TUDEM
 
DESTEK

Gülmek Devrimci Bir Eylemdir; Tek Yola Sığmayan Devrim

Faba Kahve

BOZKIR EZGİLERİ
Toprağın da vardır bir kişiliği
Her insanın nasıl bir iklimi varsa.
Bir toprağı anlatmak değil mi ki
Bir insanı anlatmaktır biraz da.
Metin Altıok

Ayrıntı Yayınlarının Mayıs ayında yayımladığı ve İbrahim Çelik tarafından kaleme alınan Tek Yola Sığmayan Devrim kitabı geleneğimizin Devrimci Yol bileşenini anlatıyor.

 
KitapEki
KitapEki

“Sol Gelenek” sözcüğü evrensel kümelerimizde farklı anlamlarla yüklü olabilir. Beğenelim ya da karşısında yer alalım ülkemizde bir sol tarih çalışması yapılacaksa Devrimci Yol geleneği yalnızca Karadeniz örgütlenmesiyle bile bu çalışmanın önemli bileşenlerinden olacaktır. 12 Eylül öncesi dönemin en siyasetten uzaklarının bile bildiği, adlarını ve sloganlarını mutlaka duyduğu dev gibi bir örgütten bahsediyoruz. İbrahim Çelik’in Tek Yola Sığmayan Devrim kitabı tam da bu örgütlenmeyi anlatıyor. Kimsenin boyun eğdiremediği, işkencehanelerden sloganlarla çıkan, tek tip elbisesini celladının yüzüne fırlatanlardan biri İbrahim Çelik. Bir yerden sonra salt Devrimci Yol’un değil, bütün bir sol hareketin de hikâyesi oluyor kitap. 78 Kuşağını anlatan tüm yaşam öykülerinde olduğu gibi. Militan, korkusuz, hümanist, öfkelendiren, acıklı ve elbette eğlenceli öykücüklerle.

Sol Tarih Üzerine…

Uzunca zaman sol tarihi öğrenmek istediğinde Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi dışında pek doyurucu bir kaynağa sahip olmayan biz tarih okuyucuları son yıllarda çok mutluyuz. Çeşitli yayınevleri mücadele içinde yer almış kişilerin öz yaşam/yaşam öykülerini peş peşe yayınlıyor. Sol tarih konusunda çalışma yapanlar beni anlayacaklardır; belli dönemlere dair çok az görsel ve yazılı malzeme vardı elimizde. Neyse ki sözünü ettiğim yaşam öyküleri yayınlanıyor da başvurulacak, okuyacak, dönemi anlatacak materyal sayısı artmış oldu. Ayrıntı Yayınlarının Tarih Dizisi, Dipnot Yayınevinin ve İletişim Yayınlarının yayımladığı kitaplar ilk ağızda sayılabilir.

Nereye Gitti O Mahalleliler?

Yıllarca sanıyorum en çok can sıkan şey 12 Eylül öncesinde çoğu kurtarılmış bölge kabul edilen, devrimcilerin mutlak egemen olduğu yerlerde yaşayan ve polisten nefes nefese kaçarken açılıveren kapıların arkasında duran dostların nereye gitmiş olduğuydu.

Tek Yola Sığmayan Devrim kitabını okurken de benzer hislere kapıldım. İbrahim Çelik kitabın farklı bölümlerinde kendilerini devrimci olarak tanımlamayan “halktan” kişilere değiniyor çokça. Devrimcilere zarf içinde para yardımı yapıp destek olanıyla, ‘ayakkabılarınız çok ses yapıyor sizi hemen buluyorlar’ diyerek ses yapmayan MEKAP ayakkabılar getireniyle, kim olduğunu bile bile her akşam yemeği kendileriyle yemesi için zorlayanıyla, oğlu ya da kocası olmadığı için kiracısı devrimciler üzerinden küfreden kadınıyla bizim şimdilerde “bulamadığımız” halktan kişiler öyküleri anlatılanlar. Sonra şu an içinde yaşadığımız toplumu düşündüm ve yine canım sıkıldı. Onlara değil kendimize.

Çelik’in kitabı salt bir anı kitabı olarak okunmuyor kuşkusuz. Sürekli tartışarak akıl yürüterek ah çekerek okuyorsunuz. 16 yaşında başlayan devrimci yaşamı boyunca mücadele eden, direnen, örgütleyen birinin anlattıkları bunlar.

Tek Yol Devrim

İbrahim Çelik’in Tek Yola Sığmayan Devrim kitabından tek bir tane alıntı yapmaya karar verdim okurken. Mutlaka çok çarpıcı başka anekdotlar da var. Devrimci Yol denildiğinde insanların zihninde neler oluştuğunu ve örgütün örgütlenmişliğini göstermesi bakımından Savcı Ali Rıza Sunay’ın sanık Kazım Köroğlu hakkındaki iddianamesini ve buna Kazım Köroğlu’nun yanıtını aktaracağım.

…Sanık Kazım Köroğlu’nun Rize ve Karadeniz bölgesinin diğer illerini örgütlediği; daha sonra Artvin bölgesine gelerek kırsal kesimleri örgütlediği; gerilla yapılanmasını oluşturduğu; sonunda kendisinin de kırsal kesimde güvenlik güçleriyle girdiği silahlı çatışmada yakalandığı… diye devam ediyor.

Sanıklardan iddia makamının iddialarına diyeceği olan var mı?

Var. Kazım Abi söz aldı. Herkes saatlerce konuşup savcının iddiasını çürüteceğini düşündüğü bir sırada; o ‘İddia makamının iddialarına katılıyorum! Kazım Köroğlu denilen adamın elinde bir sihirli değnek vardı. Karadeniz bölgesine geçip, sihirli değneğini Karadeniz dağlarına doğru sallayıp, oraları örgütlerdi. Oradan Artvin bölgesine geçerdi, elindeki sihirli değneği Artvin dağlarına doğru sallayıp, oraları da örgütlerdi’ dedi ve yerine geçti. (syf 178)

Dönemi anlamak, öğrenmek isteyenlere Tek Yola Sığmayan Devrim kitabı iyi bir kaynak bence. Tıpkı diğer yayınevlerinden çıkan aynı minvaldeki yaşam öyküleri gibi. Kişisel hikâyelerini anlatırken ülkemizin önemli bir dönemini de seriyorlar açıkça. Dönemi kadroları, egoları ve ihanetleriyle anlatıyorlar ve bize de okumak düşüyor elbette.

  • Tek Yola Sığmayan Devrim
  • Yazar: İbrahim Çelik
  • Türü: Yakın Tarih Dizisi- Otobiyografi
  • Sayfa Sayısı: 267
  • Basım Tarihi: Mayıs 2016
  • Yayınevi: Ayrıntı Yayınları

Kitap Eki Dergisi
Güzella Bayındır
Takip için
Latest posts by Güzella Bayındır (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Güzella Bayındır

Akıntıya Karşı Aziz Nesin; Akıntıya Karşı Orhan Kemal; Akıntıya Karşı Behice Boran-Tek Başına Bir Koro belgesellerinin yapıcısı SineGöz Film Atölyesi'nin üyesi. Belgeseliyle aynı ada sahip Behice Boran kitabının yazarı. Zela'nın annesi. Okur, yazar, düşünür, gezer.

Read Previous

Muhteşem Beyin ve Hakimiyet Alanı

Read Next

Kusurlu Bir Çağda Kusursuz Bir Aşk

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *