Responsive banner image
 

Türkiye’nin Kadınları ve Folklorik Özellikleri

0

Lucy M. J. Garnett’ın, konuyla ilgili uzmanlar tarafından uzun zamandır bilinen ve kaynak olarak kullanılan kitabı Türkiye’nin Kadınları ve Folklorik Özellikleri, neredeyse 120 yıl sonra, Oğlak Yayınları tarafından Türkçe’ye çevrilmiş ve büyük keyifle okunan bir kaynak.

Hey, beri bak Frenk kızı, / Yanyalı güzel kız! / Kim demiş seni sevmediğimi, / Partal elbiseler içindesin diye, / Üstün başın tozlu oturuyorsun diye? / En şen hâlinle çal oyna, çal oyna. / Akşam olunca gel yanıma.
(Yanya yörsinden bir şarkı.)

KirmiziKedi_5

Türkiye’nin Kadınları ve Folklorik Özellikleri,  Lucy Mary Jane Garnett’ın 1800’lü yılların sonunda, Doğu dünyasında toplam sekiz yıla varan ve özellikle Doğu Akdeniz’in büyük merkezleri İzmir, İstanbul ve Selanik’te geçen çeşitli konukluklar sırasında yapılmış kişisel gözlemlerine dayanıyor. Garnett’ın kitapta geçen farklı kültürlere ait kadınların sosyal statüleri ve günlük uğraşları, aile törenleri, inançları, hurafeleri ve halk efsaneleriyle ilgili dönemin koşulları düşünülürse muazzam bir araştırma yaptığını söyleyebiliriz.

Elimizde üç katmanlı okunması gereken bir eser mevcut. İlk katman Lucy M. J. Garnett’ın bir folklor uzmanı olarak dokümantasyon mantığıyla derlediği malzeme. İkinci katman olarak karşımıza bir dönemin çerçevesi çıkıyor. Kitap aynı zamanda tarihsel koşulların belirlediği bir kültürel coğrafyayı da anlatıyor. Üçüncü ve son katmansa yazarın bakış açısını ortaya koyan yorumları ve değerlendirmelerinden oluşuyor.

Garnett, çalışmasını ilk olarak Hıristiyan Kadınlar, Yahudi Kadınlar ve Müslüman kadınlar olarak üç başlık altında toplamış. Her bir başlığı da kendi içinde maddelere ayırmış; Hıristiyan Kadınlar: Valah Kadınları, Rum Kadınları, Ermeni Kadınları, Bulgar Kadınları, Frenk Kadınları. Yahudi Kadınlar: Yahudi ve Dönme Kadınlar. Müslüman Kadınlar: Kürt Kadınları, Çerkes Kadınları, Yörük Kadınları, Arnavut Kadınları, Tatar Kadınları, Çingene Kadınları, Osmanlı Kadınları olarak kategorize etmiş ve ayrıntılı bir biçimde incelemiş. Dönemin Batılı yazarlarının aksine Lucy M. J. Garnett, incelediği her kültüre eşit mesafeden bakabilmeyi başarmış. Araştırdığı toplumları bir erken etnograf hassaslığıyla ele almış. Bu nedenle de elinizdeki kitap son derece değerli bir araştırma.

Yazar, çalışmasını bu coğrafyanın sokak manileriyle, halk efsaneleriyle, farklı kültürlerin dualarıyla, destanlarla, halk şarkılarıyla, tekerlemeleriyle ve birbirinden ilginç anekdotlarıyla süslemiş. Kitabı okurken ipekten keçeye, taftadan kadifeye birbirinden güzel rengârenk kumaşlarla, altından gümüşe, bakırdan farklı metallere her türden mücevherle sarmalandığınızı hissediyorsunuz.

Lucy M. J. Garnett’ın, konuyla ilgili uzmanlar tarafından uzun zamandır bilinen ve kaynak olarak kullanılan kitabı Türkiye’nin Kadınları ve Folklorik Özellikleri, neredeyse 120 yıl sonra, Oğlak Yayınları tarafından Türkçe’ye çevrilmiş ve büyük keyifle okunan bir kaynak.

Kitaptan bir bölüm:

… Yeni bir giyim eşyasının Hazreti İsa, Meryem Ana ya da Hazreti Muhammed adına kutsanmadan gardıroba eklenmesi hâlinde cinlerin bunları şenliklerinde giymek üzere ödünç alabileceği savı hem Ermeniler hem de Müslümanlar arasında yaygın bir inançtır. Otuz yıl kadar önce bu ruhların kaçırıp yeraltı saraylarına götürdüğü ve üç gün orada tuttuğu bir Türk kadınına dair bir hikâye anlatılır. Kadın dönüşünde yakın dostlarına başından geçen serüvenleri aktarmış ve bu ruhların fanilerden ödünç alındığı besbelli giysiler içinde olduğunu belirtmiş. Güya bu giysilerden birini tanıyarak, İncesu muhtarının kızına ait olduğunu çıkarmış. Hatunlar kadının  ortadan kayboluşuna getirdiği bu açıklamaya pek inanmamış. Ama bu ayrıcalıklı kişi söz konusu giysinin eteğinden gizlice kestiği bir parçayı zafer dolu bir edayla ortaya koymuş ve onlardan giysinin dinsiz sahibine iade edildiğindeki halini gidip görmelerini istemiş. …

  • Türkiye’nin Kadınları ve Folklorik Özellikleri
  • Yazar: Lucy M. J. Garnett
  • Çeviri: Nurettin Elhüseyni
  • Türü: Kadın
  • Baskı Yılı: 2009
  • Sayfa Sayısı: 648 Sayfa
  • Yayınevi: Oğlak Yayınları

 

Çiğdem Bakırcıoğlu Arslan

Çiğdem Bakırcıoğlu Arslan

Okul Öncesi Öğretmenliği, Grafik-Tasarım ve Edebiyat eğitimleri aldı. Anaokullarında öğretmenlik, tiyatro gruplarında ve televizyon kanallarında oyunculuk yaptı. Kendi yazıp yönettiği “En Kötü Cadı Bizim Cadı” adlı çocuk oyununu sahneledi. Yayınevlerinde ve reklam ajanslarında Tasarımcı Grafiker ve Görsel Yönetmen olarak görev aldı. İstanbul’un gece hayatı sitesi geceleyin.com’un içerik editörlüğünü ve köşe yazarlığını yaptı. İstanbul Kültür Başkenti 2010 için hazırlanan “İstanbul’un Yeşilliği” projesinde Sanat Yönetmeni olarak görev aldı. 2014 yılında ilk kitabı Bebeler ve Püreler’i yayımladı. Oğlu Arsen’e kitap okumayı, çocuk kitapları üzerine yazmayı, yazar röportajları yapmayı ve Oğlak Yayınları’nın editörü olmayı seviyor.
Çiğdem Bakırcıoğlu Arslan

Latest posts by Çiğdem Bakırcıoğlu Arslan (see all)

Paylaş

Cevap Yazın