Responsive banner image
 

Soğuk Kül

0

Albert Camus, Chamfort’u anlatan satırlarında düzenin usulsüzlüğünden kendini ahlaka adamış bir adamın portresini çıkartabilir…

Chamfort tutarlıdır; kendini tümüyle devrime adamasıyla, artık konuşmayı bırakıp iş görmesiyle, roman yerine yergileri kullanmasıyla. Fakat onun devrimin sadece olumsuzluğundan payını aldığını görmek güç değil. O, her eylemin kökenindeki adaletsizliğe gerçekten tahammül edebilmesi için ideal bir adaleti çok özlüyordu. Düş kırıklığı az ileride onu beklemektedir. Chamfort gibi birisi için, mutlak olana gönül vermiş, insan yardımıyla bundan kurtulması olanaksız birisi için, ölmekten başka yapacak bir şey yoktur. Sonuçta yaptığı da budur, bu ahlak trajedisine kesin boyutunu veren böyle ürkünç durumlarda; bu boyut bir ölüm alanında tamamlanır. Dürüstlüğün bu çılgın arzusu burada bir yıkım çılgınlığıyla özdeşleşir. Chamfort, devrimin kendisini mahkûm edeceğine inandığı gün, bu kesin düş kırıklığı karşısında, tabancayı çeker, sağ gözünü çıkaran kurşun burnunu da parçalar. Ama henüz yaşıyordur! Yeniden toparlanır, bir usturayla boğazını keser, vücudunu parçalar, silahını aranır ve sonunda dizleri ve bilekleri çözülür. Kapıların dışına kadar sızan ve kendini ele veren kan gölünün ortasına yığılır. Hayal edilmesi zor bir intihar arzusu, bir kıyım çılgınlığıdır bu! Bütün bunların yorumları aforizmalarında bulunur.

KirmiziKedi_5

Albert Camus, Chamfort’u anlatan satırlarında düzenin usulsüzlüğünden kendini ahlaka adamış bir adamın portresini çıkartabilir, Chamfort’u Fransız Devrim’i için biçimli bir kaftan sayabilirdiniz. Ahlak onun için iyilikten şaşmamanın doğru yoluydu. Hiç roman yazmadı. Uzun uzadıya yazmadı Chamfort. Kısa, öz keskin birkaç cümle ile uzun anlatımların ana fikrini okkalı biçimde aktarabilen yetiye sahipti.

Döneminin despotizmine karşı çılgınca mücadele vermiştir. Eski yönetimin yıkılması için uğraşmayı tek gayesi edinen Chamfort’u, bu durum bunalıma sürükler. Yoldaşlarından birinin kendisini ihbar etmesi üzerine hapishaneye girer. Tekrar özgürlüğüne kavuştuğunda bunalımı iyice baş gösterir. Hapishanede yetersiz beslenme ve kötü koşullardan ötürü fiziken zaten kötüdür. Tekrar mahkûm edileceği korkusu ile kendini ölüme verir. Önce beynine ateş eder, kurşun sıyırır bir sağ gözünü ve burnunu parçalar. Bir hışımla eline usturayı alıp boğazını keser, silahını tekrar aramaya koyulduğunda bayılmıştır. Bu ölme isteği onu öldürmez. Evinde, yatağında kötü acılar içinde 13 Mayısta ölür. Döneminin sanatçılarını etkilemiş büyük buhranlardan nasibini alan Chamfort, yaşama öylesine tutkuluydu ki savaşlar, siyasi vakalar kendisini yaşama debdebesinden alıkoymuştu. Bu utanç, “intihar eden yazarlar” olarak değil “intihara sürüklenen yazarlar” olarak anılmalıydı.

Bazı Aforizmaları:

  • Umut bizi sürekli yanıltan bir şarlatandır. Benim için mutluluk da onu yitirdiğimde başladı.
  • Cezası, hayatı çekilmez olarak yaşamak olan iki şeye alışmamız gerekiyor: Zamanın ve insanların lanetine!
  • “Hayır” diyebilmek ve yalnız yaşamasını bilmek; özgürlüğü ve kişiliği korumanın sadece iki yoludur.
  • Ne kadar çok düşünürsek o kadar az sevdiğimiz doğru değildir, ama yargıladıkça daha az sevdiğimiz doğrudur. İnsanların pek azı için bu kuralın dışına çıkarız.

 

  • Soğuk Kül
  • Yazar: Nicolas Chamfort
  • Çeviri: Kenan Sarıalioğlu
  • Türü: Felsefe
  • Yayınevi: Gendaş Kültür
Sevcan Sever

Sevcan Sever

Güzel Sanatlar Yazarlık Bölümü'ne hazırlanıyor.
Analog fotoğraf çekmeyi seviyor.
İlk yazısı Kirpi Edebiyat&Düşün Dergisi'nde yayımlandı.
Sevcan Sever

Latest posts by Sevcan Sever (see all)

Paylaş

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *