Bir İsyanın Anatomisi; “Bedreddin”

Murat Küçük, Kolektif Kitap tarafından yayınlanan kitabında Şeyh Bedreddin’le hayali bir söyleşi gerçekleştiriyor.

21. Yüzyıldan geriye dönüp 15. Yüzyılda Şeyh Bedreddin’e sorular sormak ne kadar da akıllıca bir fikir. Murat Küçük, Kolektif Kitap tarafından yayınlanan kitabında Şeyh Bedreddin’le hayali bir söyleşi gerçekleştiriyor. Bu söyleşi her ne kadar hayali olsa da tarihsel gerçeklere ve gerçek bir biyografiye dayanıyor.

Öncelikli olarak belirtmek isterim ki, okuduğum güncel söyleşilerden hiç bu kadar keyif almamıştım. Sevdiğimiz yazarların aktüel değerlendirmelerini hep merak ederiz, eserlerine yaklaşımını, bazı önemli noktalarda ne düşündüğünü sorgulamak aynı zamanda okurun da işidir.

Şeyh Bedreddin’i hiç tanımıyor olabilirsiniz. Ancak Bedreddin kitabı önden yapılan tarihsel anlatılar ve açıklamalarla sizi söyleşiye hazırlıyor. Bu bağlamda fikir sahibi olarak başlıyorsunuz söyleşiye.

Günümüzden baktığımızda 14. Yüzyılda idam edilen biri hakkında bilgilere erişmenin ne kadar zor olacağını tahmin etmek çok da zor olmasa gerek. Bedreddin hakkında tarihsel olarak bir çok detayı bilemezken böyle bir söyleşinin beni “doyuracağını” hiç beklemiyordum açıkçası.

Benim açımdan önemli olan, tarihin bu tip bir yaratıcılıkla okuyucuya sunulmuş olması. Kitabın bu şekilde ele alınması ise Şeyh Bedreddin’in yaşadığı hissiyatını uyandırıyor.

Ayrıca söyleşinin keyifli ilerlediğini de söylemekte fayda var. Tam da bu noktada Kolektif Kitap’a bir önerim olacak; madem bu söyleşiler devam ediyor, yazarla söyleşi yapılan kişinin illüstrasyonları da eklense pek bir güzel olur. Mesela şöyle bir masada oturup çay içtiklerini görsek ayrı bir hava katacaktır.

Şeyh Bedreddin, bu günden değerlendirildiğinde oldukça tartışmalı bir noktada duruyor. Özellikle Nazım Hikmet’in Simavna Kadısıoğlu Şeyh Bedreddin Destanı’nı yazmasından sonra Şeyh Bedreddin solcular tarafından daha bir dikkatle ele alınmaya başlandı. ‘Dini bir takım değerlerin toplandığı Şeyh Bedreddin’e bu kadar anlam yüklemek gerekir mi?’ sorusuna çok da takılmadan, onu bugün değerli yapan birkaç noktaya değinmekte fayda var.

Osmanlı’dan bugüne süregelen devlet geleneği kendisine muhalif olan kesimleri hep uçlaştırarak yaftalamıştır. Örneğin, kitapta da adı geçen Börklüce Mustafa çarmıha gerilerek idam edilmiştir. Börklüce Mustafa, Hristiyanlarla Müslümanların eşitliğine inandığı için devlet tarafından Hristiyanların peygamberi gibi çarmıha gerilerek idam edilmiştir.

Şeyh Bedreddin’in isyanında iki temel olgu öne çıkıyor. Bunlardan birincisi halkın yönetenler tarafından her daim ezilmesine karşı çıkmasıdır. Tımar, zeamet ve has gibi vergilerin halkın belini bükmesini görmezden gelemez ve bir tür mülkiyet karşıtlığını ortaya koyar. Hatta kitapta Şeyh Bedreddin’i konuşturan Murat Küçük, Şeyh Bedreddin’e sosyalizmin tanımını yaparak bu konuda ne düşündüğünü soruyor. Tımar sisteminin halkın varını yoğunu elinden alması bir yana bitmek bilmeyen savaşlarda hep yoksulların ölmesi Şeyh Bedreddin’in itiraz noktalarından en önemlisi.

İkinci mesele ise Şeyh Bedreddin’in farklı dinlerden insanların kardeşçe yaşayabileceğini düşünmesidir. Dönem itibariyle İslamiyet dışında kalan dinlere pek saygılı olunduğu söylenemez. Bu nedenle bir medrese aliminin farklı dinlerden olan insanların kardeşçe yaşayabileceği ilkesini savunması payitahtın pek hoş karşıladığı bir durum değil.

Medrese alimliğinden tasavvufa giden yolun yapı taşları bu söyleşide oldukça güzel anlatılıyor. Bu hikayeyi okurken tarihsel olarak iki önemli figürle daha karşılaşacaksınız; Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal.

İsyanın köklerinde yer alan özel mülkiyet karşıtlığının hangi felsefeye dayandığını ise dönemin koşullarını anlayarak yanıtlamakta fayda var. Trakyalı olan Şeyh Bedreddin’in uzun yolculuklarından elde ettiği deneyimin ardından fikirlerinin Anadolu ve Balkanlar’da bu kadar etki yaratmasının altındaki nedenler onun hak ve adaletten yana tavır alışı olsa gerek.

Murat Küçük’ün, Şeyh Bedreddin’le gerçekleştirdiği söyleşide bir fıkıh aliminin hayatına, belki de kuşaktan kuşağa aktarılan hak ve adalet mücadelesinin ilk adımlarına tanıklık edeceksiniz.

Yüzyıllar öncesinden bugüne aktarılan mücadele deneyimlerinin mimarı olan daha birçok isim var. Hatta sınırlarımızın da ötesinde… Kolektif Kitap’ın okuyucusuyla buluşturduğu Bedreddin umarım daha çok söyleşiye ilham olur.

  • Bedreddin
  • Yazar: Murat Küçük
  • Türü: Tarih / Söyleşi
  • Sayfa Sayısı: 100 Sayfa
  • Basım Tarihi: Haziran 2016
  • Yayınevi: Kolektif Kitap

Gün Çağ Aydın
Takip için
Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

Bana İtalya’yı Anlat

Read Next

Günışığı Kitaplığı’ndan Yaz Okumaları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *

Follow On Instagram