Responsive banner image
 

Poyraz Karayel’den Mizah ve Edebiyat Harikası 7 Replik

0

Maalesef ki son yıllarda kaliteli dizilere zor rastlar olduk. Yeditepe İstanbul’un naifliğini, Çemberimde Gül Oya’nın samimiyetini, Ezel’in muhteşem kurgusunu o kadar arıyorum ki…

Fakat tabii ki bu iyi yapımların olmadığı anlamına gelmiyor. Poyraz Karayel bunlardan biri…

Kırmızı Kedi Haziran 2

3. Sezonunda olan dizi Oğuz Atay, Turgut Uyar, Cemal Süreya, Attila İlhan ve daha birçok edebiyatçıdan alıntıları ve esintileriyle yüzümüzü güldürüyor. İşte dizideki o güzel repliklerden birkaçı:

1

-Baba cennet nasıl bir yer?
-Cennetimiz… Bütün ayrılanların kavuştuğu bir yer düşün. Ayrılık tedavülden kalkmış, üzüntü yok, keder yok, hep mutluluk var hep. Düşünsene; Almanlar yeniliyor ama sen yenik sayılmıyorsun, enflasyon artıyor ama paran değer kazanıyor, bütün derslerden çakıyorsun ama takdir veriyorlar.

2

-Şimdi Sevgili İsacığım olay aşkta değil ayrılıktadır.
-Neden poyraz abi?
-Çünkü aşkın asıl yaşandığı hal, ayrılık halidir. Acı, özlem, hüzün hep ayrılıktadır. Tutku…    Ayrılıktadır.

3

-Twitter ne lan?

-Emperyalist küresel sermayenin yeni oyuncağı… Twitter insanları 140 karakterli sanal bir âleme hapseden dünyanın en çakal fikri dayıcım. Zaten bu küreselcilerin en büyük numarası ne biliyor musun? Özgürlük… Oraya böyle istediğimiz gibi yazıyoruz ya özgürüz biz! Ne kadar salağız ya… Herif evinde oturuyor sıcak sıcak, çayı çorbası yanında, güzel ala dur bakayım çıkıdı çıkıdı çıkıdı nedir kadına şiddete karşıyım, şıkır şıkır şıkır nedir Gazze’de yaşananları protesto ediyorum. Lan yemişim senin protestliğini be! Sanal dayıcım sanal, gerçek değil. San Fransisco’da bir şirket bir telefon yapıyor, San Fransisco’daki başka bir şirkette bir aplikasyon yapıyor, ondan sonra sen bunları alıyorsun, senin üstünden milyar dolarlar kazanıyorlar sen de diyorsun ki “Allahım ne kadar özgürüm, ne kadar özgürüm” ne kadar gerçeğim? Madem gerçeksin madem o kadar muhalifsin çıksana sokağa! Ha bir de şöyle bir durum var her sene satılan kitaplar %12 oranında azalıyor. Bundan üç nesil sonra hiçbir çocuk Dostoyevsky’i bilmeyecek. Zaten Nazım Hikmet’le Necip Fazıl o zamana kadar twitter niyetçisi olur. Halikarnas Balıkçısı’nı hiç söylemiyorum zaten. Arkadaş okuyacaksın. Okumak lazım. Okumayan adam sokaktaki canlı bombadan daha tehlikeli.

4

-Hemen hemen hemen bir şey soracağım çok kısa hemen bir şey soracağım
-Buyur
-Bu saz olsun, bağlama olsun hapishanede bunları çalanlara özel bir indirim mi var?
-Yoo
-O zaman neden her koğuşta bunlardan bir tane mutlaka var? Mesela neden bir kontrbas yok? Obua olabilirdi… Bu nedir ya! Hapishanelerimiz resmen bitmiş.
-Yalnız burası konservatuar değil kardeş.
-Burası konservatuar değil ama türkü bar olmuş burası türkü bar. Bu kafayı değiştirmek lazım bu kafayı, böyle olmaz.

5

Senin aklın esir, ruhun köle, hayallerin mahkum, hayallerin tutsak sen mi özgürsün? Hadi oradan delirtmeyin beni! Bir kendinize gelin. Kandırılıyoruz, kandırılıyoruz. Özgürleştikçe daha da köleleşiyoruz. Cep telefonlarınız, akbilleriniz, internetiniz var algınız yerle yeksan. Adına teknoloji dediğiniz şu uyuşturucunun müptelası olmuşsunuz. Filmleriniz pespaye, romanlarınız barkotlardan ibaret, şiirleriniz plastik! Benim sevgili mahkûm kardeşlerim… Özgürlük burada kalbinizde, hayallerinizde. Bu dört duvara bu parmaklıklara aldanmayın.

6

-Albay ne anlatıyor size?
-Poyraz bey evladım ben sana gayri nizami harbi hiç anlattım mı?
-Ooo Albayım tabii ki anlattınız. Nasıl unutayım. Bir dakika… Gayri nizami aşkı anlatıyor.
-Nasıl?
-Gayri nizami aşk… Askeri iç tüzüğe göre imkânsız aşklar bu şekilde tanımlanıyor, imkansız olanları… Eğer sevgililer nizami yoldan birbirlerine kavuşamazlarsa gayri nizami yolla kavuşuyorlar.

7

Mutluluk, mutluluk nedir diye sorulunca; masallarda hikâyenin sonuna düşen mutluluk gerçek hayatta baş tarafta tercih edildiğinden, gerçek insanların başına gerçek acılar geldiğinden, ayrıca mutlu insanların çok sıkıcı insanlar olmasından dolayı mutluluk gerçek hayatta tercih edilmez sevgili İsacığım. … Bir kere ben nasıl mutlu olunur bilmiyorum. Bence mutluluk yasaklanmalı. Düşünsene, “Bakanlar Kurulunun çıkardığı kanun hükmünde kararname, dün gece resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren mutluluğa muhalefet kanunu bütün yurttaki mutsuzlar tarafından sevinçle karşılandı.” diye bir gazete haberi okusak fena mı olur?

Dilşad Gündoğan

Dilşad Gündoğan

1992’de İstanbul’da doğdu. İktisat Fakültesi mezunu. Hasan Ali Toptaş’ın “-Desene hayat tekrarlardan ibaret. –Tekrarlardan değil, tekrarların tekrarından…” sözüne istinaden sektöre atılıp kendine yabancılaşmayı reddetti. Açıkçası sektör de onu pek sevmedi. Kitaplar ve müzik en büyük iki tutkusu. Piyanosu Cosimo, kemanı Phantom ve mızıkası Olric ile son derece mutlu. Kitaplarını ödünç verdiğinde uyku uyuyamıyor.
Dilşad Gündoğan

Latest posts by Dilşad Gündoğan (see all)

Paylaş

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *