Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Sanat Kuramı Üzerine Serinletici Üç Kitap

0

Her üç kitabı okuyup bitirdikten sonra, görmeye çalıştığımız, okumaya ve anlama çabasına giriştiğimiz sanat edebiyat yaratılarının üzerine biraz daha ışık düşüyor. İşte, elimizde böyle ışıklı üç kitap var.

Konu sanat kuramı olunca, bir yazıda olması gerekenden çok daha fazla bir sakınımla hareket etmeyi zorunlu görüyor insan. Başlık için bile yanlışa düşme kaygısı beliriyor. Çünkü özne tekil mi kullanılmalı, yoksa çoğul mu, sorusu işin başında parmakları kilitliyor.

KitapEki
KitapEki

Sanat kuramı diye başlayınca, hemen arkasından eleştiri vurgusu da kendini zorunlu kılıyor. Çünkü, sanat kuramı/ kuramlarının yolları eleştiri taşlarıyla döşeli! Başka bir pencere açmak adına, şöyle bir soru ortaya atılabilir: Sanat kuramı sanatı iyileştirir mi, sanata etkisi katkısı nicedir? Uzatmamak adına şunu söylemek olasıdır; bu konudaki her soru tartışmalı, her yanıt olabildiğince yanlış ve bir o kadar da doğru olabilir. Son derece netameli bir alandayızdır çünkü.

Bu netameli alanda, yazın bu sıcak günlerinde serinletici üç kitap; John Ruskin, “Sanat ve Hayat Üzerine” ile, Tzvetan Todorov  “Ya Sanat Ya Hayat” ile, ve Sylvère Lotringer/ Paul Virilio “Sanat Kazası” ile serinletici bir etki yaratabilir. Her başlık ve her soru ve hatta her yanıtın yeni bir soru ve sorun yaratma olasılığını başta belirtmiştik. O halde niye serinletici? Sanat kuramı üzerine yazılmış bu “baba” kitapların zihni serinletici niteliği içeriğinde bulunuyor olsa da, tavsiyemizin birinci nedeni farklıdır. Bu kitapları okumak ve on dokuzuncu yüzyıldan bu yana gelen hayat ve sanat meseleleri üzerine kafa yormak için mutlaka serin bir yer şart! Tavsiye edilen iklim koşullarında okunsun veya okunmasın, okumanın sonunda, bu alandaki sayısız soru için açılacak yeni kapılarla, düşünsel bir serinlik duyulacağını da söyleyebiliriz.

On dokuzuncu yüzyıl vurgusu, kolayca anlaşılacağı üzerine John Ruskin (1819-1900) nedeniyle yapılmıştır. Yaşadığı zaman için olduğu kadar, günümüz için de önemli bir sanat eleştirmeni olan John Ruskin, bu kitabında “Gotik” ile “Demir” başlığını şaşmaz bir düşünsel istikrar içinde bize sunuyor. Emek ve meta süreçlerinde insanın bölünmesi, üretim ve kölelik, sanat kusur, sanat eseri ve imalat gibi pek çok konuda hemen hemen güncele uyan düşünceleri çok önemli.

John Ruskin gibi on dokuzuncu yüzyılda yaşamış bir düşünürden sonra, sırada Tzvetan Todorov var. Todorov Bulgar asıllı bir Fransız düşünür, eleştirmen… 1939 doğumlu olan Todorov bizi göz alıcı bir Rembrand yolculuğuna çıkarıp, “Sanat ve Ahlak” durağında indiriyor. Todorov ile yirminci yüzyıl dersimizi ilerletiyoruz bir bakıma.

Üçüncü kitap; Sylvère Lotringer/ Paul Virilio imzalı, “Sanat Kazası” ile modern olandan şimdiye, yani optik ve dijitala uzanan bir yoğun yolculuk. Paul Virilio 1932,  Lotringer 1938 doğumlu. Bu iki Fransız sanat eleştirmeni, sanat kuramcısı için, konu ettiğimiz diğer iki yazarımız gibi –bilen bilir- çok önemli kişiler olduğunu söylemeye gerek yok… “Sanat Kazası” görünüşte, Lotringer sorularına Virilio yanıtları gibi. Geçmişten şimdiye sanata toplu bakış ve toplu ipini çekme! diyebiliriz belki de.  Kitabın, soru ve yanıtlar gibi görünmesine karşın, gerçekte birbirini açan ve tamamlayan metinlerden, metin/sorulardan oluştuğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu metinler genelde sayfalarca süren boyutta değil, bir paragraflık, ya da yarım sayfalık metinler. Yayınevi doğru bir seçimle her iki yazarın metinlerini ayrı renklerle basarak, zaten çok yoğun olan metinlerin daha anlaşılır olmasını sağlamış. Kitabın 117 gibi görece az sayılabilecek sayfa sayısına karşın, içerdiği soru, sorunsal ve sanat insanları, düşünürleri şöyle bir tartıldığında, bu hacme bu yoğunluk nasıl da sığar, şaşmamak elde değil!

Her üç kitabı okuyup bitirdikten sonra, görmeye çalıştığımız, okumaya ve anlama çabasına giriştiğimiz sanat edebiyat yaratılarının üzerine biraz daha ışık düşüyor. İşte, elimizde böyle ışıklı üç kitap var.

Bu üç kitabın çevirmenlerinin emeği için de ayrı bir övgü gerekiyor. Çevirmenler Eser Bakdur (Sanat ve Hayat Üzerine), Aziz Ufuk Kılıç (Ya Sanat ya Hayat), Nesli Türk (Sanat Kazası) bu zor metinleri başarılı bir biçimde dilimize kazandırmışlar. Bir bakıma, zor metinlerde çevirinin başarısı daha iyi anlaşılıyor.

  • Sanat ve Hayat Üzerine
  • Yazar: John Ruskin
  • Çeviri: Eser Bakdur
  • Türü: Eleştiri
  • Baskı Yılı: Mayıs 2015
  • Sayfa Sayısı: 128 Sayfa
  • Yayınevi: Kafka Kitap

 

  • Ya Sanat Ya Hayat
  • Yazar: Tzvetan Todorov
  • Çeviri: Aziz Ufuk Kılıç
  • Türü: Eleştiri
  • Baskı Yılı: Ekim 2016
  • Sayfa Sayısı: 112 Sayfa
  • Yayınevi: Sel Yayıncılık

 

  • Sanat Kazası
  • Yazar: Sylvère Lotringer, Paul Virilio
  • Çeviri: Nesli Türk
  • Türü: Eleştiri
  • Baskı Yılı: Mart 2016
  • Sayfa Sayısı: 117 Sayfa
  • Yayınevi: Corpus Yayınları
Sabri Kuşkonmaz

Sabri Kuşkonmaz

Hukukçu-Yazar/Şair.
Şiir, roman, anlatı, film öyküsü ve seçki olarak yayımlanmış on altı kitabı var.
Kısa Film ve belgesel çalışmaları yaptı. BESAM kuruluşunda görev aldı. Çağdaş Hukukçular Derneği’nde YK üyeliği yaptı. PEN Türkiye Merkezi YK üyeliği ve genel sekreterlik yaptı. Edebiyatçılar Derneği ve TYS üyesi.
Hukuk Fakültesini bitirdi. Marmara Ü. İletişim Fakültesi’nde yüksek lisansını tamamladı. Halen Beykent Üniversitesi’nde sinema-televizyon doktora programında öğrenci.
Otuz yıl avukatlık yaptı. Altı yıl Birgün Gazetesi'nde köşe yazarı olarak kültür sanat yazıları yazdı.
Sabri Kuşkonmaz

Latest posts by Sabri Kuşkonmaz (see all)

Tempus

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *