Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Suya Atılan Taş

0

Barış İnce, Türkiye’nin 1980 sonrasında tarikatların eline terk edilişini isimsiz adanın dönüşümü üzerinden anlatıyor.

Bazı hikâyeler birinin suya taş atmasıyla başlar. Anlatılanların aynı taşın yarattığı dalgalar gibi genişlediğini hissederiz. Proust’un “Bir dalganın bütün bir denizi taşıması gibi…” cümlesini de hatırlarız. Taşın yarattığı dalgalar tüm bir hayatı da taşıma potansiyelini barındırır içinde. İyi bir romanda doğru bir birleşim ve dengeli bir anlatım, “bir dalganın tüm bir denizi taşımasını” sağlayabilir. Barış İnce’nin ikinci romanı Sarsıntı da yazarın suya bir taş atmasıyla başlıyor. Tekniğin despotluğuna dönüşmeyen biçimsel tercihler ve sade bir anlatımla ilerleyen roman ile İnce, bireyselden toplumsala uzanan bir hatta ilerlemenin yollarını arıyor.

Ahlaki Çöküş

Romanda adı verilmeyen bir adada meyhane işleten bir adamın hikâyesi anlatılıyor. Üniversite yıllarında şansını İstanbul’da denemiş Levent, her şeyi geride bırakıp memleketi olan adaya döner ve hayatını yeniden kurmaya başlar. Kitap Levent’in arkadaşlarıyla bir rakı masasında bir araya gelişiyle açılıyor. Filiz, Rıza ve Yiğit ile yuvarlak bir masada sohbete koyulur Levent. Masada hissedilir bir gerginlik vardır. Neredeyse bir hesaplaşmanın başlayacağını ama hesaplaşmanın sadece masadakilerle sınırlı kalmayacağını hissederiz. Dahası bu hesaplaşmanın bireysel değil toplumsal olduğunu ve ülkenin sorunlarıyla iç içe geçmiş bir sürü noktaya temas ettiğinin farkına varırız.

KitapEki
KitapEki

Barış İnce, Türkiye’nin 1980 sonrasında tarikatların eline terk edilişini isimsiz adanın dönüşümü üzerinden anlatıyor. Adaya yerleşen tarikatın toplumsal ilişkileri değiştirmeye başladığını ve bu gelişmelerin bir ahlaki çöküşü de tetiklediğini  okuyoruz sayfalar ilerledikçe. Ahlaki çöküşün bir tarafında çocukları istismar eden tarikat büyüğü, diğer tarafında ise tüm yaşananlara gözünü kapamış ada halkı var. Kimin çöküntüsünün daha rezilce olduğuna karar veremediğimiz bir araf yaratıyor Barış İnce. Şu an yaşanan suskunluklara da işaret ediyor aslında. Tarikat yurtlarında ölen, istismara uğrayan çocukların ve her gün karanlığa sürüklenen bir toplumun suskunluğunun en az faillerin eylemleri kadar tehlikeli olduğunu vurguluyor.

Kurgudaki Denge

İnce, bir söyleşisinde hikâyeyi sarmal gibi düşündüğünü söylüyor. Bentham’ın panaptikonunun da kitabın temel referanslarından biri olduğunu öğreniyoruz aynı söyleşide[1]. Hem sarmal hem de her şeyi izleyen göz söz konusu olunca, distopik bir dünyada olduğumuz hissine kapılıyoruz. Ama İnce’nin derdi bir distopya kaleme almak değil, bugünün bir fotoğrafını çekebilmek. Bunun için farklı kurgu tekniklerine başvuruyor yazar. Çerçeve öykü tekniği ile ana hikâyeyi sürekli besliyor.  Levent’in günlüğünün ve masalların ana hattan kopmadan ama ana hattın akışını da bozmadan kullanılışı, metnin ilmeklerinin birbirine bağlanmasını sağlıyor.

Hikâye içinde hikâyenin tercih edildiği romanlarda, yan öyküler ana hattı desteklemez ise anlatıda sarkmalar yaratırlar. Doğrudan ana hattı işaret eden öyküler ise okurda bir yabancılaşma yaratır. Okurun zekâsına güvenmediğini belli ettiği ve didaktizme göz kırptığı için bu tarz hikâyeler metnin gücünü emerler. Barış İnce bu tehlikenin farkında olarak kurgulamış metnini. Yan hikâyeler ne kör parmağım gözüne hissi ne de sarkma yaratan metinler. Buna eşlik eden kısa cümleler ve sade anlatım da yan öykülerin etkisi arttırmış. Kurgudaki denge, yazarın derdini daha güçlü anlatabilmesini sağlamış. Sarsıntı’yı güçlü bir roman yapan şey kurgu, dil ve dert arasındaki diyalektik ilişkinin unutulmamış olması.

Sarsıntı, okura vaat ettiklerini karşılayan güçlü bir yazarı müjdeleyen bir ikinci kitap. Barış İnce, suya attığı taş ile kötülüklere karşı gözlerini yummuşların, kulaklarını tıkamışların, suskunluğa gömülmüşlerin sarsılmasını hedefliyor.

[1] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1138173/Tarikatlarin_hirpaladigi_cocuklar__En_kotuleri_onlari_buluyor.html

  • Sarsıntı
  • Yazar: Barış İnce
  • Türü: Roman
  • Baskı Yılı: Kasım 2018
  • Sayfa Sayısı: 120 Sayfa
  • Yayınevi: Can Yayınları
Doğuş Sarpkaya

Doğuş Sarpkaya

1980 İzmir doğumlu edebiyat eleştirmenidir. Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi DTCF Antropoloji bölümünde, yüksek lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Yetişkin Eğitimi anabilim dalında tamamlamıştır. İlk yayınlandığı dönemlerde meraklı bir okuyucusu olduğu BirGün Kitap Eki'nde önce yazar nihayetinde ise editör olmuştur. Aynı zamanda Ayrıntı Dergi yayın kurulu üyesidir. Yazıları Karşı Düşler, Refleks, Lacivert, İzafi, 14 Şubat Dünyanın Öyküsü, Redaksiyon, Ayrıntı gibi dergilerde yayımlanmıştır. Ankara'da yaşamaktadır.
Doğuş Sarpkaya

Latest posts by Doğuş Sarpkaya (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *