Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Dün Gece Çok Gençtim

0

Onur Akyıl’ın geçtiğimiz Haziran ayında Can Yayınlarından çıkan öykü kitabı, on bir öyküden oluşuyor.

Öykülerinde, sosyoekonomik yapısıyla yaşanması gün geçtikçe zorlaşan kentlerdeki insanların yalnızlığını, sıkışmışlığını, tedirginliğini, güvensizliğini ve yaşama dâhil olamamasını dile getiriyor. Neoliberal politikaların, tüm değerlerini yıkıp yerine sadece tüketimi koyarak yarattığı kent insanın, yaşamdan nasıl soyutlandığını ve yaşama anlam katma becerisini nasıl yitirdiğini bu öykülerde bulabilirsiniz. Kitabın ilerleyen sayfalarındaki ‘Yarına Kaç Gün Var’ öyküsü tam da bu anlamda bir öykü. Öykünün bitiş cümleleri de, yaşanılan bu çıkmazların özeti gibi.

Başı sonu belli olmayan bu şehirde, başı sonu belli olmayan insanların, başı sonu belli olmayan mevzuları da böyleydi işte.

Demek sonunda bitiyor her şey.”(sf:71)

Akyıl’ın anlatım biçimi; kişinin kendisiyle hesaplaşması, kendisini anlamaya çalışması, bir iç döküş samimiyetinde olduğundan, denemeleri de çağrıştırıyor. Ayrıca, öykülerinin anlatımına, şairliğinden gelen şiir dili de yansımış. Kısa kesik ve vurgulu cümleler, öykünün anlatımcı yapısını bozmadan, ona şiirsellik katmış. Kitaba ismini veren ‘Dün Gece Çok Gençtim’ öyküsü şiir formunu duyumsadığımız öykülerden biri.

Dün gece. Nasıl oldu anlamak zor; koynunda Meryem’in, uzanmış yorgun. İçmişiz biraz; yeryüzü içmiş, öfkeler, kırgınlıklar, her şey sarhoş. Aldatıyor kocası; buluşuyoruz arada.” (sf:13)
Dün gece; bulvarda bir akşamüstü gençliğimiz; ev, içki ve sarılmak arayan. Yırtıcı heves.
Dün gece ikimiz de..
En genç ben.” (sf:18).

Yazarın genellikle kişi anlatımları yaptığı öykülerinde belli bir mekân olmadığı gibi belli bir zaman da yok, hep kozmik zamanın içinde dolaşan öykülerinde kullandığı mecazlı dil de anlatımını zenginleştiriyor. ‘Dinliyor’ öyküsündeki; “Çatalda yaşlanıyor karpuz, kavuşamıyor bir türlü konuşanın ağzıyla.” (sf:29), ‘Yoğun’ adlı öyküsündeki; “Ülke de kırgın, büyüyor açlık.” (sf:39), ve “Gövdesi teni karamsar bu kızın” (sf:40) cümleleri mecazlı anlatıma küçük birer örnek.

Yaşamdan koparılan, yalnızlaştırılan ve duyguları elinden alınan kentli insanın çıkmazını hissettiren ama ümidi de içinde taşıyan, anlatım tarzıyla, sanki bir şey anlatmıyormuş gibi yazılan bu öyküleri okuduktan sonra, yalnızlığında yiten insanlardan biri olup olmadığınıza karar vereceksiniz. Yalnızlığınızda yitmemek için de, Akyıl’ın, “Yenilmiş, tükenmiş neferleri çok olsa da hâlâ dünyanın bir yerlerinde güzel günler için çoğalıyor binlerce başka anı…” (s.38) mesajıyla, yaşama anlam verme zamanının geldiğini anlayacaksınız.

  • Dün Gece Çok Gençtim
  • Yazar: Onur Akyıl
  • Türü: Öykü
  • Basım Tarihi: Haziran 2016
  • Sayfa Sayısı: 94 sayfa
  • Yayınevi: Can Yayınları

Sülbiye Yıldırım

1958 Malatya doğumlu. Malatya Öğretmen Okulunu bitirip öğretmen olarak çalışırken, Marmara Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi bölümünde de okudu. Fakülteden 1983 yılında mezun oldu.
Emekli, yurdun çeşitli yerlerinde çalıştıktan sonra, 2006 yılında İzmir’e yerleşti.
İki erkek çocuk sahibi.
Sülbiye Yıldırım

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *