Game of Thrones karakterleri ve ünlü roman kahramanları

Game Of Thrones dizisinin yeni sezonunun başlamasına birkaç gün kalmışken, dizinin karakterlerinin anımsattığı roman kahramanlarını inceledik.

Hepimizi ekrana kilitleyen, kurgusuyla, karakterleriyle, çatışma ve diyaloglarıyla aklımızı başımızdan alan, belki de son yılların en sağlam dizisi Game Of Thrones’un ünlü romanlara saygı duruşu niteliğinde kahramanlar yarattığını hiç fark ettiniz mi? Gelin bakalım hangi kahramanlara gönderme yapılmış.

TİMAŞ
TİMAŞ

jon-snow-sam-tarly

1. John Snow ve Samwell Tarly  arasındaki ilişki: William Golding’in ünlü romanı Sineklerin Tanrısı’nın unutulmaz ikilisi Ralph ve Domuzcuk. Ralph doğrudur, adildir, vahşet ve yanlışın karşısındadır, medeniyetin temsilidir. Domuzcuk şişmandır ama bir o kadar da bilgedir. Saftır ama okumuştur. Ralph’in sağ duyusudur, onun aklı, gerektiğinde verdiği doğru karardır. Diğerleri tarafından hep aşağılanmasına rağmen nefret gütmez, Ralph’in en yakın arkadaşıdır.

24-podrick-brienne.w1200.h630

2. Lady Brienne ve yaveri Podrick: Size de Don Kişot ve Sancho Panza’yı hatırlatmıyor mu? Lady Brienne  şövalye değildir, tıpkı Don Kişot gibi, ama şövalyelerin tüm değerlerine sahiptir ve neredeyse gerçek bir şövalyeden daha bağlıdır yeminlerine. Şeref ve onur için yel değirmenlerine karşı savaşır, taraf tutmaz ve kendince doğru olanı yapar. Podrick ise ayağı daha yere basan, sıkça ladysini uyaran seyistir. Dövüşemez, çok akıllı değildir ama kesinlikle şövalyesinden daha fazla dünyanın gerçeklerinin farkındadır.

346724-got-10-cersei-mountain

3. Qyburn ve Dağ: Dr. Frankenstein öyküsüne benzerliği su götürmez. Dağ ölümden döndürülmüştür, ya da diriltilmiştir. Ama artık eskisi gibi değildir.

Son olarak The Wall ile ilgili yazacaklarım. Bir duvar iki dünyayı ayırır. Yabaniler ve ilk insanlar. Bu metafor Ursula Le Guin’in ünlü Mülksüzler adlı romanına bir gönderme olabilir mi? Ünlü roman şu cümlelerle açılır;

game-of-thrones-wall
“Bir duvar vardı. Önemli görünmüyordu. Kesilmemiş taşlardan örülmüş, kabaca sıvanmıştı; erişkin biri üzerinden uzanıp bakabilir, bir çocuk bile üzerine tırmanabilirdi. Yolla kesiştiği yerde bir kapısı yoktu; orada yerin geometrisine indirgeniyordu: bir çizgiye, bir sınır düşüncesine. Ama düşünce gerçekti. Önemliydi. Yedi kuşak boyunca dünyada o duvardan daha önemli bir şey olmamıştı. Bütün duvarlar gibi iki anlamlıydı, iki yüzlüydü. Neyin içerde, neyin dışarda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıydı.”
MÜLKSÜZLER (Dispossessed) – Ursula K. LE GUIN

John Snow kendisine yabani hayranı olduğunu söyleyen kişiye dönerek aynı bu cümleleri söyler; kim olduğun duvarın ne tarafında doğduğuna bağlı, tek farkımız bu!

Nisan sonu yeni sezon başlıyor, artık kahramanlara daha dikkatli bakıp George R.R. Martin’in nerelerden esinlendiğini siz de tahmin edebilirsiniz!

İyi seyirler, nitelikli okumalar!

Zümrüt Bıyıklıoğlu
Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

Kahvaltı severlerin kitabı!

Read Next

Murathan Mungan’dan Solak Defterler

One Comment

  • Merhaba, yazınızı çok beğendim, size alıntılar konusunda katılıyorum, Le Guin’den sadece bu alıntılar yapılmamış, kuzgun olmak Atmaca’nın özelliğiydi.Bir hayvanın gözleri ile görmek , hayvanın içinde yaşamak Atmaca’nın özellikleriydi. Dünyanın ucundaki Ejderhalara konuşan kızda Le Guin’den alınmış. Bu konuda Ursula K.Le Guin’in konuşmaması başka bir konusu. Yazılarını çok beğenmeme rağmen acaba Le Guin’de başka birilerinden mi esinlendi diye düşündürüyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *

Follow On Instagram