Responsive banner image
DeliDolu
 

Ölmeden Önce Okumanız Gereken Değil, Okumadan Ölmemeniz Gereken 5 Kitap…

1

Her ne kadar sevgili dostum Rıdvan bu konuyla ilgili “Ölmeden önce yapılması/izlenmesi/okunması gerekenler… Sana ne kardeşim, aynı hayattan ölüyoruz belki; ama aynı yaşamayalım.” diyor ve ben de ona son derece katılıyor olsam da insan yine de sevdiğinden bahsetmeden edemiyor. Şöyle ki, insan Hasan Sabbah’dan konuşunca  karşısında bilen, tanıyan biri olsun istiyor sevgili okur. Tam da bu nedenle ben de böyle bir liste oluşturmaya hakkım olduğu kanaatine vardım. Fakat bunu yaparken teknik, eleştirel bir değerlendirmeden ziyade (kaldı ki kendimi o statüde de görmüyorum zaten); okurken veya okuduktan sonraki anekdotlarım üzerinden bir değerlendirme yapmayı tercih ettim. İşte okuduğum için mutlu öleceğim o kitaplardan birkaçı:

GizliAjans | Alper CANIGÜZ

KirmiziKedi__3

Bir söyleşide kendisine de dile getirip günah çıkarttığım gibi benim Alper Canıgüz ile tanışmam oldukça geçtir. Bu bir yandan utanç verici fakat bir yandan da kendi adıma mutluyum çünkü dörder yıl beklemem gerekmeden külliyatı art arda okuma fırsatım oldu. Her kitabı gibi Gizli Ajans’ın da yeri benim için farklı tabii. Bir reklam ajansında gelişen tuhaf olaylar çerçevesinde şekillenen bu absürd macerada Canıgüz  iki gerçeklik sunuyor ve seçimi bize bırakıyor. Kendisine sorduğumuzda ise “Burada önemli olan hangisinin gerçek olduğundan ziyade karakterin içine düştüğü hayal kırıklığı, çaresizlik ve boşluk, yoksa hangisine inanacağına okuyucu karar verecektir.” diyor. Açıkçası okurken her şey mantıksal zemine oturtulunca Musa karakterinin düştüğü hayal kırıklığını çok yakından hissettiğimi itiraf etmeliyim. Neyse ki Canıgüz bize açık kapı bırakıyor. Bence kesin uzaylıydılar 🙂

  • Gizli Ajans
  • Yazar: Alper CANIGÜZ
  • Baskı Yılı: 2008
  • Sayfa Sayısı: 204 Sayfa
  • Yayınevi: İletişim Yayınları
Alamut | Vladimir BARTOL

Hasan Sabbah’ın hayatını konu alan bu tarihsel roman bir yandan sizi Deylem Bahçeleri’nde gezdirirken bir yandan doğu mistisizminin içine çekiyor, bir yandan da inancı derinlemesine sorgulamanıza neden oluyor. “Hiçbir şey yok, her şey mubah!” anlayışının bizi nerelere sürükleyebileceğini gözler önüne seriyor.

  • Alamut
  • Yazar: Vladimir Bartol
  • Baskı Yılı: 2010
  • Sayfa Sayısı: 510 Sayfa
  • Yayınevi: Koridor Yayıncılık
Korkma Ben Varım | Murat MENTEŞ

Eğer siz de “dikensiz bir kaktüsün bitkisel yalnızlığı” içindeyseniz bu yalnızlığı bu romanla pekala giderebilirsiniz. Ki zaten okurken bitkisel bir yalnızlık içinde olmanız hayrınıza olacaktır çünkü temposuyla soluksuz kaldığınız gibi kahkahalarınıza da engel olamayacaksınız.

  • Korkma Ben Varım
  • Yazar: Murat Menteş
  • Baskı Yılı: 2009
  • Sayfa Sayısı: 424 Sayfa
  • Yayınevi: İletişim Yayınları
Beyaz Savunma | Osman KONUK

Dizelerinde “Bir ölüden daha cool olabilir misiniz?” diyecek kadar ironik“ Kendine iyi bak dileklerine; görüşürüz/niye görüşeceksek” diyebilecek kadar samimi bir şair Osman Konuk. İnsanı vurup öldürüp sonra da “hadi kalk da yerine yat” diyen şairlerden. En azından bendeki etkisi bu şekilde olduğunu söyleyebilirim.

  • Beyaz Savunma
  • Yazar: Osman KONUK
  • Baskı Yılı:2014
  • Sayfa Sayısı: 55 Sayfa
  • Yayınevi: Profil Yayınları
Tehlikeli Oyunlar | Oğuz ATAY

Geçenlerde bir arkadaşımla görüştüğümüzde sohbet en sevdiğin yazar üzerinden şekillendi. Benden farklı bir isim duyunca şaşırıp tepki gösterdi “Nasıl olur en çok Oğuz Atay’dan bahsediyorsun ama?”.  Açıkçası Oğuz Atay benim için bir yazardan çok daha farklı. Bir akraba, bir dost, ayrılıp sürekli geri döndüğün bir sevgili gibi belki de. Külliyatı tamamlarken Tutunamayanlar’ı en sona bırakmam da tesadüf değildi, aramızdaki son bağ olduğu için okuma sürecini aylara yaymam da… Keşke paylaşacak daha çok sözümüz olsaydı diyorum. Fakat Tehlikeli Oyunlar’ın bende ki yeri de çok ayrı. Hikmet Hikmet’i ararken ben de “ben ol” duğum içindir belki de… 1.Dilşad’dan yola çıkıp 2.Dilşad’a giderken elimden tuttuğu için…

  • Tehlikeli Oyunlar
  • Yazar: Oğuz ATAY
  • Baskı Yılı: 1984
  • Sayfa Sayısı: 479 Sayfa
  • Yayınevi: İletişim Yayınları

 

 

Dilşad Gündoğan

Dilşad Gündoğan

1992’de İstanbul’da doğdu. İktisat Fakültesi mezunu. Hasan Ali Toptaş’ın “-Desene hayat tekrarlardan ibaret. –Tekrarlardan değil, tekrarların tekrarından…” sözüne istinaden sektöre atılıp kendine yabancılaşmayı reddetti. Açıkçası sektör de onu pek sevmedi. Kitaplar ve müzik en büyük iki tutkusu. Piyanosu Cosimo, kemanı Phantom ve mızıkası Olric ile son derece mutlu. Kitaplarını ödünç verdiğinde uyku uyuyamıyor.
Dilşad Gündoğan

Latest posts by Dilşad Gündoğan (see all)

Kolektif Kitap
Paylaş

1 Yorum

  1. Talha Günhen on

    Gizli ajans ve korkma ben varim’i hic duymamistim diyip utanabilirim koseme cekilip. Ama ciddili cokzel otesi liste. Ellerinize saglik. İcerikleinizi severek takip ediyoruz efem. Su an Alamut’u okuyor olmam liste de gorup gulumsemem de cabasi oldu.

Cevap Yazın