Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Mültecilerin dünyasına yolculuk: Kayıktaki Çocuk

0

Kayıktaki Çocuk; gazetelerin manşetlerinde görünen, sayıları arttığı için ne yazık ki ikinci sayfa haberine dönüşen zorunlu mülteci göçünü masum bir çocuğun öyküsü üzerinden özetliyor.

“Dünyada olup biten her şey, çocuk kitaplarının konusu olmaya elverişlidir.” der Skumanz. Ancak bazı konuların çocuk edebiyatına aktarılışı tahmin edildiği kadar kolay olmaz. Mesela ölüm, savaş, aşk, aile içi şiddet. Hedef kitlesinin yaş seyiyesi düştükçe zorluk artar. ‘Kayıktaki Çocuk’ta işlenişi zor bir tema olan ‘mülteci sorunu’nu konu ediniyor. Şiirsel, yalın, duru bir dille. Politik çizgilerden uzak durarak. Merkezine insan özelinde vicdanı alarak. Bir çocuk masumiyetiyle.

KitapEki
KitapEki

Kayıktaki Çocuk, savaştan kaçan Suriyeli Ahmet adlı bir çocuğun yolculuğunu işliyor. Yazarın anlatımıyla günün birinde Ahmet’in ülkesinde istenmeyen şeyler olur. Ahmet, oyuncak bebeğini yanına alıp yaşadığı coğrafyadan ayrılmak zorunda kalır. Minik kayığıyla umuda doğru uzun, yorucu bir yolculuğa çıkar. Suudi Arabistan, Türkiye, Hollanda, Almanya, Kanada, ABD, Kosta Rika ve Japonya’ya uğrayarak kendisi için sıcak yuva arar. Gittiği her ülkede kendi gibi miniklerle tanışsa da kanunlar, imkânsızlıklar nedeniyle arayışını bir türlü sonlandıramaz. Bıkmadan devam eder. Onun bu yolculuğuna tanıklık eden beklenmeyen bir misafir dünya çocuklarına doğru yolu gösterir.

Kayıktaki Çocuk, Türkiye’nin gündeminden düşmeyen ve zamanla kronik probleme dönüşen ‘mülteci sorunu’nu anlamayı ve mültecilere karşı duyarlılığı arttırmayı hedefliyor. Bu hedefinde başarılı da oluyor. Bildik ve hayli tanıdık bir öyküyü şiirsel dil, akıcı bir üslupla ölümsüzleştirirken okuyucuyu ana karakteriyle kısa yolculuğa çıkarıp küresel soruna dönüşen mesele ile ilgili farkındalık yarattırıyor.

Dört yaş ve üzeri çocuklara ulaşmayı hedefleyen kitap, salt çocuk öyküsü olarak değerlendirilemez. Çocuk gerçekliğinden yola çıkıp onun dünyasına hitap ettiği gibi yetişkinleri de etkileyip yolculuğun parçası haline getirmeyi başaran bir öykü… “Mülteci olmak ne demektir? Sınırların varlık sebebi nedir? Savaşlar insan hayatı üzerinde nasıl yıkıcı tesirler bırakır? Ben mülteci konumuna düşersem ne hissederim?” vb sorulara çocuk hassasiyetiyle yanıt ararken yolculuğun sonunda hedeflediği limana demir atıyor.

Gündemi kalbinden yakalıyor

Öykü, özgünlüğünü tema tercihinden ve işleniş biçiminden alıyor. Çağdaş çocuk edebiyatı eserlerini incelediğimizde karşımıza hep benzer öyküler çıkar. Kent nüfusu kırsaldan fazla olmasına rağmen öykülerin ana karakterleri çoğunlukla taşradan seçilir. Köy hayatı arka fona alınırken doğa-insan ilişkisi vb sıklıkla işlenir. Güvenlikli sitelerde yetişen, sokak oyunlarından mahrum çocuklar için bu öyküler ütopik bir dünyadan öteye geçmez. Fantastik dünya kurgulasalar da gerçek hayatla kurdukları ilişki sorunlu olduğu için çocuklara yeterince ulaşamaz. Kayıktaki Çocuk bu çerçeveden bakıldığı vakit değerli bir noktada duruyor. Gündemi tam da kalbinden yakalıyor. Yetişkin, çocuk herkesin hayatına dokunan bir meseleye odaklanıyor. Gazetelerin manşetlerinde görünen, sayıları arttığı için ne yazık ki ikinci sayfa haberine dönüşen zorunlu mülteci göçünü (Türkiye, Avrupa’ya botlarla kaçan Suriyeliler) masum bir çocuğun öyküsü üzerinden özetliyor. Bir çocuk özelinde bir topluluğun yaşamına ayna tutuyor. Kırmızı tişörtü, mavi şortuyla yüzükoyun sahile vuran Aylan bebek zihinlerimizdeyken ve silinmesi mümkün görünmüyorken isimlerin ortadan kalkarak yaşanan dramın ölümsüzleşmesi hayli değerli. Toplumun hafızasını ve vicdanını yitirmeye başladığı bu günlerde daha da değerli.

Çizgiler özgünlüğü perçinliyor

Öykü çizimleriyle özgünlüğünü perçinliyor. Bilindiği gibi alt yaş gruplarına hitap eden eserlerde çocuğun dikkatini çekecek, imge dünyasına hitap edecek, renkli, canlı çizgiler aranır. Golden Sweet, öyküden alıp resmettiği anlar, sulu boyayla desteklediği çizgisi, renk tercihleriyle Ahmet’in yol öyküsüne okuyucunun dâhil olmasını kolaylaştırıyor. Çizimler bir çocuğun resmettiği sayfalar gibi yalın görüntüye sahip. Yetişkilerin, Ahmet’in yolculuğu sürecinde yaşadığı zorluklardan kayıplarına birçok ayrıntı keşfedeceği kadar zengin, derin. Çizgileriyle estetik gelişimi sağlayacak, şiirsel diliyle sanatsal ve edebi duyarlılığı geliştirecek bir yapıya sahip.

Borges, “Ben cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlemişimdir.” der. Eğer gerçekten yazarın tahayyül ettiği gibi bir yerse cennet eminim misafirlerini kapıda ‘kayıktaki çocuk’lar karşılayacaktır.

  • Kayıktaki Çocuk
  • Yazar: Maya Mizuno, Sevde Tuba Okçu, Vonne Hemels
  • Çizer: Melike Koçak
  • Türü: Çocuk
  • Baskı Yılı: Şubat 2017
  • Sayfa Sayısı: 44 Sayfa
  • Yayınevi: Timaş Çocuk

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *