Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Polisiye Dosyası; “Röntgenci”

0

Grillet, 1950’lerden başlayarak pek çok eser vermesine rağmen, belki de kendi ülkesinde bile marjinal kaldığı için Türkçeye çok geç ve çok az çevrildi.  “Yeni Roman”(1981), “Kıskançlık”(1991), “Enstantaneler”(1881), “Silgiler” (2005) ve son olarak “Röntgenci”.

İçinde cinayet, ölüm, soygun barındıran her roman polisiye değildir. Pek çok yazar hayatın sıradan akışında ortaya çıkmayacak insani ve toplumsal durumları yakalayabilmek için polisiyelere özgü temaları kullanırlar. Ölüm karşısındaki insanı gözlemek her zaman çekici, bireyin düşünsel ve ruhsal savruluşlarını incelemek, etik, ahlaki ve moral değerlerin kayganlığını sorgulamak her zaman vaatkardir. Bu tarz romanlarda suç olgusu nesneleştirilmez, amaç haline gelmez. Ama barındırdıkları gerilimle polisiyelerden aşağı da kalmazlar. Ya da tam tersi; “Çünkü iyi bir polisiye, aslında bir cinayeti konu alan, güzel ve edebi bir romandan başka bir şey değildir”. Alain Robbe Grillet’in “Röntgenci”si  bu tarz romanların en iyi örneklerinden birisidir.

KitapEki
KitapEki

Sayılar, Saatler

Yazar, senarist, yönetmen Alain Robbe Grillet, Yeni Roman akımının kurucularındandı. Aslında pek az ortak noktası vardı kendilerini bu akımda görenlerin. Onları birleştiren –en kısa özetiyle- geleneksel anlatım kalıplarına karşı çıkışlarıydı. “Edebiyat  gibi  roman da ancak yeni olduğu sürece canlıdır” şiarından hareketle 20. yüzyılın yeni romanını tanımlamaya girişen yazarlar, roman kahramanlarından, okurun özdeşleşme kurabileceği karakterlerden, sürükleyici hikayelerden, hikayelerin neden-sonuç ilişkisinden, zamanın düzgün akışından vazgeçmek istemişlerdi. Onun yerine insanı yabancılaştıran nesneler, insanın üzerinde egemenlik kuran sayılar, saatler öne çıkmalıydı.  Alain Robbe Grillet’in 1955 yılında yazdığı ikinci romanı “Röntgenci”de akımın bütün arayışlarını bulmak mümkün.

Grillet, 1950’lerden başlayarak pek çok eser vermesine rağmen, belki de kendi ülkesinde bile marjinal kaldığı için Türkçeye çok geç ve çok az çevrildi.  “Yeni Roman”(1981), “Kıskançlık”(1991), “Enstantaneler”(1881), “Silgiler” (2005) ve son olarak “Röntgenci”.

“Silgiler” romanında, Yeni Roman’ın karakteristiğini göstermek için, polisiye bir kurgu kullanmıştı Grillet. “Röntgenci”de de benzer bir kurgu var. Romanın ana karakteri, gezgin bir saat satıcısı olan Mathias. Soğuk ve rüzgarlı bir günde elinde saat çantasıyla çocukluğu geçirdiği küçük bir adaya gelen Mathias, mütemadiyen satacağı saatleri ve kazanacağı parayı hesaplayan, bir güne sığdıracağı satış zamanının her dakikasını titizlikle hesaplayan bir adam. Tıpkı “Silgiler”deki gibi, zamanın, sayıların ve saatin romanın merkezine oturduğu bir anlatı okuyoruz. Ardından Grillet’in tasvir şehvetini dışa vurduğu eşyalar, mekanlar ve olaylar önem kazanıyor. Adanın küçük kasabasını, evleri, meyhaneleri, kırsal kesimdeki yerleşimleri, ıssız yolları, yalçın kayaları, dalgaların dövdüğü kayalık sahilleri, uçulan martıları büyük bir titizlikle, ayrıntılarla, seslerle, renklerle öylesine mükemmel tasvir ediyor ki, daha ilk sayfalarda tekinsiz bir atmosfer kaplıyor anlatısını. İşte bu atmosferde, aklı kime hangi saati satacağına, kulağı geriye dönmek için kalan zamanın tiktaklarına, eli cebindeki düğümlü ipe takılı Mathias’ın bilinç katlarının derinliklerinde ürpertici bir olayın yer aldığını anlıyoruz. Küçük bir kızın cinayetini haber veren gazete küpürüyle, onun adaya gelişinden sonra kaybolan on üç yaşındaki kız arasında bir bağlantı kurmak kaçınılmaz. Ancak Grillet romanın sonuna kadar bu bağlantı hakkında açık vermiyor. Onun yerine; Mathias’ın adada geçirdiği zamana ilişkin müphem kurguları, kızın kaybolduğu saatlerde bir başka yerde olduğunu kanıtlamak için saatlere dayalı senaryoları, kayıp kızla bir başka küçük kızın birbirine karışan yüzleri, suçlulukla karışık bir huzursuzluk…

Söyleşisinde; “20. yy romancısı okuyucusunun bir sinema seyircisi olduğunu bir an bile hatırından çıkarmamalıdır” diyen Grillet, okuyucusunu alışkanlıklarından ve önyargılarından sıyrılarak okumaya davet ediyor. “Rontgenci”, Mathias’in bilincinden, zaman içinde gelgitlerle, ansızın çakan görüntülerle, iletişime kapalı diyaloglarla ilerleyen gerilimli bir roman. Yeni Roman akımının bir temsilcisi olarak “hikayenin bürünebileceği bütün biçim ve görünümlerin yığışımını estetik bir ilke olarak benimsiyor. Mantık düzleminde bir gelişim izlemiyor, kendi üstüne kapanarak bir çember çiziyor, kendi kendini siliyor, kendi kendini yiyor adeta. Romanda her paragraf aynı olayın ayrı bir yorumu kimliğiyle çıkıyor karşımıza: öbürleri kadar gerçek, öbürleri kadar uydurma bir yorum.

Romanın yayımlanmasından sonra “Le Monde” gazetesinde yapılan yorumda, Alain Robbe Grillet’in büyük bir ihtimalle deli ya da katil olduğu yazılmıştı. 1950’lerde anlaşılamayan “Röntgenci”, mükemmel işlenmiş hikayesi ve çarpıcı anlatımıyla iyi bir romanın türlere, akımlara sığdıralamayacağını kanıtlıyor.

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *