• 10 Ağustos 2020
 
TUDEM
 
TUDEM

Satranç Ustası Don Sandalio’nun Romanı

Faba Kahve

Satranç Ustası Don Sandalio’nun Romanı kurgusu itibariyle roman yazınındaki farklılığını biçimsel olarak ortaya koyuyor. Roman, bir bütün olarak mektuplar, yazarın öndeyişi ve sondeyişinden meydana geliyor.

Bir isim bırakıyorum. Bir isimden başka ne var ki? Toptan uydurarak, yarattığım kurmaca kişilerden neyim fazla olacak? Ya Cervantes, bugün yeryüzünde Don Kişot’tan başka nedir ki?[1] diyor günlüklerinde Miguel de Unamuno. Peki gerçekten bir isimden başka bir şey bırakmamış mı Unamuno bize? Bu soruya evet demek yazara haksızlık olacaktır. 98 aydın kuşağından olan Unamuno’nun[2], hayatı boyunca sergilediği akılcılığı savunan cesur çıkışları, onun günümüzde yalnızca bir isimden ibaret olmadığı gerçeğini hatırlatıyor, bizi sarsıyor. Özellikle, Falanjistlere karşı Salamanca Üniversitesi kürsüsünden ‘yaşasın ölüm’ nidaları arasında suskunluğu kabul etmeyen cesur konuşması, ‘toptan uydurarak yarattığı kurmaca kişilerden’ fazlalığını vurgulamaya yetiyor…

 
KitapEki
KitapEki

Salamanca Üniversitesi’nde yaptığı meşhur konuşmanın 6 sene evvelinde yazılan Satranç Ustası Don Sandalio’nun Romanı ise kurgusu itibariyle roman yazınındaki farklılığını biçimsel olarak ortaya koyuyor. Roman, bir bütün olarak mektuplar, yazarın öndeyişi ve sondeyişinden meydana geliyor.

Öndeyiş bölümü, Unamuno’nun tanımadığı bir okurundan aldığı mektupta bahsi geçen Satranç Ustası Don Sandalio ile tanışmasını ve okurun kendi özelliklerinden bahsiyle açılıyor. Daha sonra romanın ana gövdesi olan mektuplarla hikâyenin ‘asıl’ kısmına doğru bir yolculuk başlıyor. Bu yolculukla birlikte Don Sandalio’yu, mektubu yazdığı söylenen okurun yalnızlığını Robinson Crusoe ve Gustave Flaubert ile özdeşleştirmesini, dernek üyelerinin satranç karşılaşmalarını okumaya başlıyoruz. Okumaya devam ettikçe romana ismini veren Don Sandalio hakkında bilgiye ulaşmak istesek de ulaşamıyoruz. Sanki yazar karakteri hakkında ne kadar sınırlı bilgiye sahipse okur da o kadar sınırlı bilgiye sahipmiş hissiyatı hâkim oluyor. Bu durumun yazarın bilinçli tercihi olduğunu düşünebiliyoruz, sanki yazar romanına ismini veren karekterlerin ne derecede işlenmesi gerektiği tavrıyla gerçekçiliğe başka bir bakış getiriyor.

Bi’ yanıyla anlatılan ayrıntılar kadar bilmekle, karakteri derinlemesine işlememekle gerçekçiliğe daha da yakın olacağımızı mı söylüyor? Veya, aslında romanın baş karakterinin yazar mı yoksa okuduğumuz kişi mi olduğu sorusunu sorgulatıyor.  Ayrıca Unamuno’nun kurguyu kurarken hikâyeyi karanlık yanlarıyla beslenmesi de Hasan Ali Toptaş’ın belirttiği “…bütün soylu hikâyeler, görünen içerikle gizli içeriğin toplamından oluşur.[3] ifadesiyle örtüşmüş oluyor. Velhasıl yazarın sondeyişte vurguladığı “… bir romanın romanını -biraz bir gölgenin gölgesi gibi bir şey- yazmayı düşündüm; hayır bir romancının romanı değil bu, bir romanın romanı…[4] sözleriyle yazmış olduğu romana dair kişisel tavrını ortaya koymuş oluyor. Peki nedir bu tavır? Mektup aldığı okurun sesiyle romanı kurgulayan anlatıcı sesin birbirine girdiği, romana adı verilen ana karakterin roman anlatısı boyunca etrafından dolanarak anlatılmayan yanlarıyla desteklenmesi, Macherey’in “Bir sanat yapıtında asıl önemli olan, o yapıtın söylemediğidir,[5] düşüncesiyle ilgili olabilir mi? Karar sizde, iyi okumalar…

  • Satranç Ustası Don Sandalio’nun Romanı
  • Yazar: Miguel de Unamuno
  • Çeviri: İsmail Yerguz
  • Türü: Roman
  • Baskı Yılı: 2. Baskı 2014
  • Sayfa Sayısı: 80 Sayfa
  • Yayınevi: Sel Yayıncılık

 

[1] Miguel de Unamuno, Günlükler, Çev: Burak Zeybek, Sel Yayıncılık: İstanbul, 2008, s.13
[2] http://www.littera.hacettepe.edu.tr/TURKCE/23_cilt/erteber_9.pdf
[3] Hasan Ali Toptaş, Harfler ve Notalar, İletişim Yayınları: 4. baskı 2013, İstanbul, s.23
[4] Miguel de Unamuno, Satranç Ustası Don Sandalionun Romanı, Çev: İsmail Yerguz, Sel Yayıncılık: 2. baskı, Nisan 2014
[5] Jale Parla, Don Kişottan Bugüne Roman, İletişim Yayınları: 13. baskı 2015, İstanbul, s.368 (16. dipnot)

Kitap Eki Dergisi
Ali Çatal
Latest posts by Ali Çatal (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Ali Çatal

Türk Dili ve Edebiyatı mezunu olarak çeşitli dergi ve internet sayfalarında editörlük, kitap eleştiri ve tanıtım yazısı, makaleler yazmakta.

Read Previous

Cemal Süreya’yı unutulmaz yapan şiirlerinden 13 alıntı

Read Next

HAYIR’lı Bir Roman

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *