Feklavye’nin Gölgesi

Semih Poroy’un her çalışması kendine özgüdür. Bu yüzden Feklavye diğer kitaplarından ayrı yerde olsa da eşi benzerinin olmadığı bir kitaptır.

Black Books, İngiliz komedi dizisidir.. 3 sezon toplam 18 bölümlük dizinin ortalama süresi 25 dakikadır.. Bernard, Manny ve Fran adlı üçlünün bir kitapçı dükkanındaki maceraları çoğunlukla soğuk İngiliz esprileriyle sürse de bildiğim/izlediğim kadarıyla tek kitapçı dizisidir..

TİMAŞ
TİMAŞ

Bu diziyi seyrettiğim sıralarda, bir sahafta geçen, birkaç dakikalık diziler çekmeyi hayal etmiştim hep.. Sonuçta kendi dükkanımda yaşadığım pek çok olayı düşündüğümde metinler hazırdı.. İşte onlardan birisini sıcağı sıcağına anlatayım size..

Geçtiğimiz günlerde Semih Poroy’un Feklavye’sini keyifle okurken bir kadın girdi içeri.. Otuzlu yaşlarda, şık giyimli, nazik kadını, dışarıda takım elbiseli bir adam bekliyordu.. Kadın dükkana bir göz atıp derin derin nefes aldıktan sonra “ne kadar güzel eski kitap kokuyor” diyerek her sahafın milyon kere karşılaştığı cümleyle konuşmaya girişiverdi..

“Bu kadar kitap içerisinde aradığınızı nasıl buluyorsunuz?”, “bunların hepsini okudunuz mu?” gibi sorularına yanıt alamayınca elimdeki kitabı ancak görmüş ve sinirlenme sınırımı zorlayan şu cümleye geçmişti:

“Ne kadar şanslısınız, bütün gün burada kitap okuyorsunuz.”

Bunun tam tersini dile getirenler de olmuyor değil.. Dizi izlerken görüp de: “bu kadar kitap arasında dizi mi seyrediyorsunuz?” gibi..

Benzer diyaloglardan oluşan 2-3 dakikalık kıpkısa dizileri çekebilecek birileri çıkar mı bilmem ama, dükkandaki kadına geri dönersem, “yardımcı olayım hanımefendi, bir şey arıyor musunuz?” sorusunu hangi tonda sorduysam artık sadede geldi ve “üst katınızdaki kafede fal bakılıyor mu?” deyiverdi..

Ya küfretmem ya da sopayla kovalamam gerekiyordu ama “neden kendilerine sormuyorsunuz?” diye yanıtlayıverdim sadece..

Durumu Semih Poroy’a anlatmamak olmazdı, ne de olsa elimdeki kitabı Feklavye de mantık sınırlarını zorlayan kitap merkezli olaylardan oluşuyordu..

Yazar, şair, çevirmen, editör, yayıncı, okur, feminist, filozof gibi kitap dünyasının insanları kitabın tiplemeleridir.. Her sayfadaki macera önce güldürse de yaşanmışlık olasılığını düşününce üzüyor da..

Semih Poroy’un her çalışması kendine özgüdür.. Pek az okurun bildiği Meyhane Peçeteleri, henüz benim de bulma şansına eremediğim Gölgenizi Kullanabilir miyim?, Portreler ve Almanya’da yayımlanan Ohne Worte’nin ortak özellikleri mümkün mertebe anlatılmak istenenin çizgiyle anlatılmasıdır.. Bu yüzden Feklavye diğer kitaplarından ayrı yerde olsa da eşi benzerinin olmadığı bir kitaptır..

Semih Poroy’un yıllarca Cumhuriyet’te çizdiği bant karikatür kahramanı da Harbi’dir ve adına şiir bile yazılmıştır..

Hayatım,
Çizgi film şeridi gibi
Gözlerimin önünden geçiyor.
Gülecek miyim yoksa ölecek mi?..

Hayatımı anlatan
Çizgi filmde
Beni canlandıran karakter
Semih Poroy’un Harbi’si..

Kitaplaşmasını sabırsızlıkla beklediğim Harbi’leri 20-30 cilt olarak yayımlayabilecek bir yayıncı yok mu?..

  • Feklavye
  • Yazar: Semih Poroy
  • Sayfa Sayısı: 128
  • Tür: Karikatür
  • Varlık Yayınları, 2016

 

M. Şeref Özsoy
Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

Jean Jacques Rousseau – “Emile”

Read Next

Sibel Oral’ın Romanı “Beni Beklerken” Raflarda

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *

Follow On Instagram