Günışığı Kitaplığı Tarafından 14. Eğitimde Edebiyat Semineri Düzenlendi • Kitap Eki  
TUDEM
 

Günışığı Kitaplığı Tarafından 14. Eğitimde Edebiyat Semineri Düzenlendi

 
TİMAŞ
Say Yayıncılık

Öğretmenler, kütüphaneciler ve akademisyenlere yönelik düzenlenen 14. Eğitimde Edebiyat Semineri bu yıl salgın nedeniyle ilk defa çevrimiçi olarak yapıldı. 

Gün boyunca süren semineri yaklaşık 1400 kişi takip etti. Edebiyat yayıncılığında 25 yılı geride bırakan Günışığı Kitaplığı, özellikle öğretmenler aracılığıyla çocukların ve gençlerin hayal dünyalarına dokunmayı hedefliyor. Tabiat sevgisi, paylaşımcılık, yardımlaşma gibi temaları öne çıkaran yayınevinin yayımladığı kitapların hepsinde başka bir temanın işlendiği de göze çarpıyor. 

Ülkemizde okuma kültürünü geliştirmeyi hedefleyen seminer çalışmasında çok değerli katılımcılar yaptıkları konuşmalarla öğretmenlere ışık oldular. 

TİMAŞ
Günışığı Kitaplığı

Eğitimde Edebiyat Semineri’nin açılış konuşmasını yapan Mine Soysal, karanlıkları aydınlatacak ışığın bilim insanlarının çalışmalarında saklı olduğunu bu dönemde bir kez daha gördüğümüzü ifade ederken genç kuşakların bilim sayesinde gezegenimizin geleceğini özgürleştirebileceklerini söyledi. Bilimim değiştirici ve özgürleştirici gücünün anahtarının ise edebiyatta saklı olduğunu, bu sayede yarınlarımızı yeniden inşa edebileceğimizi vurguladı. 

Heybelerimizi taze yemişlerle doldurmak adına sözü diğer katılımcılara verdi. Mustafa Özcan, yeni normalin yarattığı olanaklardan söz ettiği konuşmasında; Çalıkuşu, İnce Memed ve Ali ile Nino kitaplarından hareketle hayal kurmanın önemini, öğretmenlerin öğrencilerinin okuma alışkanlığı kazanmalarında ne kadar önemli bir role sahip olduklarını kendi hayatından örnekler vererek anlattı. 

Yazar İrem Uşar; “Gerçekliği Anlamlandıran Bir Fener” adlı konuşmasında çocuğun zihninde sınır olmadığını ve fantazyanın çocuğun doğası olduğunu ifade ederek edebiyatın çocuğun dünyasındaki yerini ve önemini vurguladı. 

Şair Gonca Özmen; dil ve düşünce ile şiir arasındaki ilişkiden bahsederek şiirin diğer sanat dallarıyla olan yakın ilişkilerini anlattı. Özellikle öğretmenlerin şiir okuma kültürünün oluşmasında rol model olmaları gerektiğini ifade etti. Öğretmenlerin ellerinde mutlaka bir okuma kitabıyla sınıf ortamında öğrencilerine örnek olmalarını istedi.

Müren Beykan ise Gün Işığı Kitaplığı’nın Köprü Kitaplar adlı dizisiyle çok önemli bir hayalin peşinden gittiğini söyledi. Semih Gümüş’ün de sunuş yazıları sayesinde bu dizinin ufuk açıcı bir niteliğe ulaştığını ifade ederek Necati Tosuner, Ömer Seyfettin, Azra Erat, Fakir Baykurt ve Oktay Akbal gibi önemli kalemlerin de bu dizi içerisinde yer aldıklarını belirtti. 

Berna Durmaz, son kitabı Ağaç Gül ile Hayal’de çocukların doğa ile ilişkisinin aslında çözümlere gebe olduğunu ifade ederken şehirden kaçan insanın hayalindeki yeni orman imgesinin çocukların belleğinde saklı olduğunu söyledi. Bu çözüm yoluna ise özellikle sokaktaki çocuklarla beraber ulaşılabileceğini düşündüğünü ifade etti.   

Murat Yalçın ise fedakârlığın önemini anlattığı son kitabında, bir dostun omzuna elini koyma hissini duyumsadığı için mutlu olduğunu söyledi. 

Kraliçeyi Kurtarmak ve Haritada Kaybolmak kitaplarıyla tanıdığımız Vladimir Tumanov, insanın hikâye anlatan bir tür olarak Antik Çağ’dan bu yana mitolojiyi ve masalları dilden dile aktardığını ifade ederek başladığı konuşmasında öyküsel anlatım yoluyla çocuklara matematiği ve coğrafyayı sevdirmeyi amaçladığını söyledi. Özellikle küçükken okuduğu kitapların hayal dünyasını şekillendirdiğini söyleyerek eğitimcilerin işlerinin de aynı öykülerdeki gibi problem çözmeyle ilgili olduğunu ve doğayı metalaştıran zihniyete karşı mücadele edilmesi gerektiğini imledi. Son kitabı Asılı Dağın Kâhini’nde mitolojik bir karakter olan Kassandra’nın hayata dair çözüm yollarını nasıl bulduğunu ifade etti. 

Müjgan Özçay ise, gunisigiYOU.com ile ilgili bilgiler vererek gençlerin ve çocukların bu uygulama sayesinde münazara yapma imkânına kavuştuklarını ifade ederek yaratıcı okuma etkinlikleri aracılığıyla kitapların daha da özümsenebildiğini söyledi. Bir kitabı okutmanın bir şey ancak bir kitabı derinlemesine okumanın çok şey olduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı. 

Yazar Buket Uzuner, öğretmenlerin birer kahraman olduğunu ifade ederek başladığı kapanış konuşmasında, iyi bir öğretmenin güneşe ve arıya benzediğini söyledi. Kendi deneyimlerinden yola çıkarak bir öğretmenin, öğrencisine neler katabileceğini ve onların hayal dünyalarına ne şekilde etki edebileceklerini anlattı. 

Bu seminer bizlere bir kez daha gösterdi ki çocuklar, hayalleri sayesinde özgürler ve bizim göremediğimiz kanatlara sahipler. Bu kanatlar kâh Pegasus’un kâh Tulpar’ın… Nihayetinde devinim içindeki bu dünyanın, özgür çocuklara hiç olmadığı kadar ihtiyacı var. 

Unutulmamalı ki çocukların zihin güçlerine ket vurmak isteyen ejderhalardan korkan yetişkinlerin ve pek ciddi eğitimcilerin değil özgür bireyler yetiştiren ve bu evrene ayak uydurabilen iyi öğretmenlerin ellerinde yükselecek bu dünya. Ursula Le Guin’in de dediği gibi: “Yetişkinler, ejderhalardan korkarlar çünkü aslında onlar özgürlükten korkmaktadırlar.” Özgürlüğe kanat açan çocukların bol bol gülümsedikleri ve heybelerinde rengârenk kitaplar taşıdıkları bir dünya özlemiyle…

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Ömer Ünal

Read Previous

Ataol Behramoğlu’nun Şiirleri Fransızcada

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *