Responsive banner image
 

Savaşlarda adı bile geçmeyenlerin romanı

0

Bedia Ceylan Güzelce, Otlukbeli Savaşı’nı iki kirpinin gözünden anlattığı 1473’te, olaylara bir başka gözle bakmamızı istiyor.

Bedia Ceylan Güzelce’nin 1473 adlı romanı Kingston University Press tarafından İngiltere’de yayımlandı. Roman, aynı zamanda üniversitenin British Library Koleksiyonu’na kattığı ilk çeviri eser.

KirmiziKedi_5

1473, İngilizce baskısıyla eşzamanlı Türkçede yeni kapak tasarımıyla Çınar Yayınları tarafından basıldı. 

Bedia Ceylan Güzelce’den savaşlarda adı bile geçmeyenlerin romanı: 1473

Televizyonlar için yaptığı kültür sanat programları ve tarih belgeselleriyle tanıdığımız Bedia Ceylan Güzelce’nin 1473 adlı romanı Kingston University Press tarafından İngiltere’de yayımlandı. Roman, aynı zamanda üniversitenin British Library Koleksiyonu’na kattığı ilk çeviri eser.

1473, İngilizce baskısıyla eşzamanlı Türkçede yeni kapak tasarımıyla Çınar Yayınları tarafından basıldı.

Bedia Ceylan Güzelce, Otlukbeli Savaşı’nı iki kirpinin gözünden anlattığı 1473’te, olaylara bir başka gözle bakmamızı istiyor. Muktedirlerin hiçe saydıkları hayatların tarih kitaplarına neden girmediğini daha iyi anlıyoruz bu kitabı okuyunca. Tarihin rakamlardan ibaret olmadığını şiirsel bir dille ustaca anlatıyor Güzelce. 

 “Tarih, kimseyi hatırlamayan bir ihtiyar. Ona yalnızca yazanlar inanıyor.”

Bir sabah, çiçekler içine çekiliverdi… Ertesi gün Otlukbeli Savaşı başlayacaktı. Başkent’te bekleyen Osmanlı askerlerinin çevresini yarım bir hilal gibi çevreleyen Akkoyunlu ordusunun heyecanla çarpan kalp seslerini duymak için yarasalar kadar iyi duymanız gerekmiyordu. Bu sesler ağaç gövdelerine çarpıyor, aşağı inip kökleri titretiyordu.

Otlukbeli ovasında oyuklar açan her bir top mermisiyle onlarca asker ve bin yıllık ağaçlar devriliyordu.
Yeraltı hayvanlarının gizli tünelleri bir bir açığa çıkıyordu. Göğe yükselen sadece askerlerin değil, hayvanların da çığlıklarıydı.

Paylaş

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *