Bir Beden, Bir Yaşam ve Sıfır Noktası

Sıfır Noktasındaki Kadın, çocukluk yıllarından itibaren kesintisiz olarak tiyatroya emek veren İpek Taşdan tarafından tek kişilik bir oyun olarak tiyatroya uyarlandı.

“Bu kitabı Kanatır Cezaevi’nde karşılaştığım bir kadının etkisiyle yazdım” diye başlıyor 1983 tarihli önsözde Neval El Seddavi. Tam da görüşleri ve politik tutumu nedeniyle Mısır Sağlık Bakanlığı tarafından görevden alındığı dönemde, Mısırlı kadınlarda nevroz konusunu araştırmaya başlar. Hayatında ilk kez cezaevlerine girer, oradaki kadın mahkûmlarla görüşür.

Bu mahkûmlardan biri, Firdevs, “erkek katili” olmak suçuyla idama gitmek üzeredir. Önce Seddavi ile görüşmeyi reddeder, sonrasında ise yavaş yavaş tüm olanları ona anlatmaya başlar. Neval El Seddavi, bu kadın mahkûmdan fazlasıyla etkilenir. Firdevs’in ağzından dökülen her kelimede, yüzünün her bir çizgisinde cesaret, korkusuzluk ve daha önemlisi özgürlük görür.

Korkusuzca yaşadıklarını, başarılı bir öğrenciyken önce aile içinde, sonra kendisine yardım etmek isteyen erkeklerin yanında nasıl istismarlara maruz kaldığını ve kurulu düzenin onu önce fahişeliğe, sonra katilliğe ve idama nasıl sürüklediğini anlatır.

Dedesi yaşında bir adamla evlendirilen Firdevs, parası olanın satın alabileceği Firdevs, tertemiz bir sayfa açıp “namusluca” yaşayan Firdevs… Kaç Firdevs görürüz bu kısacık kitapta? Sanki tüm kadınlığın yükleri Firdevs’in bedeni üzerine yüklenmiştir de bize tadımlık bir kesit sunar. Öyle ki, sayfalara dokundukça Firdevs’in yaralarına dokunuyor gibi hissedersiniz.

Yıllar sonra, bambaşka bir kadın bu yaralara dokunmanın ötesine geçiyor. Tek başına, sahnede bize bu yaraları gösteriyor.

Sıfır Noktasındaki Kadın, çocukluk yıllarından itibaren kesintisiz olarak tiyatroya emek veren İpek Taşdan tarafından tek kişilik bir oyun olarak tiyatroya uyarlandı. İpek Taşdan 2011’de Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Oyunculuk Ana Sanat Dalı’ndan mezun olduktan sonra,  2013’te Duende Tiyatro’yu kurdu. Geçtiğimiz günlerde izleme fırsatı bulduğum Sıfır Noktasındaki Kadın üzerine kendisiyle söyleştik.

  • Bu kitabı oyunlaştırma sürecini anlatır mısınız?

Neval El Seddavi, Mısırlı idam mahkûmu Firdevs’in kendisine emanet ettiği yaşam öyküsünü kaleme alıyor ve bu öykü milyonlarca insana ulaştığı gibi bana da ulaşıyor. Bu benim için çok etkileyici bir karşılaşma oldu.

Hayatımda etkili bir dönemin sonunda ve ondan sonrasının başındaydım. Yalnızdım ve kitap yanımdan ayrılmadı. Firdevs bana bir coşku, bir direnme gücü verdi. Benim aracılığımla konuşmak için beni itti diyebilirim. Böylesi sınır bir durumu; bir insanın ölmeden önce hayatını bir belleğe emanet edişini sahneye taşımak fikri çok anlamlı geldi bana. Bir hikâye anlatıcısı olarak seyirciyi bir insanın ömrüyle karşılaştırmak…

Müthiş zordu. Sıfır Noktasındaki Kadın 110 sayfalık bir eser. Bir kadının çocukluğundan başlayarak ciddi zorluklarla dolu yaşamını; idam edileceği güne dek süren yürüyüşünü anlatan bir kitap. Eserin içinde Firdevs’in yaşamından onlarca karakter var ve her iki sayfada bir Firdevs, ortam, koşullar, karakterler değişiyor.

Kitapta Firdevs hücresinde yaşam öyküsünü anlatıyor Neval El Seddavi’ye -şimdisinden geçmişine bakıyor. Bizim sahnelemedeki önceliğimiz Firdevs’in bu deneyimleri yaşadığı anlara odaklanmak oldu- her adımında o yere henüz ayak basan bir Firdevs… Arayan, şaşıran, korkan, soran, koşan, seven, âşık olan, mücadele eden Firdevs. Dolayısıyla metinde epey değişikliğe gitmek durumunda kaldık. Fakat bunu yaparken Seddavi’nin anlatısına sadık kalmaya özen gösterdik. 110 sayfalık eserden 16 sayfalık bir sahneleme metni ortaya çıkardık. Firdevs’in yolculuğundaki tüm durakları ve Seddavi’nin tartışmaya açtığı tüm başlıkları içeren bir sahne metni.

  • Firdevs ile kurduğunuz ilişkiden biraz bahsedebilir miyiz?

Firdevs’in öyküsü beni ağlattı, öfkelendirdi, düşündürdü. Ona üzülürken, birden ondan korkarken buldum kendimi. Esasında ondan değil de çırılçıplak dile getirdiği düzenden… Firdevs’in aracılığıyla kendi yaşamımı; yaşadığım ülkeyi, kurduğum ilişkileri, bu topraklarda kadın olmanın karşılıklarını sorguladım yeniden.

Yaşamının tüm zorluklarına rağmen Firdevs’in ruhuma akıttığı şey bir direnme gücü diyebilirim. Kendi sözünü söyleyebilmenin gücü… Bu söz son sözün bile olsa…

  • “Sıfır Noktasındaki Kadın”a gelen seyirci tek kişilik, tek perde ve oldukça yoğun bir oyun izliyor. Geri dönüşleri nasıl buluyorsunuz?

Geri dönüşler diğer oyunlarımda aldıklarıma çok yakın; eserin aktarılmasındaki tercihler etkiliyor seyirciyi. Bu tercihlerdeki şiirsellik ve mücadelenin bir tür direnme gücü verdiğini söyleyenler çokça. Benim için bu çok önemli; sahne her şeyden evvel bir yaratıcılık alanı. Anlattığınız şey birinin ilgisini çekmeyebilir ama onu anlatma haliniz, sahnedeki mevcudiyetiniz seyirciye birçok duygu yaşatabilir. İncelikli ve güçlü bir emekle sahnede olmak benim birincil amacım.

Eserin konusu özelinde de tam zamanıydı diyorlar. Şimdi bu ülkede tartışılması acil bir meseleyi tartışmaya açtığımızı söylüyorlar.

  • Önümüzdeki ay programınız nedir?

18 Şubat Ankara Yenimahalle Belediyesi Dört Mevsim Tiyatro Salonu

25 Şubat Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi

26 Şubat Akatlar Kültür Merkezi

28 Şubat Kocaeli Sabancı Kültür Merkezi

Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

Klasiklere Yaraşır Bir Romantizm, Rüzgârlı Bir Aşk Hikâyesi: “Mistral”

Read Next

Amazon ormanlarında nefes kesen bir macera…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *

Follow On Instagram