Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Tarihi Kentler ve Ermeniler: İzmir

0

Tarihi Kentler ve Ermeniler: İzmir kitabının editörlüğünü üstlenen Richard G. Hovannisian’ın sözleriyle, serinin bu cildi İzmir Ermenilerinin tarihi ve belleğine dair, belki boyut olarak mütevazı, ancak içerik olarak önemli bir katkıdır.

Tarihi Kentler ve Ermeniler” serisinin on birinci kitabı olan Ermeni Smyrna/İzmir, UCLA’de 1997’den beri altı ayda bir düzenlenen Tarihi Ermeni Kentleri ve Eyaletleri başlıklı konferanslarda sunulan bildirilerden oluşmaktadır. Eserin önsözünde de belirtildiği gibi derlenen bildiri metinlerinin basımı Van (2000) ile başlamış, Bitlis ve Muş (2001), Harput (2002), Erzurum (2003), Sivas (2004), Diyarbakır ve Urfa (2006), Kilikya (2008), Pontus (2009), İstanbul (2010), Kars ve Ani (2011) ile devam etmiştir.

KitapEki
KitapEki

Serinin bu cildinde on dört makaleye yer verilmiş; bunun yanında da İzmir’e ait görseller kullanılmış. Söz konusu görseller, İzmir’in 1922 yılının Eylül ayında yaşadığı yangından önceki ve sonraki haline dair fotoğraflar ile şehrin banliyölerine, çevre kasabalarına, Ermeni kiliselerine, okullarına, buralarda öğrenim görmüş öğrencilere ve öğretmenlere, sporculara, kilise korolarına ve tiyatro gruplarına ait fotoğraflardan oluşuyor.

Kitaba iki makaleyle katkı veren Robert H. Hewsen, makalelerin ilkinde İzmir’in tarihini, coğrafyasını, etnik ve dinsel yapısını, ticarî ilişkiler ve alışveriş bağlamında uluslararası konumunu, şehirdeki Ermeni yapılarını ele almakta; ikinci çalışmasında ise Arevelyan mamul (Doğu Basını) gazetesinin kurucusu Madteos Mamuryan’ın hayatı, çalışmaları ve onun Ermeni dünyasını etkileyen, entelektüel aydınlanmaya hizmet eden rolü üzerinde durmaktadır.

Ermeni İzmir’in Ortaçağ’dan 19. yüzyıl Tanzimat reformuna kadarki tarihini ortaya koyan Albert Kharatyan ise söz konusu reformların Ermenilerin Batı ile olan ilişkileri ile toplum yapısı ve idarî esaslar üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu aktarır.

Christina Maranci, Ermeni İzmir’de artık var olmayan anıtsal yapıları, Surp Isdepanos Katedrali’nden, Mesrobyan ve Hripsimyan okullarından yola çıkarak ele alır.

Barbara Merguerian, 1830’lardan 1850’lere dek İzmir’de Amerikan misyonunun matbaacılık faaliyetlerini araştırır.

Sona Seferian, Ermeni okur-yazar kitlesine Fransızca, Almanca, İngilizce edebiyat eserlerini ulaştırarak sözü edilen kitlenin ulusal ve toplumsal konulardaki sorularına cevaplar bulmasını sağlayan “Aydınlanmacı-Çevirmenler”in rolü üzerinde durur; İzmir’in 19. yüzyılda “Ermeni Atinası” olduğunu, yalnızca Yunan klasiklerinin değil, Hugo, Voltaire, Schiller, Shelley ve Shakespeare gibi yazar ve şairlerin eserleriyle dolup taştığını iddia eder.

Hervé Georgelin, Atina’daki Küçük Asya Araştırmaları Merkezi’nin sözlü tarih tanıklıklarından oluşan arşiv kayıtlarına başvurarak İzmir’in eski Rum sakinlerinin Ermeni komşularına dair algılarını ve İzmir’de birbirinden pek de hoşlanmayan bu iki Hıristiyan halkın ilişkilerini ortaya koyar.

Bert Vaux, Ermenicenin Smyrna/İzmir diyalektini günümüze dek ulaşan çeşitli yazılı materyaller üzerinden inceler ve tüm Ermeni diyalektleri içinde Smyrna/İzmir diyalektinin dilbilimsel özelliklerini sınıflandırır.

Rubina Peroomian, UCLA’in Ermenice Sözlü Tarih arşivlerinden faydalanarak İzmir ve çevresinde yaşayan yerel halkın tanıklıklarına yer verir; etnik çeşitlilik içinde barışçıl bir biçimde yaşayan halkların mezalim ve kıyım atmosferine doğru ani dönüşümüne dair bir bakış açısı sunar.

Jack Der-Sarkissian 1922 yılında olanları anlatan iki metni; Dr. Garabed Haçeryan’ın İzmir’de yaşadığı zorluklara dair hatıratı ile Jeffrey Eugenides’in Haçeryan’dan çok sonra kaleme aldığı (yayım tarihi 1998) ve Türklerin şehre girdiği esnada biri Rum diğeri Ermeni iki kişinin hikâyesini anlattığı romanını karşılaştırır. Birbirinden sundukları bakış açıları bakımından ayrılan bu metinlerden ilki ısrarlı bir hayatta kalış ve başarı hikâyesiyken, diğeri Ermeniler için karanlık bir sonu işaret etmektedir.

David Calonne yazısında, Ernest Hemingway ve Henry Miller’ın 1922’de yaşananlar karşısında gösterdiği tepkiye yer verir. Hemingway’in “On the Quai at Smyrna” (“İzmir Rıhtımında”), Miller’ın ise The Colossus of Maroussi (Marousi’nin Devi) metinlerinde belirginlik kazanan, yaşananları trajedi olarak nitelendiren bu iki Amerikalı yazarın duyarlı ve merhametli yaklaşımları söz konusu makalede ele alınmaktadır.

Nelida Boulgourdjian-Toufeksian’ın makalesi ise Arjantin’deki İzmir Ermenileri üzerine yapılan iki çalışmanın ilkini teşkil eder. İkinci çalışma ise Vartan Matiossian’a aittir. Matiossian, Arjantin’deki kalabalık Ermeni nüfusu içinde sayıları az olan İzmirli Ermenilerin Arjantin’deki ve Uruguay’daki en varlıklı kişiler olduklarını, cemaat örgütlenmeleri içinde de son derece etkin kişiler olduklarını aktarır.

Kitabın editörlüğünü üstlenen Richard G. Hovannisian’ın sözleriyle, serinin bu cildi İzmir Ermenilerinin tarihi ve belleğine dair, belki boyut olarak mütevazı, ancak içerik olarak önemli bir katkıdır. Bu ciltte yer alan makaleler ve pek çok fotoğraf, Ermeni Symrna/İzmir dönemine ve yaşantısına dair kıymetli bir bakış sunmaktadır.

  • Tarihi Kentler ve Ermeniler: İzmir
  • Editör: Richard G. Hovannisian
  • Türü: Monografi
  • İngilizceden Çevirenler: Aras Ergüneş, Serdar Aksoy, Fatih Gökhan Diler, Artun Gebenlioğlu, Gülbin Kıranoğlu
  • Sayfa Sayısı: 335 Sayfa
  • Baskı Yılı: Nisan 2018
  • Yayınevi: Aras Yayıncılık

 

Okuma önerisi!

Ayvali – Ayvalık – Soloùp

Gün Çağ Aydın’ın incelemesi; “Ayvali-Ayvalık; Başkalarının Savaşında Biz Sadece Kardeşiz”
yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ

İstos Yayınları tarafından basılan, çevirisini Hasan Özgür Tuna’nın yaptığı Soloùp’un grafik romanı ‘Ayvali – Ayvalık’, mübadele tarihine ışık tutuyor.

Tempus

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *