Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Piri Reis’in İzinde Mavi Gezi

0

Orhan Duru, “Mavi Gezi”de, bir öykücü olarak hem antik tarihi hem coğrafyayı anlatıyor bize Piri Reis’in rotasından…

Tarih ve coğrafya okumak zordur. Her bir şey sadece birer isimdir. Öylece dururlar. Oysa yaşanmışlıklar belirleyicidir. Onu da edebiyat verir. Orhan Duru, “Mavi Gezi”de, bir öykücü olarak hem antik tarihi hem coğrafyayı anlatıyor bize Piri Reis’in rotasından…

KitapEki
KitapEki
KitapEki

“Ufuk çizgisine kadar uzanan deniz, oradan yükselen ve üzerimizi örten gökyüzü. İkisi de ayrı tonlarda mavi. Biri biraz koyu mavi, öteki daha açık mavi…” cümleleriyle başlıyor bu meraklı, meraklı olduğu kadar keyifli, keyifli olduğu kadar mutluluk veren kitap.

Maviyi sevmek…

Orhan Duru (çiçekler çelenk örsün başucunda), öykücü olsa da gezi yazılarıyla da kendini var eden bir yazar. Anımsıyorum da, haber masasında bile öykü konuşurduk, onda da geziye, gezi yazılarına getirirdi sözü. “Mavi Gezi” yayımlanalı çok olmuştu, ama her seferinde notlar aldığını, güncellemek istediğini söylerdi. Şimdi, aslında onun da izinden gitmek, oraları yeniden onun yazdıklarının rehberliğinde bambaşka bir gözle izlemek ve yazmak gerek. Sabahattin Eyüboğlu, Azra Erhat, Halikarnas Balıkçısı ile başlayan ve her katılanın muhakkak heyecanla anlattığı “Mavi Yolculuk”ları, onlarla birlikte yolculuk etme mutluluğuna erişmişlerle yenilemek, görüntülemek ne iyi olur. Geleceğe de kalır hem… Çünkü artık o el değmemiş güzellikler azalıyor giderek.

Etik…

Orhan Duru’nun rehber edindiği Piri Reis, “Kitab-ı Bahriye”de tüm Akdeniz’i anlatıyor, çizdiği haritada kaynaklarını da açıklıyor. Günümüze önemli bir miras bu. Hem çizdikleri, anlattıkları hem de kaynak belirtmek gibi etik bir miras. Orhan Duru da o çizgiden yürüyor. Hemen her anlattığı yeri hem Piri Reis’i, hem diğer kitapları hem de kendi yaşadıklarıyla harmanladıklarını kaynak gösteriyor.

Geçen yüzyılda Anadolu’yu gezmiş bir İngiliz bilgini, D. H Hogharth’tan Milattan Önce yapılmış Aspendos’taki tiyatronun 40 sıralı ve 7500 seyirci alabildiğini alıntılamış Duru (s.44). Bu, aradan geçen bunca yılda nereye geldiğimizin (aslında “gelmek” olumlu bir tanım, düştüğümüzü demem gerekir) göstergesi. Bırakın tiyatroyu, heykeli okuma yazmamız bile (abeceyi bilmekten söz etmiyorum) çok düşük. Anayasa tasarısını, Mecliste yaşananları ve söylenenleri örnek göstersem yeter.

Sıcak ile soğuk suyun savaşımı

Her yılbaşında haksız yere tartışma konusu olan Noel Baba öyküsüne de değiniyor Orhan Duru, Demre’yi anlatırken. Demek ki bir parça tarih bilsek, biraz altında yatanlara baksak sorun kalmayacak. 4000 yıl önceki Hitit belgelerini de işaret ederek çevredeki yerleşim birimlerinin Grek adları olmadığını iddia ediyor. İlginç kanıtları da var üstelik. Sahi, bunları bir tarih kitabında okumaktan çok daha kolay, çok daha anlaşılır Orhan Duru’nun dilinden. Hem sıkmıyor hem de bilgilendiriyor merak ile iç içe…

Kaptan Cousteau’nun saptadığı ileri sürülen, bir Türk denizcinin aksini ispatladığı tuzlu suyla tatlı suyun birbirine karışmadığı söylenen Cebelitarık Boğazı yerine Finike’de sıcak su ile soğuk suyun birbirine karışmadığını anlatıyor. Size de ilginç gelmedi mi? Haklısınız, Mavi Gezi’ye çıkmalı ve yerinde görmeli, hissetmeli…

Aşk tapınağı

Çok ilginç bilgiler yer alıyor “Mavi Gezi”de… Şarap rengi deniz, bunların sadece biri; öyle ya, mavi diyoruz, Homeros’ta “şarap rengi deniz” tanımı var. Hâlâ kullanılan sarnıçlar, görkemli yapılar, Efes büyüklüğündeki kalıntılar… Tarihteki ilk kitabı yazan Apollonius ile geometri terimleri de ilginizi çekecektir. Türk-Yunan gerilimlerinin temelini öğreniyoruz bu arada. Aşk tapınağını da…

“Kentler de doğuyor, büyüyor ve bir gün canlılıklarını yitiriyor. Ama hiç olmazsa kalıntılar var ortalıkta.” (s. 48) Bir gün, bir “Mavi Gezi”ye çıkacaksanız eğer, Orhan Duru’nun kitabı size rehberlik edecektir. Hem zaten okurken karar vereceksiniz…

  • Mavi Gezi
  • Piri Reis’in İzinde
  • Yazar: Orhan Duru
  • Türü: Gezi
  • Baskı Yılı: Ekim 2016
  • Sayfa Sayısı: 180 Sayfa
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

 

Korkut Akın

Korkut Akın

Okumak, yazmak, çekmek… işte Korkut Akın’ı belirleyen üç temel.
Yeşilçam’da ve televizyonda film çekmesine rağmen kendisini kısafilmci olarak tanımlıyor. Birçok ödülü var…
YAZKO Somut’la başlayan yazma süreci -senaryoları saymazsak- Dünya Kitap’la gelişti, büyüdü. Cumhuriyet ve Radikal Kitap’ta da yazdı… Ataşehir Kültür Dergisi’nde (noter tasdikli 8 bin tirajlı) sürekli ve düzenli yazıyor. Yerel, bölgesel, sektörel gazetelerde de… hep sanat kültür üzerine.İnternet üzerinden kitap tanıtımları, kültür yazıları, film eleştirileri yazdığı siteler de var.
Sanatın savaşı yeneceğine inanıyor. Barış ve demokrasi istiyor.
Korkut Akın

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *