Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Oyun Arkadaşımı Verir misin Anne?

0

Deniz Üçbaşaran altın zincirimizin son halkası olan “Annemin İçindeki Ses” kitabıyla sözcük orucu tutarken bizi renkler ve resimler adına mükellef bir sofraya davet ediyor.

Sanatçıya, “ne anlatmak istediniz”, “hangi mesajı vermek istediniz” soruları pek sorulmuyor artık. Gene de Çocuk Edebiyatı dünyasında, faydacılık, işlevsellik, eğiticilik dilin hemen ucunda, gizli gündem maddesi olarak bekleyip duruyor.

Bu türden beklentilere cevap vermeyip, sanatı kendi dinamikleriyle, anlatım tercihleriyle, zihni allak bullak eden devrimci yanıyla boşa çıkaran kitaplar da var neyse ki. Kelimeleri aşıp salt resimle derdini anlatan “sessiz-sözsüz” kitaplar tek bir yorumun edilgen nesnesi olmaktan çıkıyor ve yorumu, anlamı, güzelin dile gelişini, resmi okuyanın algısında çoğaltıyor. Renklerin dizilişi, sözcüklerin dizilişinden farklı olarak okurun anlama eylemini sınırlamıyor öte yandan tutarlı bir bağlam saptamasını kolaylaştırıyor.

O ülkeden, bu ülkeden, entelektüel gümrüğümüzü geçip bizimle buluşacak sessiz-sözsüz kitapları beklemekten öyle yorulduk ki, sayıları bir elin parmağını geçmeyen “bizden” örnekleri, her ortaya çıkışında düğün-dernekle, fener alayıyla, hadsiz coşkuyla karşılıyoruz.

Deniz Üçbaşaran altın zincirimizin son halkası olan “Annemin İçindeki Ses” kitabıyla sözcük orucu tutarken bizi renkler ve resimler adına mükellef bir sofraya davet ediyor. Her evin, her ailenin temel sorunlarından olan ikinci çocuğun gelişi, ilk çocuğun bu süreçteki duygusal gelgitleri, anne babanın, telaşın ve yorgunluğun içinde birçok parçaya bölünüp, açılan birçok cepheyi hünerle yönetip, iki yakalarını bir araya getirme uğraşı, neredeyse ima bile etmeyen olgunlukta, gökkuşağının devinen renkleriyle dile geliyor. İma etmeyen diyorum çünkü kitapta baba yok, telaş yok, yorgunluk yok, gerilim hiç yok!

Görünmeyen kahraman; anne karnındaki bebek, görünen dev çınar anne ve onun şimdiden abi olmuş güleryüzlü oğlunun dingin dokunuşları, bakışları ve hayale dalışları içinde mutlu ailenin rengarenk tablosu var. Pastel tonlarla canlı renklerin içiçe geçtiği, şimdi ile geleceğin, gerçek ile hayalin kol kola girdiği, evin içindeki sadeliğin mutlu yaşama dair ipuçları verdiği minimal tablo. Eşya yani bir yığın nesne, insana anlam katan aletler olmaktan ne ara çıktılar da insanı kendilerine alet ettiler, aklı rahat etmeyen, kurcalanıp duranlar için bunu tartışacak duraklar da var tartışalım sevdasındaysanız. Ağaca, güneşe, denize, gökyüzüne, hayvana ve oyuncağa değmeyen çocuğa çocuk denir mi bu da düşecek usunuza uslu durmaz da onu bunu sorup durursanız.

Anne çiçekli elbisesi ve büyüyen karnıyla kozmik ağaç misali salınıp duruyor sayfalarda, can verdiği meyvelerini birbirinden uzak tutmuyor ki birbirlerine baka baka ağarsınlar. Abi ise ağalığı, beyliği boşverip biricik kardeşini bekliyor, hayallerine doluyor oyun arkadaşını, masalda en güzel rolü ona veriyor, bir yastıkta kocalma işini yetişkinlere bırakıp, kocaman bir berenin içinde kardeşiyle çocuk kalmayı yeğliyor. Peki ya sonra? Gizli özne gizinden silkinip minnacık beşikte nur yüzüyle görününce mi? Abi, en sevdiği oyuncağıyla kardeşinin beşiğindeki ıssızlığı dindirince mi?

Yani sanatçı neyi anlatmış burada?

  • Annemin İçindeki Ses
  • Yazar: Deniz Üçbaşaran
  • Çizer: Deniz Üçbaşaran
  • Türü: Çocuk
  • Baskı Yılı: Kasım 2018
  • Sayfa Sayısı: 36 Sayfa
  • Yayınevi: Hep Kitap

Adnan Saracoğlu

1979 Bayburt doğumlu. Eski Yunan Dili Mezunu. Akademik bir vakıfta koordinatörlük yaptı. Dinler tarihi alanında tez yazmaya çalışıyor. Son dört yılını ağzına kadar oğluyla ve çocuk edebiyatıyla doldurdu. Nefes almak için çocuk kitapları okuyor ve haklarında yazıyor. Kendi kitabı için gün olmasa da ay sayıyor.
Adnan Saracoğlu

Latest posts by Adnan Saracoğlu (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *