaç duyuluyordu”…

Londra’daki organizasyon grev nedeniyle İstanbul’a nakledildiğinde Kate’in yolculuğu başlar. Yolculuk kendisinden çok genç bir erkek ile İspanya’ya uzanacak, hastalık nedeniyle Londra’ya geri dönse bile -sürekli gördüğü rüyasını- bitirmeden yolculuğu sonlanmayacaktır…

Feminist Klişelerden Uzak

Eleştirmenler Doris Lessing’in edebiyat kariyerinin üç farklı döneme ayrıldığını düşünürler. 1944 – 1956 yılları arasını kapsayan birinci dönemindeki eserlerinde komünist düşüncelerin etkisi vardır. İkinci dönem yazdıklarında (1956-1969) toplumsal meselelerin yerini birey psikolojisi almıştır. 70’lerden sonrası ise “Sufi” dönem diye adlandırılır ki bu dönemde kendisinin “uzay kurgusu” olarak nitelediği romanlarını yazmıştır.

Doris Lessing’in çok sayıda romanı ve anı kitabı türkçeye çevrildi. Ancak Lessing külliyatının yarısına bile ulaşılmadı. Ayrıca sözkonusu yapıtlar yazarlık kariyerindeki dönemlerin karakteristiğini izlememizi sağlayacak zamansal bir sıralama gözetmiyordu. Bu nedenle Lessing ile ilgili genellemelerde bulunmak iddiasında değilim. Ancak yazarın 1973 yılında -onuncu romanı olarak- yayımlanan “Son Aydınlık Yaz”ın tek bir döneme sığdırılmasının anlam daralmasına yol açacağını söyleyebilirim. Çünkü “Son Aydınlık Yaz” hem birey psikolojisini yakalayan, hem siyasi ve toplumsal meselelere açılan hem de felsefi yorumları olan bir roman.

Kate Brown’ın arayışını beş bölümde anlatmış Lessing. Evet, bir anlam arayışı ama sadece bir ev kadınının daralmışlığı ile ilgili bir arayış değil. Evlilik kurumunu, cinselliği, aşkın ve cinselliğin öğretilmişliğini, kültürü, yaşlanmayı, arzuyu, kuşaklar çatışmasını, özgürlüğü, mutluluğu… bütün bunları ele almasıyla kadınlar kadar erkekleri de ilgilendiren genel bir anlam arayışı…

Dış dünyaya yaptığı yolculuğu kendi içine, duygu ve düşüncelerinin derinliklerine doğru yolculukla birleştiren Kate Brown’ın bundan sonraki hayatının nasıl süreceğine dair kesin bir yanıt vermiyor Doris Lessing. Kate Brown’u feminist bir kahramana dönüştürmüyor. Belki de bunun nedeni romanını “Altın Defter”inkine benzer bir akıbete uğramasından duyduğu endişedir. Bilindiği gibi Lessing’in “Altın Defter”i feminist bir klasik olarak kabul edilmiş ve yapılan yorumlarda kadın meselesi öne çıkarılmıştı. Oysa Lessing hem kitabın asıl meselesinin ve yapısının gözardı edilmesinden hem de kendisinin feminist bir yazar olarak nitelendirilmesinden rahatsızdı. Lessing’in meselesi kadınlar ve erkekler arasındaki “çatışma”da taraf olmak ve feministlerin mücadelesini desteklemek değildi; o, bir kadın yazar olarak, kendi yaşam tecrübesini dile getirmişti.

Kariyerinin olgunluk döneminde kaleme aldığı “Son Aydınlık Yaz”da bir kadının hikayesini iç ve dış gözlemler, duygusal izlenimler ve zarif bir üslupla anlatmış Doris Lessing.

  • Son Aydınlık Yaz
  • Yazar: Doris Lessing
  • Çeviri: İdil Dündar
  • Türü: Roman
  • Basım Tarihi: Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı: 270 Sayfa
  • Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *