Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Mülteciler, “Kriz” ve Gerçekler

0

İngiliz yazar ve çizer Kate Evans, Avrupa değerlerinin ardına gizlenmiş kültürel ırkçılığı gözler önüne serdiği eseri İlmekler: Mülteci Krizinden Bir Kesit’te, Avrupa kültürü fikrinin nasıl bir dışlama pratiğini desteklediğini dile getiriyor.

1990’lı yıllar 2000’li yıllara doğru evrilirken herkesin ağzında küreselleşme kelimesi dolaşıyordu. Artık ideolojilerin sonuna ulaşılmış, kapitalizm muzaffer olmuştu ve ütopistlerin hayallerinin gerçekleşmesi yakındı: Sınırlar kalkacaktı. Sınırların kalktığı, insanların dünya vatandaşı olduğu bir dünyaya doğru hareket edildiğine inanan ‘iyimserler’, dünyada hem sömürü ve zulmün hem de savaşların sürdüğünü görmezden gelme eğilimindeydi. Aslında sınırlar sadece sermaye ve zenginler için kalkıyor, yoksulların önüne büyük duvarlar örülüyordu.

KitapEki
KitapEki
KitapEki

Irak, Afganistan, Afrika’daki savaşlar mülteci orduları yaratırken sınırların kalkmasından bahsetmek abesti. Suriye savaşıyla birlikte mülteciler, 21. yüzyılın en önemli sorunu haline geldi. Savaş bölgelerinden zengin ülkelere doğru yaşanan göçün önünün alınması lazımdı. Avrupa, kendi kültürel değerlerine bir saldırının başladığını öne sürerek mülteci akınını ideolojik olarak karşılamaya çalışırken, tüm kıtada göçmen kampları kurmayı da ihmal etmedi. Avrupa medeniyeti dediğimiz şeyin harcının, tam da sınırlarına dayanmış insanların kanlarıyla karıldığını unutmamız da isteniyordu üstelik.

Negatif Tanımlama ve Öteki

Oysa göçmen krizinin ve yabancıya yönelik olumsuz yargıların kökeni sadece kültürel değerleri koruma refleksine dayanmıyor. Mutlu Arslan’ın Žižek’in düşüncelerinden özetlediği şu uzun pasaj göçmen düşmanlığının aslında milliyetçiliğin kendini yeniden üretmesine hizmet ettiğini göstermesi açısından önemli:

Žižek, göçmen ve yabancıya yönelik tepki ve şiddetin nedeni olarak ‘id kötülüğü’ dediği, herhangi bir gündelik çıkarcı ya da ideolojik temelden yoksun bir şiddeti görmektedir. Ona göre yabancıların işleri çaldığına, Batılı değerler için tehdit oluşturduklarına yönelik söylenenler gerçek neden olamaz. ‘İd kötülüğü’ öznenin arzusunun en baştan beri kayıp olan nedeni/nesnesi ile ilişkisindeki o temel ‘kısa devre’yi sahneye koymuş olur: ‘Öteki’de bizi asıl rahatsız eden şey, nesne ile ayrıcalıklı bir ilişkinin keyfini sürüyormuş gibi görünmesidir. Öteki, ya bizden ayırmış olduğu bir nesne-hazineye sahiptir ya da bizim bu nesneye sahip oluşumuz için bir tehdit oluşturmaktadır. Göçmen sıfatıyla öteki, ulus devlet aracılığıyla kurulan siyasal ilişkiyi kısa devre yaptırdığı için, öznenin şiddetinin açık hedefidir. Göçmenlerin ve yabancıların dışlanması ulus devletin hem ideolojik hem de kurumsal inşasında belirleyici bir unsur olmuştur. Yurttaşlığın bir aidiyet ilişkisi ve pozitif tanımlama olduğu kadar, dışlama ilişkisi ve negatif tanımlama olduğunu ortaya seren olgu göçmenlerin ve yabancının konumudur.

Irkçı Klişeler ve Gerçekler

İngiliz yazar ve çizer Kate Evans, Avrupa değerlerinin ardına gizlenmiş kültürel ırkçılığı gözler önüne serdiği eseri İlmekler: Mülteci Krizinden Bir Kesit’te, Avrupa kültürü fikrinin nasıl bir dışlama pratiğini desteklediğini dile getiriyor. Evans, bu grafik romanında duvarların arasına sıkıştırılmış yaşamları gözler önüne seriyor. Evans, Fransa’nın kuzey sınırında, Calais’deki mülteci kampında, Ekim 2015-Mart 2016 tarihleri arasında gönüllü olarak çalıştığı dönemde yaşananları anlatıyor kitabında. Yazar, uzun yıllardır, mültecilerin İngiltere’ye geçiş yaptığı nokta olan Calais’te yaşananları çok boyutlu bir bakışla ele alıyor. Evans, bir taraftan mülteci kriziyle birlikte yükselişe geçen aşırı sağcı politikacıların nefret saçan dilinin parodisini tüm kitaba yayarak aktarırken, diğer taraftan kamplarda sıkıştırılmış tüm bu insanların gerçek hikâyelerini anlatıyor.

Calais’te ırkçı saldırıya uğrayanların, polis tarafından sürekli tacize maruz kalanların, sınırlı bir alanda kendilerine bir yaşam kurmaya çalışanların hikâyeleri bunlar. İktidarının güvenlik söylemi ile ötekileştirdiği ölüm ile yaşam arasında kalmış insanların yaşam mücadelesi bu anlatılanların konusu haline geliyor. Kate Evans, hem anlatımında hem de çizgilerinde yaşananları olabildiğince çıplak olarak aktarmaya çalışmış. Göçmenlere dair üretilen ırkçı klişelerin üzerinde durmasının sebebi de biraz bu: İnsanlık dışı bir ortamda yaşamaya zorlanan bu insanların üzerinden bir nefret dalgasının yaratılmasının anlamsızlığı İlmekler’in ana konusu.

Diğer taraftan klişelerin yaratılma sürecini de gözler önüne seriyor yazar. Fransız faşist siyasetçi Marine Le Pen’in savaş olan yerlerde sınırlara duvar örme fantezisinden ve mülteci karşıtlarının, gelen mültecilerin Avrupa’yı işgal etmeye çalışan Müslümanlar olduğu yönündeki argümanına, sosyal devletin nimetlerinden faydalanmak isteyen beleşçilikten, çocuklarını istediği okula gönderemeyecek olmaya kadar bir sürü klişe ile ötekileştiriliyor göçmenler. Sürekli bir şekilde orta sınıf duyarlıklarına dokunan bu tarz söylemlerin farklı veçhelerini kendi çevremizde de görmemiz mümkün. Evans, tüm kara propagandaya rağmen, mültecilerin yaralarına merhem olmaya çalışan insanların mücadelesini de aktarıyor eserinde. Avrupa’nın sınırlarını kapatıp müsebbibi olduğu savaşların mağdurlarına sırt çevirmesine karşı sesini yükseltiyor. Bu sese karşı kulak tıkamamak gerek!

  • İlmekler
  • Mülteci Krizinden Bir Kesit
  • Yazan-Çizen: Kate Evans
  • Çeviri: Damla Kellecioğlu
  • Türü: Grafik-Roman
  • Baskı Yılı: Mayıs 2018
  • Sayfa Sayısı: 177 Sayfa
  • Yayınevi: Desen Yayınları

 

Okuma önerisi!

Mavi Liste – Dengler’in İlk Vakası

Gün Çağ Aydın’ın incelemesi; “Berlin Duvarı yıkılırken; RAF, Derin Devlet ve Mavi Liste
yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ

Wolfgang Schorlau’nun kaleme aldığı Mavi Liste – Dengler’in İlk Vakası adlı polisiye roman, Hulki Demirel’in çevirisiyle İletişim Yayınları etiketiyle yayımlandı.

Doğuş Sarpkaya

Doğuş Sarpkaya

1980 İzmir doğumlu edebiyat eleştirmenidir. Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi DTCF Antropoloji bölümünde, yüksek lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Yetişkin Eğitimi anabilim dalında tamamlamıştır. İlk yayınlandığı dönemlerde meraklı bir okuyucusu olduğu BirGün Kitap Eki'nde önce yazar nihayetinde ise editör olmuştur. Aynı zamanda Ayrıntı Dergi yayın kurulu üyesidir. Yazıları Karşı Düşler, Refleks, Lacivert, İzafi, 14 Şubat Dünyanın Öyküsü, Redaksiyon, Ayrıntı gibi dergilerde yayımlanmıştır. Ankara'da yaşamaktadır.
Doğuş Sarpkaya

Latest posts by Doğuş Sarpkaya (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *