Responsive banner image
 

Ölmek İsteyeni Vurdum, Atları Da Vururlar

0

Horace McCoy 1935’de yazdığı Atları Da Vururlar belgesel romanı gerçek olaylara dayanan televizyon dünyasının hangi amaçla var olduğunu saptamaktadır.

TV yarışmalarının bir tek amacı vardır; halkı olup bitenden habersiz kılmak, yağmalamak, onları bir aptala dönüştürmek. Bu amaca hizmet eden para veya mülke ihtiyacı olan insanlar, eğlence sektörü olan yarışmalarda bir at gibi oradan oraya kovalanırlar sonra onları vururlar.

KirmiziKedi_5

Horace McCoy 1935’de yazdığı Atları Da Vururlar belgesel romanı gerçek olaylara dayanan televizyon dünyasının hangi amaçla var olduğunu saptamaktadır. 1929-30 yıllarında Amerika’da ekonomik kriz buhranları olurken Dans Maratonları adlı yarışma başlatılıyor.  İşsiz kalan gençlere vaat edilen şöhret, servet onları canla başla pistlerde dans etmeye itiyor. Dans ediyor, dans ediyor, dans ediyorlardı. Paraya muhtaç kalan insanların sahnedeki ayılıp bayılmalarını izlemek, onları bu radde getiren halkın gaddarlığı ve buna karşı çıkmayanların suskunlukları bir tür işkencedir. McCoy, bu işkenceyi ve gerçekliği sansürsüz kelimeleriyle anlatır.

Zeki Coşkun’un önsözüyle başlayan roman, ABD ve Türkiye arasında hem güldüren hem öldüren TV yarışlarının çarpıcı gerçeklerini anlatır. 2001 yılında Türkiye’de patlak veren krizin hemen ardından “Dokun Bana” adlı eğlence yarışmasında, herkese açık AVM merkezinde son model bir otomobil etrafında 12 genç dirençlik gösterisinde bulunuyordu. Tüm yarışma boyunca ayakta kalıp, arabaya dokunuyorlar. 24 saat izleniyor, canlı olarak kanallarda gösteriliyor; bayılanlar oluyor, kavga edenler oluyor halk merakla ekran başına kilitleniyor. Amaç hedefine ulaşıyordu. Bu sırada Türkiye’nin krizi devam ediyor, memleketin gidişatından halkın haberi olmuyor çünkü son kalan yarışmacı merakla bekleniyordu. Amerika’da krizle birlikte gündeme gelen Dans Maratonu 70 yıl sonra Uçur Beni adıyla Türkiye televizyonlarına geldi. Neden geldi? 2001 yılında Türkiye’de ekonomik çöküş vardı. Dokun Bana yetmedi, sırada Uçur Beni vardı. En çok seyredilen kanallarda yarışlar yer alıyordu. Halkı hipnoz eden ölümüne yarışlar.

McCoy, dans maratonlarında korumalık yaptığı dönemde tüm bu metaforun içinde ahlaksızlaşmış insanların, gerçek yüzlerini yazdı. Ayrıca, gerçekçilik akımının isimlerinden biridir. Atları Da Vurular kitabı başkahraman Robert’in ağzından anlatılır. Oyuncu olmak isteyen Gloria kaçırdığı otobüse el sallarken Robert ile tanışır sohbet sırasında kumsaldaki dans yarışmasından bahseder. Robert’in kendisine partneri olup olamayacağını sorar ve onları dans pistinde görürüz.

Geçen saat: 216
Kalan çift: 83

Dans yarışı sahilde bir binanın içinde yapılıyor, dışarıya çıkılmıyor, 110 dakika dans 10 dakika mola veriliyor. Molada yemek, tuvalet, uyku ihtiyaçlarından ancak birkaçını gidermek mümkün. Her akşam ünlü insanlar onları izlemeye geliyor, gösterinin sonunda sahneye para atıyorlar.

Geçen saat: 855
Kalan çift: 21

Çiftleri sadece 110 dakikalık dansa tabi tutmuyorlar elbette sürekli yeni reyting yapacak konular üretiyorlar. Çiftlere, sahnede kim elenirse para teklifinde bulunuyorlar. Düzenek sahtekârlık üzerine kurulu, paraya ihtiyaç duyan gençler sömürülüyor ve onları gözlerini kırpmadan izleyen halk, elden ayaktan düşmüş yarışmacılara tezahürat yapıp alkışlıyorlar. Yarışma böyle devam ederken sahnenin arkasında silahlı bir çatışma çıkar ve dans maratonu sona erer.

Gloria’nin ağzından dinleriz bu ahlaksız düzenin gerçeklerini, bunun bir yarışma değil eziyetli bir şov olduğunu. Dans saatleri boyunca ölmek istediğini dile getiren Gloria Robert’den yardım ister. Ölmek ister ama cesaretsizdir. McCoy’un kaybedenler romanında bir tek kazanan vardır Robert’in şakağından vurduğu kadın, Gloria.

Sydney Pollack bu romanı 1969 yılında Sinemaya uyarlar. Öyle bir romandır ki bitecek bir dönemi yoktur. Her yıl özgünlüğünü koruyan salt gerçekçilikle yaşar.

  • Atları Da Vururlar
  • Yazar: Horace McCoy
  • Çeviri: Ayşe Aksöz
  • Türü: Belgesel Roman
  • Yayınevi: YeniYaz Yayıncılık

 

Sevcan Sever

Sevcan Sever

Güzel Sanatlar Yazarlık Bölümü'ne hazırlanıyor.
Analog fotoğraf çekmeyi seviyor.
İlk yazısı Kirpi Edebiyat&Düşün Dergisi'nde yayımlandı.
Sevcan Sever

Latest posts by Sevcan Sever (see all)

Paylaş

Cevap Yazın