Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Sabahattin Ali’nin Almancadan çevirdiği üç romantik hikâye

0

Şiirleriyle, hikâyeleriyle sevdiğimiz Sabahattin Ali bu kez bir nevi aracılık ediyor; çevirmen yönü sayesinde Alman edebiyatının romantik örneklerinden üç hikâyeyi bizlerle buluşturuyor.

“Romantizm” kelimesi 18. Yüzyıl’ın sonlarında, bugün edebiyatta kullanılan anlamına kavuşur. Akla dayanan dünya görüşünden uzak, iç dünyasına kapanmış bazı yazarlar romantizm akımına öncülük ederler. Sabahattin Ali, Avrupa’nın sanat ve düşünce sistemini etkilediğini düşündüğü romantik akımın Almanya’dan çıkıp kendi yüzyıllarından öteye giden üç örneğini aynı kitapta toplamış; Kleist’den “San Domingo’da Bir Nişanlanma”, Chamisso’dan “Peter Schemihl’in Acayip Sergüzeşti”, ve Hoffmann’dan “Duka ile Karısı”.

KitapEki
KitapEki
KitapEki

Sabahattin Ali’nin çevirisiyle

Eserlerinde dram ve trajedi ağır basan Kleist’ın hayatı da yapıtlarıyla paralellik gösterir. Kleist Henriette Vogel adında bir kadına aşık olur, birlikte ölmeye söz verirler; Kleist önce sevgilisini öldürür sonra intihar eder. Yaşadıkları aşk  “Amour Fou” adında bir filme de konu olmuştur. Sabahattin Ali, Kleist’ın karakterleri olaya dayandırarak aydınlatma yeteneğini, anlatımında asıl önemi olaya vermesini oyun yazarı yanına bağlar. “San Domingo’da Bir Nişanlanma” 18. yüzyıl’da Haiti’de yerlilerin beyazlara karşı ayaklanması sırasında geçer. Kleist yerlilerin vahşiliğinden dem vurmakla birlikte onları bu duruma getiren zulümle de yüzleşmektedir. Kendisine tuzak kurulan bir Avrupalı, ona aşık olan melez bir kadın, adalarını beyazlardan arındırmak isteyen yerliler arasında kuvvetli bir hikâye örülür.

Peter Schemihl’in Acayip Sergüzeşti

Chamisso ise Fransa’da Fransız anne babadan doğmasına rağmen Almanya’da büyür. Gençlik yıllarında askerliğe alışamaz; ne Fransa’ya ne de Almanya’ya bağlanabilmiş, “vatansız” olarak kalmıştır. Bu durum çevresi tarafından dışlanmasına sebep olmuştur. Belki de “Peter Schemihl’in Acayip Sergüzeşti’ni” ortaya çıkaran bu dışlanma, aidiyet yoksunluğudur. Hikâye, gölgesini sonsuz bir servet ile değiş tokuş ettikten sonra insanların gölgeye verdikleri önemi fark edip pişman olan bir adamı anlatır. Çaresiz, yalnız, kederli,  koyu karanlık bir ıstırap ile boğuşup doğaya sığınan, kendini yoran düşüncelerden çalışmakla kurtulan bir adam. Canının acısı artınca noksan olan saadeti nikotin, insanın boşluğunu ise fino köpeği ile kapatma yoluna gider. Ve aslında Chamisso en derininde sakladığını en sonda söyler; “kendi için yaşayanların nasihate de ihtiyacı olmaz”.

Bir aşk hikâyesi

Yaratıcılık bir görüntünün, kelimenin belki de sesin bıraktığı etki ile neyin üretilebildiğinde kendini gösteriyor en çok. Freud’a da esin kaynağı olan Hoffmann’ın “Duka ile Karısı” adlı hikâyesi de buna bir örnek aslında. Yazar, Berlin’de bir sergide gördüğü resimden yola çıkarak kaleme alıyor hikâyeyi. Böylelikle 13. yüzyıl’ın Venediki’ne gidip dokunaklı bir aşk hikâyesine şahitlik ediyoruz.

Hasan Ali Yücel, Milli Eğitim Bakanı olarak görev yaptığı sırada kurulan “Tercüme Bürosu” kapsamında çeviri seferberliği başlar. Sabahattin Ali’nin de üyesi olduğu Büro’nun Türkçeye kazandırdığı eserlerden biri de “Üç Romantik Hikâye” olmuştur. Kitabın ilk baskısı MEB tarafından 1943 yılında yapılmış. Sayfalar boyu merak uyandıran, anlatımı kuvvetli üç hikâye sadece edebi yanıyla değil;  Batı edebiyatının Türkiye’de yaygınlaştırılmasına ihtiyaç duyulduğu bir dönemde hazırlanmış olması sebebiyle de önem taşıyor. Yetmiş yıldan fazla zaman önce girişilen bu çabanın kıymeti bugüne bakıldığında daha da açık anlaşılıyor.

  • Üç Romantik Hikâye
  • Yazar: Adelbert Von Chamisson, Heinricht Von Kleist, E.T.A. Hoffman
  • Çeviri: Sabahattin Ali
  • Baskı Yılı: 2016
  • Sayfa Sayısı: 156 Sayfa
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

 

Cengiz Kılçer inceledi; “Kürk Mantolu Madonna; Harika bir üslupsal zorluk olarak yan karakterler” okumak için TIKLAYINIZ
Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’sı nasıl olur da en çok satan romanlardan biri olur? Yoksa güzel şeylerin bir karşılığı gerçekten de mi var?

Gökçesu Özgül

Gökçesu Özgül

1984 doğumlu, avukat. Hukuk alanında yüksek lisans yapıyor. Kadın hareketi içinde yer almakta.
Gökçesu Özgül

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *