Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Voynich El Yazmaları; 600 yıllık sır!

0

Bundan 600 yıl kadar önce, bilinmeyen bir yazıyla, anlamı halâ çözülememiş gizemli bir kitap yazıldı.

1404 ilâ 1438 yıllarında yazıldığı tahmin edilen Voynich El Yazmaları 15 cm’ye 22,5 cm ölçülerinde ve 240 sayfadır. Ancak tamamının 270 sayfa olduğu düşünülmektedir (muhtemelen kaybolmuş veya yırtılmış). 1912 yılında varlığını ortaya çıkaran Wilfrid M. Voynich adındaki sahaf nedeniyle kitap bu isimle anılmaktadır.

KitapEki
KitapEki

Amerikalı sahaf 1912’de üzerinde anlamsız sembol ve resimler bulunan 240 sayfalık belgeyi Roma’da satın aldığında, muhtemelen bilmediği bir dilde yazılmış olduğunu düşünmüştü.

Ancak Japon savaş kodlarını çökerten Amerikalı şifreci William Friedman tarafından oluşturulan heyet, aylarca süren çalışmalar sonunda belgeyi, “Çözülemez” olarak nitelendirdi.

Friedman, “Bu işe hayatımı verdim. Bir de kitap yazdım ama hepsi boşunaymış” açıklamasını yaptı….

Yale Üniversitesi’nin 2001 yılında, gelişmiş şifre çözen bilgisayarlarla yaptığı çalışmalar da sonuçsuz kaldı ve üniversite metni deşifre etmeye çalışmaktan vazgeçti. Çevrim içi kütüphanesine yazmanın sayfalarını koymakla yetindi.

Voynich elyazması yıllardır dil bilimciler, fonetik uzmanları, kriptologlar, tarihçiler vb. pek çok farklı alandan bilim insanı tarafından incelenmiş ama tüm çabalar sonuçsuz kalmıştı. Metnin gayet sistematik biçimde doğal bir dilin, yazıya geçirilmiş hali olduğu onaylanıyor ama bunun hangi dil olduğu bilinmiyordu.

Dünyaca ünlü kriptoanalistler bu dilin kaynağının dünya olmadığı iddia etmekte.

13. yüzyılda Roger Bacon tarafından yazıldığı iddia edilen kitap; mavi, sarı, kırmızı, kahverengi ve yeşil renklerde yazılmış ve resimlendirilmiş…

Çok sayıda resim içeren el yazması kitapta; yıldızlar, bitkiler ve tuhaf bir tesisatla birbirine bağlı küvetlerde yıkanan çıplak kadınlar var.

Kitabın şifalı otlar, astronomi, anatomi, farmakoloji ve reçetelerden oluşan beş ana bölümden oluştuğu düşünülüyor.

Voynich el yazmalarının içinde tekrarlanan sembollerin, “Tanrı korkusu” ve “Ölümsüzlük” anlamına geldiğini ileri süren şifre çözücüleri, formülleri deşifre etmeleri durumunda “ölümsüzlük iksiri” elde edebileceklerini düşünüyor.

Orta Çağ tıbbî el yazmaları konusunda uzman olan Nicholas Gibbs ise; durumun bu kadar karmaşık olmadığını düşünüyor. İngiliz Times Lerary Supplement dergisinde yayımladığı makalede, Voynich El Yazması’nın Latince “ligatur”lerle yazılan bir tıp kitabı olduğunu söylüyor. Ligatur ise, sık kullanılan kelimelerin veya kelimelerde sıkça yan yana gelen harflerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan şekiller anlamına geliyor.

Kitabın özellikle jinekolojik rahatsızlıklara ve çözümlerine eğildiğini söyleyen Gibbs, bu durumun yazarı “ligatur” kullanmaya itmiş olabileceğini söylüyor.

Gibbs; “Orta Çağ’da kilisenin yaptığı baskıdan çekinen yazar, özellikle kadın sağlığı gibi hassas bir konuda gözleri üzerine çekmek istemediği için böyle bir şey yapmış olabilir.” diyor.

Dili tam olarak çözülememiş bu ilginç bir kitap hakkında yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde bazı sonuçlara ulaşmak mümkün olmuş:

– Metin orijinal. Karbon analizi hem kağıdın hem de mürekkebin 15. yy başından kalma olduğunu söylüyor. Ayrıca yazı tekniği ve resimler de o dönem Avrupasına uygun.

– Kitap içeriği, tekniği, resimleri, kabı, kağıdı Avrupa kaynaklı, hatta Fransa, Kuzey İtalya ya da İspanya civarından olduğu kesin.

– Kullanılan yazı alfabetik. Bu ciddi bir bilgi. Resim yazısı, hiyeroglif ya da başka bir şey değil. Kitaptaki tüm harfler, ufak tefek (el kaymasından vs oluşabilecek) varyasyonları saymazsak, 25-26 karakterden oluşuyor.

– Kesinlikle soldan sağa yazılıyor, bu bakımdan da Avrupa geleneğine uygun.

– Harflerin aynı olması, kelime başında, sonunda vs şekil değiştirmemesi de Avrupa yazısına uygun.

– Yalnız harfler, diğer alfabetik yazımlar gibi kullanılmıyor. Bazı harfler asla kelime başında yer almazken, bazılarına sadece kelime başında, bazılarına sadece kelime sonunda rastlanıyor. Bu açıdan bilinen Avrupa alfabetik dillerinden ayrılıyor.

– Yazı yazılırken duraklama yapılmamış, yazı akışkan, yazan kişi bu yazıyı yazmaya alışkın olmalı, her zaman kullandığı bir alfabe sistemini uydurduğu yeni bir alfabeye şifreleme amacıyla geçirmiyor.

Ali Tanrısever

Ali Tanrısever

1958 doğumlu, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu bir Kadıköylü.

İzmir, Bodrum, Ayvalık seferlerinden 22 yıl sonra tekrar doğup büyüdüğü Yeldeğirmeni'ne dönen,

İFSAK üyesi fotoğraf sanatçısı, yazar.

Ağırlıklı olarak kendi blogunda fantastik hikayeler yazar..

Aylık Kültür, Sanat, Edebiyat Dergisi Lemur Dergi’’nin ve
Gamlı Baykuş Dergisinin düzenli yazarı.
Ali Tanrısever

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *