Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Fotoğraftaki Roman

0

Çok yetenekli bir yazar Kerem Görkem ve çok iyi bir ilk roman Aile Fotoğrafı, Kerem Görkem okunmayı ve takip edilmeyi hakediyor.

Kısa bir süre önce Kerem Görkem’in ilk romanı çıkmış ve kendisiyle kısa bir söyleşi yapmıştım. (http://kitapeki.com/kerem-gorkem-bir-roman-yazarak-aile-fotografi-cekti/)

İki ay geçti bu söyleşinin üzerinden… Şimdi de Kerem’e sormak istediklerimi değil de söylemek istediklerimi yazacağım. İlk romanı, ilk kitabı Aile Fotoğrafı hakkında elbette. O ince güzel kitap hakkında…

 

Öncelikle, Kerem Görkem bir yazar –olmuş! Çok da yetenekli bir yazar– belli!

Peki ‘bu yeterli mi?‘ sorusunu sona saklayıp, Aile Fotoğrafı’na bakalım.

Fotoğrafta dört kişilik bir çekirdek aile var: Anne, Gül; Baba, Haydar ve iki erkek çocuk, büyüğü Bülent, küçüğü de Can. Roman, bu ailenin parçalanmasını daha doğrusu anne babanın ayrılmasını anlatır.

Roman kahramanı Bülent roman yazıyor.

Fotoğraf –evet gerçekten bu dörtlüyü içeren bir aile fotografı vardır- deniz kıyısında çekilmiş, ilhamıdır hikayenin. Bülent bu fotoğrafa bakarak yazar kendi romanını ve son sayfalara doğru yayınevine teslim eder.

Roman içinde roman

Kerem Görkem’in Aile Fotoğrafı romanının içinde bir roman daha vardır yani: Biraz da Bülent’in yazarlık sürecini anlatır Aile Fotoğrafı ve aslında Bülent’in romanı da Aile Fotoğrafı’dır… Öyle kuru kuruya bir roman içinde roman da değildir karşınızdaki: Okuduğunuz romanın yaratılışına tanık olursunuz okudukça…

Anlatıcı

Her bölümde değişik bir anlatıcı çıkar karşınıza aile fertlerinden, kah Can kah Bülent kah Haydar olur anlatıcı, kah da Gül…

Gül biraz “az” anlatsa da tüm aile fertleri kendi bakış açılarından yaklaşırlar sürece. Aynı öykünün farklı vecheleriyle yüzleştirir yazar bizi bu sayede. Ve bu farklı cepheden farklı anlatıcılar arasında, tarafsız kalmaya çalışır yazar. Hepsine eşit mesafede kalmaya çalışır. Hepsini konuşturur…

Ama taraf olur –bilmem farkında mıdır Kerem bunun?-

Gül’ün az anlatması belli ki haklı görülmesindendir… Haydar ise boşanmadan, ayrılıktan sorumlu olanın kendisi olduğunu açığa çıkarabilmek için sanki çok anlatmaktadır. Anlatacak şeyi olan Haydar’dır. Gül’e ise sessizlik ve affetme düşmektedir. Suçluluk itirafla birleşmeden affedilemezsin! Gül, affetmeyecek ve-yeniden- birleşme hayata geçemeyecektir. Aile mi dağılır yoksa sadece eşler mi boşanır yoksa sadece baba mı sürgüne gider, belirsizdir aynı gerçek hayatta çokça olduğu gibi…

Erkekler dünyayı anlatıyor!

Çok konuşan çok anlatan erkeklerdir: Can, Haydar ve Bülent! En çok konuşan değilse de tüm erkeklerin içine sızan bir de baş anlatıcı vardır: Bülent.

Bülent, iç romanın yazarı olarak erkekler içinde daha eşit olanıdır ve tüm karakterlere sirayet etmiştir. Başka bir bakışla da aslında tek bir anlatıcı vardır ve Bülent asıl anlatıcıdır. Diğer anlatıcılar (karakterler) Bülentsizleştirilebildikleri (Kerem tarafından) oranda ete kemiğe bürünürler…

Okuyucu bölüm bölüm (sonlara yaklaştıkça daha sık) keşke tek anlatıcı Bülent olsaydı, dedirtecek kadar Bülentleşir tüm anlatıcı karakterler…

Edebiyat için (sadece Türkçe edebiyat değil düşündüğüm ve umduğum) büyük umut. Kerem Görkem’in bu ilk romanında bir de Haydar’ın kadim dostu devrimci yoldaşının, Haydar’ın birlikte olduğu kadın hakkındaki yorumu –Haydar’ın niye o kadınla birlikte olduğunu tartışmaksızın, yapıldığı için- küfürdür ve böyle “söyleyerek” alenen ayıp etmiştir. Devrimciler olguları “bağlamı içinde” değerlendirirler, neden sonuç ilişkisi kurarlar. Yani edebiyat aşığı babam Haydar’ın içkiye düşüp bir “orospuya” tutunmasının arkasındaki nedeni merak etmeden, açığa çıkarmadan “devrimciler” küfre sığınmazlar…

Haydar köylülükten kopamadığı için hayıflanır ve kendini eleştirirken, davada yalnız bıraktığı sanki biraz da yarı yolda bıraktığı için kendini borçlu hissettiği devrimci arkadaşının bu küfrüne itiraz da etmez… Neden? Bu da açık değildir; yoruma (küfre) katıldığı için mi yoksa evine sığındığı arkadaşına duyduğu güncel ve tarihsel minnetten mi?

Genç Kerem Görkem’in bu ilk romanı umudun ötesinde ışık vermektedir. Ancak yazmak, iyi yazmak ve daha iyi yazmak için yeteneğin ötesinde disipline de ihtiyaç var. Çalışmak için Görkem’in vakti var, gençliği var… Dinlemek, okumak, izlemek ve yazmak için… daha çok yazmak için!

Büyük bir heyecanla yeni romanını beklediğim çok az kişiden biri artık Kerem… Umarım bu kitabı da ses getirmeye, okunmaya ve tartışılmaya devem eder.

Teşekkürler Görkem!

  • Aile Fotoğrafı
  • Yazar: Kerem Görkem
  • Türü: Roman
  • Sayfa Sayısı: 111 Sayfa
  • Basım Tarihi: 2016
  • Yayınevi: Sel Yayıncılık

Aziz Hatman

1967, İstanbul doğumlu. Mutlu çocuk…
Sınırlı sayıda şiiri dergilerde yayınlandı. Dijital öncesi siyah beyaz fotoğraf çekti. Anlatmaktan yorulunca yazmaya başladı. İlk romanı Son Teşebbüs böyle doğdu. Yemeyi, pişirmeyi ve muhabbetini seviyor.
Aziz Hatman

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *