Responsive banner image
 

Yedikuleli Mansur

0

İthaki Yayınları tarafından yayımlanan Mehmet Berk Yaltırık’ın yazdığı Yedikuleli Mansur, Galata Kulesi çevresi, Arnavut Kaldırımı, İstiklal Caddesi, tramvay zili, eğri büğrü sokaklar, başlayan ve biten efsanelerle çepeçevre kuşatılarak yazılmış bir roman.

Böylesine bir sergüzeşt okumayalı uzun zaman olmuştu. Sergüzeşt de neyin nesi diyeceksiniz anlamını merak ederek veya niye günümüz dili dururken Osmanlı dönemine ait bir kelime kullanıyor ki? Okuduğunuz romanı çok beğenirseniz o romanın diliyle düşünmeye ve yazmaya başlarsınız bir müddet. Hatta bazen uzunca bir müddet. Bu roman üzerine yazma maceram yani sergüzeştim böyle başladı.

Kırmızı Kedi Temmuz 1

Yedikuleli Mansur.

İthaki Yayınları tarafından yayımlanan Mehmet Berk Yaltırık’ın yazdığı Yedikuleli Mansur, Galata Kulesi çevresi, Arnavut Kaldırımı, İstiklal Caddesi, tramvay zili, eğri büğrü sokaklar, başlayan ve biten efsanelerle çepeçevre kuşatılarak yazılmış bir roman. Aynı zamanda Türk Edebiyatında az rastlanır bir şekilde folklorik ögelere dayalı korku edebiyatının ön planda olması. Bu ne demek? Biraz açayım.

Mehmet Berk Yaltırık; namı diğer songülyabani, hikayeleri içinde bolca eski zaman, bolca yeraltı karakterleri, bolca ürperti var. Yerüstünde gözle görebildiğimizden daha fazlası yeraltında var dersek ve Yaltırık’ın bunları zihnimizde çok iyi resmettiğini düşünürsek Yedikuleli Mansur, Türk Edebiyatı içerisinde farklı bir türün (folklorik korku) öncülüğünü yapmakta.

Okuyanı bambaşka bir dünyanın içine sokan roman çok ilginç (ilgi çekici) bir zaman diliminde başlamakta.

(13 Zilhicce 966 – 16 Eylül 1559 Perşembe)

(Şehzade Beyazid’in, Şehzade Selim’in ordusuna Konya önlerinde yenildiği sene)

(Konstantiniyye –Devlet-i Al-i Osman)

Konstantiniyye yahut İstanbul ahalisinin hiç birinin gecesi, ötekininkine benzemezdi. Meyhanelerden, rıhtım izbelerinden ayrılmaz ayyaşlar için gece yeni başlamaktaydı. Hovardalar için yar koynuna girme vaktiydi., sır gibi örterdi sokakların karanlığı binbir çeşit günahı, arzuyu. Ricalden kimseleri uyku tutmazdı arkasından dönen dolapları düşünmekten. Kırk tilki dolaşırken kafasında tez vakitte sabah ezanını duyardı böylesi.

Romanın bu giriş paragrafından sonrası için anlattıkları, hikayeyi işleyiş biçimi elinizden bırakamayacağınız tarzda bir dünyaya girmenizi sağlıyor. Sultan Süleyman’ın saltanatının son seneleri. Yerüstünde de yeraltında da birçok şeyin ucu kaçmış. İnsanlar, mahluklar, namı diğer gülyabaniler ortalığa saçılmış bir halde kişisel sergüzeştlerinin peşindeler. Zorbalıkta ipin ucunu kaçırmış Kara Şaban Ağa, zorbalığa namzet Mansur, simyaya tövbeli meyhaneci Panayot, insan kaçkını ve daima karanlıkta yürüyen Ayı Osman Ağa, zorbaların rüzgarında savrulan Roza ve birçok tılsımlı, ürpertili, fantastik, efsunlu mekan ve bu mekanlarda dönen mavra.

Kendinizi kaptıracağınız bir dünya bu. Üstelik kaçmak isterken, son derece ürkmüş ve korkmuşken sizi çeken o nerden geldiği belli olmayan tılsıma kendinizi kaptırabileceğiniz bir dünya. Yaltırık karakterleri geçmiş zamana ait (Osmanlı Dönemi) dili geçmiş zamana ait, hissedilen, korkulan, sevilen, fantastik olan ne varsa hepsi geçmiş zamana ait olan bir romanı gayet anlaşılır ve içine çekilebileceğiniz tarzda kotarıyor. Ve kitaba ismini veren Mansur’u şöyle ilgi çekici bir paragrafla bizlere tanıtıyor.

Mansur içinde bulunduğu durumun tuhaflığına şaşmaktaydı. Öncesinde Osman Ağa’nın gümüş karşısında duman tüten koluna ve o ayı mı kurt mu belirsiz ürkünç mahlukun leşine şahit olmuştu. Peşinde dolaştıkları ihtiyar bir meyhaneci anladığı kadarıyla uzun seneler büyücülükle, sihirle uğraşmıştı. Şimdi ise yeraltında gezinir hortlakların, ecinnilerin başıyla, onların kabadayısıyla karşılaşmak üzere yola çıkmışlardı. An geliyor gerçek bir dünyanın hakiki dertleriyle hemhal olup dayılara ve zorbalara denk geliyor, sonra bir anda masallardan çıkma tuhaf bir düşler alemine gark oluyordu. Yaşadığı acayipliklerin ömrünü nereye sürükleyeceğine şaşırmaktaydı…”

  • Yedikuleli Mansur
  • Yazar: Mehmet Berk Yaltırık
  • Türü: Roman
  • Baskı Yılı: 2017
  • Sayfa Sayısı: 290 Sayfa
  • Yayınevi: İthaki Yayınları

 

Aynur Kulak

Aynur Kulak

2015 yılında ilk kitabı Günlerden Bir Gün, İnkılap Yayınları’nın Roman yarışmasında İkincilik ödülünü alarak yayınlandı. Takip eden yıllarda çeşitli dergilerde denemeleri ve öyküleri yayınlandı. 10 yıllık bir aradan sonra yazmaya geri döndü. Ve tekrar kitaplar üzerine ve sinema üzerine yazmaya başladı.
Aynur Kulak

Paylaş

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *