Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
ileti
 

Turgut Uyar’ın Okurlarıyız

0

Turgut Uyar’ın yaşam öyküsüne baktığınızda bir Nazım Hikmet veya bir Cemal Süreya’nın yaşam öyküleri gibi sevgililer, hapisler, ayrılıklar acılar pek yoktur.

İkinci Yeni’nin şairlerinden Cemal Süreya her ne kadar “Şairin hayatı şiire dâhildir” dese de,  bazı şairleri bu sözün dışında tutmak gerekir. Örnek, İkinci Yeni’nin bir başka şairi Turgut Uyar. Refik Durbaş ile yaptığı bir söyleşide şöyle diyor Uyar; “Kendim ile ilgili hiçbir şey biriktirmiyorum. Arşivim yok örneğin, öldüğümde el yazısıyla tek şiir kalmayacak arkamda, kitaplardaki şiirlerimden başka bırakmak istemiyorum, kendini gizleyen yazarları seviyorum.” Şairimiz bir başka söyleşisinde de diyor ki; “benim hayatım kupkurudur, oradan şiirime ilişkin önemli ipuçları çıkaramazsınız.

KitapEki
KitapEki
KitapEki

Turgut Uyar, özel yaşamın başkaları tarafından kurcalanmasın diye mahremiyet kapılarını sıkıca kapatan bir şair. Hatta Tomris Uyar ile olan onlarca mektubunun yok edilmesi için oğluna vasiyet edecek kadar kapıları sıkı sıkı kapatmış. Eğer iyi bir okursanız ya da araştırmacı iseniz kapılar kapalı ise mutlaka içeriye girmek için ya bir anahtar ya da açık bir pencere ararsınız.

“Turgut Uyar’ın Çocuklarıyız” kitabının yazarı Derviş Aydın Akkoç, şairin kapıları kapalı tuttuğunu çok iyi bildiğinden, açık pencerenin peşine düşmüş. Ve bir çırpıda açık pencereyi bulmuş. Turgut Uyar’ın şiiri üzerinden hayatına dair emareler pek yok diye düşünmüş. Evet, sözcükler onun çocukları. Madem sözcükler yaşamına dair bir şeyler anlatmıyor o zaman sözcükler haricindeki diğer çocuklarını yani biyolojik çocuklarını dinlerim demiş. Onlar üzerinden Turgut Uyar’ın yaşam öyküsüne açılan küçük pencereleri keşfetmiş. Ve o pencerelerden içeriye hafifçe süzülmüş.

Turgut Uyar’ın yaşam öyküsüne baktığınızda bir Nazım Hikmet veya bir Cemal Süreya’nın yaşam öyküleri gibi sevgililer, hapisler, ayrılıklar acılar pek yoktur. Bu kitabın açtığı pencereden şair Turgut Uyar’dan ziyade baba Turgut Uyar’a dair izleri görürüz. Dediğim gibi kitabın adından da anlaşılacağı üzere anlatıcılar Turgut Uyar’ın çocukları.

Biz Turgut Uyar’ın okuyucuları üzerinde bu kitap biyografi  ya da şiir incelemeleri üzerine olmadığı için ve de daha okumadan ön yargımız nedeniyle  başlangıçta hayal kırıklığı yaratsa da sayfaları çevirdikçe yakaladığımız ipuçları sayesinde fikirlerimiz anında değişiyor.

Girişte Turgut Uyar’ın her ne kadar hayatı şiirine dahil desek de, kendisi de saklasa, okuduğumuzda onun hayatından şiirlerine uzanan ip uçları yakalıyoruz. İşte örneklerden bir tanesi;  “Bak sakın telaşlanma/bitiverdi iki aylık bir çocuğun kendisi/bir şey değil iki aylık çocuğun tanrısı/ bitiverdi iki aylık bir çocuğun kendisi/şimdi bunu gömelim” Bu dizeler Uyar’ın Posof’ta iki aylık iken ölen kızı Serap için yazdığı dizeler. Ki bu dizeleri yıllar sonra İzmir’de yazmış. Demek ki şairimiz o vakte kadar küçük kızını içinde hala gömememiş ve bu dizelerle üstünü örtmüş. Yine babasını “Hayri Bey” şiiri ile anlatıyor. Kısacası okudukça çok ipucu yakalıyorsunuz.

Özellikle “ipucu” sözcüğünü kullanıyorum. Şairimiz ne demişti? ”Benim hayatım kupkurudur, oradan şiirime ilişkin önemli ipuçları çıkaramazsınız.

Sevgili şairim hiç de öyle değil, iyi bir Turgut Uyar okuru o ipuçlarını tek tek buluyor, çekiyor, bu ipuçları bir örgü yumağının olduğunu görüyor ve onu bir güzel örüyor. Tıpkı sizin örgü ördüğünüz gibi… Şaşırdınız mı? Evet, Turgut Uyar şişle örgü de örermiş. N’oldu kafanızdaki Turgut Uyar örgüsünden bir ilmik mi kaçtı?

Hepimiz Turgut Uyar (d)okurlarıyız…

  • Turgut Uyar’ın Çocuklarıyız
  • Yazar: Derviş Aydın Akkoç
  • Türü: Anı
  • Baskı Yılı: Kasım 2014
  • Sayfa Sayısı: 221 Sayfa
  • Yayınevi: İletişim Yayınları
Fatin Hazinedar

Fatin Hazinedar

15 Mart 1965 tarihinde Fatsa Bolaman’da ailenin üçüncü ve son numarası olarak doğdu. Orta öğrenimini Fatsa Bolaman’da tamamladı. 1987 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliği bölümünü bitirdi. Çocukluğu babasının manifatura dükkânındaki kumaşların, denizin ve fındık bahçelerinin içinde geçer. İleri de yazacağı şiirlerinde deniz imgesinin bolca oluşu şairin denizle büyümesinden kaynaklanmaktadır. Şiirleri başta Evrensel olmak üzere Adam Sanat, Milliyet Sanat, Düşlem, Poetik Us, Yeni Biçem, Mozaik, Yine Hişt gibi dergilerde yayımlanır. 1995 Yılında Rıfat Ilgaz Şiir ödülünde “Aşk-ı Salacak” adlı dosyası övgüye değer bulunur. Ayrıca çeşitli dergi ve gazetelerde de denemeleri çıkar. Kendi deyimiyle fındıkkabuğu ile yola çıktığı şiir denizinde kendisine Kerempe’den Rıfat Ilgaz feneri yol gösterir. Yanında Nazım Hikmet, Orhan Veli, Cemal Süreya gibi can simitleri vardır. Aşk-ı Salacak adlı Çınar Yayınları tarafından yayımlanmış bir şiir kitabı bulunmaktadır.
Fatin Hazinedar

Latest posts by Fatin Hazinedar (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *