Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Bu yıl neler öğrendim

0

Kitap Eki yazarı Aynur Uluç, yeni yıla sayılı günler kala sevenlerine şiirle merhaba demek istedi. Kitap incelemelerinin yer aldığı sitemizde yeni yıla özel olarak bu şiiri paylaşmak istedik.

Not: KitapEki.com yazarı Aynur Uluç yazılarında büyük harf kullanmamayı tercih etmektedir.

KitapEki
KitapEki

bu yıl neler öğrendim

acı çekmeyi bilmiyormuşum demek
dibine kadar öğrendim
öyle çok öyle çok öğrendim ki
etrafında döndüm döndüm öğrendim
kuyusuna düştüm düştüm öğrendim
kaç bin çeşidi varmış kaç bin çivili ucu
göğsümde öten kuşa
soktum soktum öğrendim 

bir lahananın göbeğinde oturur gibi çömelmeyi öğrendim
yerinden hiç sökülmez dediğim ağaçların
gövdesinden uzak kaldım öğrendim
yakın baktım öğrendim
bir dehlizin dibinde gülmeleri öğrendim
yaraları renklerle okşamayı
karnımın kıvrımında gül bakmayı öğrendim 

canımdan can gitti geldi kaç kez
gidersen saygıyla uğurlarım
kalırsan yol arkadaşı olurum seve seve
demekleri öğrendim
kıldan ince köprüde tek ayak üstüne basıp
nehirlerin başını usul sessiz beklemeyi öğrendim 

ayla konuştum bu yıl
aydönümüydü kadınlığın
içinde oturdum bir ışık yaktım
bıraktım tek tek vefalarımı
korkularımı tek tek
sorumluluk duygumu
kontrol isteğimi, sonra tüm olan biteni
bir minik tasta sulara attım ucunu yaktım
ucunu yaktım tüm kimsesiz mektuplarımın
harflerini mürekkepten kurtarıp
kapısını açtım içindeki kuşlar çıksın diye çırpıda
çırpınıp çırpınıp göğsümdeki elleri
özgür bırakmayı öğrendim 

yolu seviyordum hep, bilenler bilir
yolcu olmayı seviyordum hep
ayağımı, kolumu, göğsümdeki yarımı
dolu dizgin sevmeleri öğrendim 

ışıkları öğrendim ben bu yıl
ellerimde zuhur ettiler önce
aklım çıkacak Sandım
ürkekçe baktım kadınca baktım
öptüm öptüm kokladım kaldırdım baktım
indirdim baktım
bir var oluyordu bir yok kadardı
dokunduğum boşlukta uzayIar vardı sanki
dilimi ısırmayı, sır tutmayı öğrendim 

bir tutturmuşlardı acı yücedir çocukluğumdan beri
dediler ki ancak acı yoksa sevinç lekesiz olur
tüm lekeleri çamaşır suyuna basıp
kirlerin ortasında gerinmeyi öğrendim 

inadına olsun diye değil sadece öylesine
ve o kadar doğal gülmeyi öğrendim bu yıl
neşemden utanmamayı
duyduk duymadık demeyin
tüm fazla giysileri soyunmayı öğrendim 

bir kuş oldum, ben bir kuş oldum
kuş oldum baylar bayanlar
bir denizler boyunu üç ayrı defada aştım
ilki çığlık çığlığa
ikincisi farkındalıkla
üçüncü boğumunda kendimi dinlemeyi öğrendim 

ve söylemeyi öğrendim ben bu yıl
dilimi tutamadılar
eteğimde hapis kuşlar varmıştı
azat etmeyi öğrendim kanatlarını
bırakmayı öğrendim vallahi de çok zormuş
kerpetenle kalbimi söküyorlarmış sandım
her adımında
her adımında gözlerimi söküyorlar sandım kökünden
içiçe kolyeler takıp  boynuma güç katmayı öğrendim

ne çok gece uyumadım ben bu yıl
rüyalarımın hesabını verdim kendime
gözlerimi kaybetmişim yolu seveyim derken
gözlerimi geri aldım taktım yerine
her bir şeye özünden ince ince bakmaları öğrendim 

içiçe ne çok kap varmış, birikmiş ne çok bulaşık
mutfaktan çıkamadım ben bu yıl, ömrüm çürüdü
dirseklerim pörsüdü inanın çatladı ayaklarım
her bir yerime ayrı kremler karıp
öpe seve gülbebekler yaptım kendimden
kendimi doya doya şımartmayı öğrendim

(fotoğraf ve düzenleme: aynur uluç)

Aynur Uluç

Aynur Uluç

şair, yazar, ressam, anlatıcı, eczacı... ancak kendisi bu kimliklerin ifade ettiği anlamların sıkıştırılmış kalıplarının ötesinde bir biçimle ilişkileniyor tüm bu alanlarla. “eğer dünya daha yaşanılır bir yer olsun diye uğraşacaksak sanat bir yol, bir araç olmak zorunda. sanat, araya mesafeler girmediğinde hayatın içinde kalır, o yüzden etkin bir yoldur” diyerek anlatıyor sanata bakış açısını. ve ekliyor “sanatçı olmak gerekmiyor üretmek için...”niyet hayatı usulsakin yakalamak ve aynı şekilde doğallıkla çıktığı yerden ifade etmek olunca her yer üretim yerine, ele geçen her malzeme ayrı bir üretime dönüşüyor."


aynur uluç’un 2003’ten bu yana edebiyat dergilerinde ve gazetelerde yazı ve şiirleri; 2013’te ‘gezi‐anı‐deneme‐öykü ve şiir’ türlerinden tatlar içeren ‘az gittim çok döndüm’ isimli melez kitabı, 2015'te beden-mekân-zaman ilişkisinin kadın dili ile ifadesinin yolculuğu olarak tanımladığı“yer yatağı” isimli şiir kitabı yayımlandı. kitapeki sitesinde düzenli olarak kitaplar ve sanat ile ilgili yazıları yayımlanmakta.

kitaplarını imzalarken her okur için ayrı bir resim çizmesiyle başlayan çizme yolculuğu, yolda izde, vapurda, otobüste çizdiği resimlerle devam ediyor. ilk kitabında her okur için ayrı bir resim yapması sonrasında yayımlanan "yer yatağı" isimli kitabında da her okur için ayrı bir mektup yazıyor. bu mektuplar hem o okura yönelik oluyorlar; hem de tema olarak ayrı ve uzun bir mektubun farklı kişilere düşen parçaları gibiler.

temas ettiği her şeyin birbiri ile harmanlandığı bu üretimlerde şehir ve doğa sesleri üzerine bıraktığı doğaçlamalar da ayrı bir arşiv olarak birikiyor. zaman zaman farklı şehirlerde müzik ve şiirin iç içe geçtiği etkinlikler düzenliyor. sanatına da yansıyan şifalandırma isteği mesleğinin de temelini oluşturuyor denilebilir. kişiye özel yapma ilaçlar hazırladığı eczanesinde eczacılık mesleğini halen aktif olarak sürdürmekte.
Aynur Uluç

Latest posts by Aynur Uluç (see all)

Tempus

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *